Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Tevessülü kabul eden büyük imamların isim listesi

Tevessülü kabul eden büyük imamların isim listesi

224
0

Burada [1], tevessülü kabul edip delillerini zikreden büyük imam ve hadis hafızlarının isimlerini zikredeceğim

1 İmam hafız ebu Abdullah hakim “müstederk ala’s-sahihayn” adlı kitabında Hz. Adem’in tevessül hadisini zikretmiş ve sahih kabul etmiştir.

2 İmam hafız ebubekir beyhaki “delailü’n-nübüvve” adlı eserinde Hz. Adem’in tevessül hadisini va daha başka rivayetleri de nakletmiştir. Kitabında mevzu rivayette bulunmayacağını da garanti etmiştir.

3 İmam hafız celaleddin süyuti “hasaisü’l-kübra” adlı eserinde Hz. Adem’in tevessül hadisini va daha başka rivayetleri de nakletmiştir.

4 İmam hafız ebu ferec İbn-i cevzi “vefa” adlı eserinde bu hadisi ve başka rivayetleri nakletmiştir.

5 İmam hafız kadı iyaz “şifa fi’t-tarif bihukuki’l-mustafa” adlı eserinde “ziyaret” ve “peygamberin faziletleri” kısımlarında bunun gibi bir çok rivayette bulunmuştur.

6 Molla aliyyü’l-kari diye bilinen İmam hafız şeyh nureddin el-kari “şifa” şerhinde az önce zikredilen ilgili bahislerde bir çok rivayette bulunmuştur.

7 Allame Ahmet şehabeddin hafaci “nesimü’r-riyaz” adıyla “şifa” ya yazdığı şerhte zikredilen ilgili bahislerde bir çok rivayette bulunmuştur.

8 İmam hafız şehabeddin kastallani “mevahibü’l-ledünniye” nin birinci maksat başlıklı kısmında rivayet etmiştir.

9 Allame şeyh Muhammed abdülbaki ez-zerkani “mevahib” şerhinde zikretmiştir (1/44)

10 Şeyhulislam ebu zekerriya Yahya en-nevevi “izah” adlı kitabının altıncı babında zikretmiştir. (s:498)

11 Allame İbn-i hacer heytemi “izah” haşiyesinde zikretmiştir (s:499)

12 Hafız şehabeddin Muhammed bin muhammed el-cevzi ed-dimeşki “iddetü’lhısnu’l-hasin” adlı eserinde “duanın fazileti” başlığı altında tevessül hadislerini zikretmiştir.

13 Allame imam Muhammed bin ali eş-şevkani “tuhfetü’z-zakirin” adlı eserinde (s:161)

14 Allame imam muhaddis ali abdülkafi es-subki “şifau’sikam fi ziyareti hayri’l-enam” adlı kitabında

15 Hafız imadüddin İbn-i kesir tefsirinde “….” (nisa 64) ayetini açıklarken Utbi’nin peygamberimizin kabrine gelip şefaat isteyen bedeviyi anlattığı kıssasını aktarmış ve bir itirazda bulunmamıştır. “el-bidaye ve’n-nihaye” (1/180) adlı eserinde de Hz. Adem’in peygamberimizle tevessül etme kıssasını nakletmiş ve mevzu olarak kabul etmemiştir.

“el-bidaye ve’n-nihaye” (1/91) de efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrine gelip tevessül eden adamın kıssasını nakletmiş ve “isnadı sahih bir rivayettir” demiştir.

Ve yine “el-bidaye ve’n-nihaye” (6/324) de Yemame halkının “ey Muhammed bize yardım et” (ya Muhammeda) demek gibi bir adetleri olduğunu aktarmıştır

16 İmam hafız İbn-i hacer el-askalani “fethu’l-bari” (2/495) de peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrine gelip onunla tevessül eden adamın kıssasını nakletmiş ve senedini sahih kabul etmiştir.

17 Müfessirlerin imamı ebu Abdullah kurtubi “….” (Nisa 64) ayetinin tefsirinde konuyla alakalı rivayetleri nakletmiştir. (5/265)

[1] Müellif burada tevessülü kabul eden alimlerden sadec bir kısmını aktarmıştır. Üstelik alıntı yaptığı kaynakları da açıkça belirterek çok isabetli bir iş yapmıştır.

Zira sadece müellif isimlerini verse idi bu yeterli olmazdı. İnsanların cehalet ve tassup ile yapabilecekleri tenkitlerden bizleri kurtardığı ve insaf ölçülerine riayet ettiği için kendisinden Allah razı olsun.

Bu şekilde delil getirmek, müellif ve onun düşüncesinde olanlar için yerinde bir istidlaldir. Ama muhalifler için bu tarz bir delil getirme söz konusu olamaz. Nasıl olsunki?

Muhalifler tevessül meselesini itikadi bir mesele olarak kabul ediyorlar. Nasıl gidip te Hz. Adem ya da Utbi’nintevessülü ispat, hatta teşvik eden kıssalarını nakletsinlerç şimdi burada sormak lazım.

Tevessül ile alakalı bı rivayetleri yapan bu büyük alimler neden bu rivayetleri yaptıktan sonra böyle bir şey yapmanın caiz olmadığına dair açıklamalarda bulunupta meseleden insanları sakındırmadılar?

Bu ya onların ihmalkârlığıdır –ki böyle bir iddiadan Allaha sığınırım- ya da onların bu meseleyi onayladığı anlamına gelmektedir. İşte müellifte bu ikinci görüşle hükmetmektedir. Bu yaptığı nakillerin hepsi kaynaklarına mevcuttur.

Müellifin tevessül hakkında müstakil bir risalesi de vardır. Bu risalede, muhaliflerinin mevcut hadisler hakkında zayıf ve merduttur iddialırıyla reddettikleri tevessül meselesini kabul edenlerin söylediklerini tafsilatıyla orada anlatmıştır.

Tevessülü kabul edip ona teşvik eden kadı İyaz, suyuti, İbn-i hacer el-askalani, zerkani, hafaci gibi bir çok ulema vardır. Muhaliflerin, bu alimlerin tevessülü kabul etmediklerine dair olan iddiaları asla kabul edilemeyecek bir özrü de olmayan bariz bir hatadır.

Nevevi “izah” adlı kitabında açıkça peygamberimizin kabrini ziyarete ve ondan şefaat dileyip tevessül etmeye teşvik etmektedir.nerede kaldı bundan menetmek. Bunu söyleyerek muhalifler çok çirkin bir yalan söylemişlerdir.

Hafaci ise “nesimü’r-riyaz” (c:3 s:398) de hadisi sahih kabul edip açıkça tevessülü müdafa etmiştir.

Kastallani “mevahib” adlı eserinin “darü’l-kütüb” kitabevi baskısı (c:2 s:392) de özel bir bahis açmış ve bütün kuvvetiyle tevessüle teşvik etmektedir.

Burada bütün her şeyi aktaramayız. Biz sadece bizim kabul edip çağırdığımız muhaliflerin ise batıl kabul ettiği tevessül meselesinde hakikati açıklayıcı bazı misaller vermek istedik.

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin