Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Râbıta’yı Reddeden Âlim Var mıdır?

Râbıta’yı Reddeden Âlim Var mıdır?

287
0

Râbıta’yı Reddeden Âlim Var mıdır?

——————————————-

Diğer İslâmî ilimlerde îcâd edilen ve kullanılmakta olan fıkıh, tefsîr, akâid, hadîs ilimlerinde bulunan ıstılâhlarda/terimlerde olduğu gibi, Râbıta Sahâbe rıdvanullâhi teâlâ aleyhim, Tabiîn, Tebe-i tabiîn ve sonraki devirlerde ma’nâ olarak bilinip amel edilen bir amel olmakla beraber ıstılah olarak sonrada ortaya çıkmıştır. Hicri dördüncü ve müteakip asırlarda ıstılah olarak da kullanılmıştır. Müçtehidlerin, müfessirlerin, muhaddislerin bol olduğu zamanlarda meşhur olmasına rağmen, hiçbir müçtehid ve hiçbir âlim ona karşı çıkmamıştır. İleride de ayrıca zikredileceği üzere, bir çok âlim tarafından tasvib edilmiştir. Hattâ, üzerinde gayrı meşrû’ olmadığı husûsunda Sükûtî İcmâ’ vaki olmuştur. Meşrû’luğunu bir çok âlim te’yîd etmiştir. Aleyhinde hiçbir âlimden hiçbir söz nakledilemez.

Yalnız bundan yüz on küsur yıl önce ölmüş Sıddîk Hasan Han, et-Tâcü’l-Mükellel isimli tarihinde, Râbıta’nın kötü bir bid’at olduğunu, bunun dince yasaklanmış olduğunun, Şâh Veliyullah Dihlevî tarafından el-Kavlü’l-Cemîl isimli eserinde açıkça ifâde edildiğini, Allâme Muhammed İsmail ed-Dihlevî’nin es-Sıratu’l-Müstekîm isimli eserinde Râbıta’nın şirkten gizli olmayacak bir noktada olduğunu, ifâde ettiğini söylüyor.[38]

Sıddîk Hasan Han, zamanının hadîs âlimlerinden olmasına, İmâm Rebbânî ve velîler hakkında son derece hüsn-i zannı ve medihleri bulunmasına rağmen, bir çok şaz ve sapık düşünceleri de olan, Hindistân’ı işğâl eden İngilizlere karşı cihad edilmesinin harâm olduğuna dâir fetvâ verecek kadar ilim, ihlâs ve Allah korkusu sâhibi(!) biriydi.[39] Muâsırı olan büyük muhaddis ve fakîh Allâme Abdü’l-Hayy el-Leknevî Tezkiretü’r-Râşid isimli eseriyle O ve O’nun gibilerin sapıklıklarını sergilemiş, ağızlarına taş tıkamıştı. O’nun ve allâme dediği, ama büyük ölçüde O’nun gibi biri olan Muhammed İsmail ed-Dihlevî’nin şu husûsda sarfettikleri sözler, bunca büyük ulemânın hükümleri yanında çöpe fırlatılma kıymetinde bile değildir.

Şâh Veliyullah ed-Dıhlevî’den yaptığı nakle gelince…. O, Râbıta’yı savunanlardandır; ismi geçen el-Kavlü’l-Cemîl isimli eserinde bunu açıkça belirtir.[40] Bu gibi iftirâlar câhillere çok değildir de, kendini ilme nisbet eden, değirmen sıçanı misâli unu olmasa da uçuşan un zerrecikleriyle sırtı kısmen unlanmış ve beyazlaşmış kimselerin biraz olsun temkinli olmalarını gene de gönül istiyor, işte… Zamâne câhillerinin zırvaları ise, -bağışlayınız- kendileriyle taharet alınmaya bile lâyık değildirler; temizlenecek yerleri daha da batırırlar.

Dünden günümüze kadar sayılamayacak kadar âlim, fâzıl ve sâlih zâtların beyân ve amelleri varken, şu câhiller ve sapıklar gürûhunun şeytânî vesveselerine aldananlara veyl olsun…

Kaynak : Rabıta Taraftarları, İnkarcıları , İnkarcıların Şüpheleri ve Cevabları

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin