Ana Sayfa İktibaslar Selefi olduklarını iddia edenlerin Allah ‘ın kelamı için ses ve harfdir demeleri

Selefi olduklarını iddia edenlerin Allah ‘ın kelamı için ses ve harfdir demeleri

211
0

Muhammed b. Mani, Makâlât üzerine yazdığı ta’likler meyanında (184) şöyle der :

Kur’an Kelamuhlahtır. Cebrail onu ALlah’ tan, Nebi Cebrail’ den , Sahabe de Nebi ‘den işitmiştir. Dolayısıyla Kur’an mahluk değildir. Delil , ALlah Teala’ nın (harf, kelime ve cümleleri) ard arda konuştuğunu göstermektedir. Allah , ezelden beri dilediği zaman konuşandır. Bu itibarla onun kelamı nev ‘ olarak kadim , fertleri itibariyle hâdistir. Eğer (muhalifler) , “Bundan , havâdisin Allahu Teala ‘nın zatıyla kaim olduğu neticesi çıkar ” derlerse cevap olarak , ” Ehl-i Hak’ tan buna muhalif görüş beyan eden kimdir ? ” deriz. Havâdisin Allah Teala’ nın zatıyla kaim olmasını anlamı , ALlah Teala ‘nın havâdise kadir olmasıdır.

Bu ifadeler hakkında söylenmesi gereken maddeler halinde şöyle ifade edebiliriz.

Bir yandan “selefi” olduğunu söyleyip , öbür yandan Selef’ ten hiç kimsenin ağzına almadığı şeyler telaffuz eden -ki bunlardan biri, Allah Teala ‘nın bir takım sıfat ve fiillerinin ve elbette bu cümleden olarak “kelam sıfatının” ‘ nev’ olarak kadim, fertleri itibariyle hâdis olduğunun ileri sürülmesidir- İbn Mâni ve benzerlerinin , ALlah Tealan’ nın “kelam” sıfatını mahlukatın kelamına benzetmesi , cehalet ürünü büyük bir cürümdür.

Şurası açıktır ki , “kelam” sıfatı Allah Teala ‘ nın – tıpkı “ilim”, “semi” “basar”, gibi – subuti sıfatlarındandır. Allah Teala’ nın hayatı , ilmi, işitmesi, görmesi nasıl yaratılmışlarınkinden farklıysa , kelamı da aynı şekilde farklıdır. İnsanlar konuşurken ağır, dil, çene … gibi organlar aracılığıyla ve harf , kelime ve seslerle konuşur. Allah Teala bundan yüce ve münezzehdir.

İmam Ebu Hanife şöyle der :

” Allah Teala’nın sıfatlarının tamamı ezelde mahluklarının sıfatlarından farklıdır.O bilir , fakat onun bilmesi bizim bilmemiz gibi değildir; O güç yetirir, fakat güç yetirmesi bizim kudretimiz gibi değildir. ; O görür fakat görmesi bizim görmemiz gibi değildir ; işitir , işitmesi bizimki gibi değildir; konuşur , konuşması bizimki gibi değildir. Biz mahreç ve harflerden oluşan aletler (organ ve vasıtalar) ile konuşuruz. Allah Teala ise , aletler ve harfler söz konusu olmaksızın konuşur. Harfler mahluktur, Allah Teala’ nın kelamı ise gayri mahluktur. ” (Bkz.el-Fıkhu’l Ekber , (Ali el-kari şerhiyle brilikte), 107 vd.)

Cebrail (a.s) ‘ın Kur’ân’ı Allah Teala’dan işittiği iddiasının Mücessime tarafından dile getirdiği ve İbn Teymiyye tarafından savunulduğu malumdur. Aşağıda gelecek olan 15 numaralı dipnotta İbn Teymiyye’ninkonu hakkında söyledikleri üzerinde duracağız.

Muhakkak biz onu Arapça bir Kur’an kıldık. Umulur ki akıl erdirirsiniz.Ve şüphe yok ki o, katımızda bulunan Ana Kitap (Levh-i Mahfuz) da (sabit) çok yüce , çok hikmetli bir kitaptır.” (43 / ez-Zuhruf , 3-4);

Hayır! o (yalanladıkları) şanı yüce bir Kur’an’ dır. Korunmuş bir levha (Levh-i Mahfuz) dadır. “( 85/el-Buruc ,21-2)

Şüphesiz o , korunmuş bir kitap (Levh-i Mahfuz) da bulunan çok şerefli bir Kur’an’dır. “( 56/el-Vakıa 77-8) gibi ayetler ve “ALlah vardı O ‘ndan başka hiçbir şey yoktu , O’ nun arşı su üzerindeydi. Herşeyi Zikr’e yazdı.” … ” ( el-Buhari Bed’u’l-Halk ,1) hadisi Kur’an ‘ın Levh-i Mahfuz’da yazılı bulunduğunu açık bir şekilde göstermektedir.

2/el-Bakara , 185; 44/ed-Duhan, 3; 97/el-Kadr , 1 … gibi ayetler Kur’an ‘ın belli bir zaman diliminde ( Ramazan ayında ve bu ay içinde bulunan kadir gecesinde) indirildiğni açık bir şekilde ifade etmektedir.

İbn Abbâs (r.a) bu ayetlerin tefsiri sadedinde Kur’an ‘ın bir kerede ve toptan Levh-i Mahfûzdan dünya semasına indirildiğini , daha onra “Sefere-i Kiram” olarak anılan melekler vasıtasıyla Cebrâil (a.s) ‘a , onun tarafından da parça parça Efendimiz (s.a.v) ‘e indirildiğini açık bir şekilde ifade etmiştir.

Konu hakkında Tabiun müfessirlerinden gelen rivayetler de bu anlamı desteklemektedir. ( Bu rivayetlerin topluca zikri için bkz. et-taberi , Cami’ul -Beyan (2/el-Bakara ,185.ayetinin tefsiri) ,III vd.; İbn Kesir , Tefsiru’l -Kur’ani’l Azim (56-el-Vakıa, 75.ayetinin tefsiri),XIII,389; el-Kurtubi,el-Câmi’li Ahkami’l Kuran (56/el-Vakıa,75.Ayetinin tefsiri) ,XX,219)

Selef’ten ,Cebrail (a.s) ‘ın Kur’an ‘ı doğrudan Allah Teala’ dan “işiterek” aldığını söyleyen tek bir isim dahi mevcut değildir. Böyleyken İbn teymiyye ile seleflerinin ve haleflerinin bu iddiayı Selef’ e atfetmesi iftiradan öte bir anlam ifade etmemektedir.

Havâdisin Allah Teala’nın zatıyla kaim olmasının , ALlah Teala’nın ona kadir olması manasına geldiğini söylemek cehalet değilse mugalatadır. Zira bir şeyin kaim olması , “var olması” demektir. Allah Teala’nın ona “kadir olması” ile onu “var etmesi” elbette birbirinden farklıdır.

İbn Mani ‘nin “muhalifler” ‘in itirazına cevab diye zikrettiği husus cevab değil “mugalata” ‘dır. Zira “muhalifler” Allah Teala’nın havâdise kadir olmasına değil “Mücessime ‘nin “havâdisin ALlah Teala’ ya hululü iddiasına ” itiraz etmektedir.

Allah Teala ‘nın kelamının , O ‘ndan , sesle ve ard arda gelen harf ve kelimelerle sadır olduğunu gösteren sarih ve sahih bir delil olmadığı gibi, bu iddianın , ileri süreninin vehminden başka hiçbir temeli de yoktur.

Aksi doğrultudaki iddialar , Kur’an ve Sünnet’te geçen “dedi, seslendi, konuştu..” (kavl , nidâ, teklim .. ) gibi ifadelere dayandırılmakta, tabir yerindeyse “Allah Teala bir şey dediyse harf ve sesle konuşarak demiştir; nida edecekse harf ve sesle nida eder …” gibi bir mantık yürütülmektedir. Oysa o ifadelerin , kelamın Allah Teala’dan harf ve sesle sudurunu gerektirmeyeceği bedihîdir.

İbn Mâni ‘nin dile getirdiği , “kelam-ı ilahinin nev’ olarak kadim , fertleri itibariyle hâdis olduğu ” iddiası İbn teymiyye ‘ye aittir. İbn Teymiyye , eklektik bir tavırla kimi felsefecilerden aldığı ve Selef ‘ ten hiç kimseden sadır olmayan bu iddiayı ALlah Teala’ nın fiilleri hakkında da ileri sürmektedir. İmam el-Kevseri ilerleyen satırlarda bu iddiayı ele alacaktır. (Çev.)

Kaynak :

Makâlâtu’l Kevseri 1.cilt

Çeviri – Ebubekir Sifil Hocaefendi , 1.Baskı Temmuz 2014

Kelamullahın harf ve ses ile sudurunu savunma bidatı – başlıklı makale 176.sayfa 4.dipnot

Not : Bu dipnot Ebubekir Sifil Hocefendinin izni ile yayınlamıştır. @EbubekirSifil

eseri edinmek için tıklayınız 

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin