Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in kabri ile teberrük hakkında İmam-ı Zehebî...

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in kabri ile teberrük hakkında İmam-ı Zehebî (Rahimehullah) in görüşleri

165
0

Hafızü’-l İslâm ve İmamu Eimmeti’-l İslâm Şemsüddin Muhammed ibni Ahmed Ez Zehebî (Rahimehullah) şöyle buyurmuştur:

İbni Ömer (Radıyallahu Anhuma) nın, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in kabrine el sürmeyi mekruh saydığı rivayet edilmekteyse de, İbni Ömer (Radıyallahu Anhuma) bunu saygısızlık olarak kabul ettiğinden kerih görmüştür.

Yoksa Ahmed ibni Hanbel (Radıyallahu Anh) a “Kabr-i Nebeviye dokunmak ve öpmek” hakkında sorulduğunda bunda bir beis görmemiştir.

Nitekim oğlu Abdullah ibni Ahmed onun bu görüşünü rivayet etmiştir.

Eğer burada: “Sahabe böyle neden yapmamıştır?” denilecek olursa buna şöyle cevap verilir:

“Çünkü Sahabe hazaratı Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) i diri olarak görmüşler, elini öpmüşler, abdest suyunu kapışmak için az kalsın birbirini öldürmüşler ve hacc-ı ekber günü şa’r-ı mutahher’ini (tertemiz saçlarını) bölüşmüşlerdir.

Biz ise böyle büyük bir nasibe nail olamadığımızdan hürmet ve saygı ile onun kabrinin üzerine atılmaktayız. Sabit-i Bennanî (Radıyallahu Anh) in nasıl yaptığını görmez misiniz? O: “Bu el Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in eline değmiştir” diyerek Enes ibni Malik (Radıyallahu Anh) m elini öper yüzüne sürerdi.

İşte bütün bunlar bir müslümanın Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e karşı fart-ı muhabbet (aşırı sevgis) inden kaynaklanmaktadır. Zira mümin kişi Allahı ve Resulünü, canını malını, oğlunu kızını, bütün insanları hatta cenneti ve hurilerini sevmesinden daha fazla sevmekle memurdur.

Hatta müminlerden öyleleri vardır ki Ebu Bekir ve Ömer (Radıyallahu Anhuma) yi canlarından daha fazla severler.

Nitekim Cendar (Rahimehullah) Ebu Bekir Sıddık (Radıyallahu Anh) a söven bir adamı işittiğinde kılıcını çekip onun boynunu vurmuştur. Halbuki o, o kişinin kendisine veya babasına sövdüğünü işitseydi elbette onun kanını mubah saymazdı.

Sahabe-i kiramın Resulullah (Salllallahu Aleyhi ve Sellem) e olan aşırı sevgilerinden dolayı “Sana secde edemez miyiz?” dediklerini görmez misiniz?

Eğer o onlara izin verseydi elbette ona ibadet niyetiyle değil iclâl ve tev-kir (hürmet ve tazim) gayesiyle secde ederlerdi.

Nitekim Yusuf (Aleyhisselâm) ın kardeşlerinin Yusuf (Aleyhisselâm) a bu şekilde secde ettikleri Yusuf Suresinde zikredilmektedir.

Bundan dolayı tazim gayesiyle Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in kabrine secde eden bir müslüman asla tekfir edilemez, bilakis ona bunun yasaklığı anlatılmalıdır.

Kabr-i şerife doğru namaz kılmanın hükmü de böylecedir.

(Zehebî, Mu ‘cemü ‘ş-Şüyûh, 1/73-74)

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin