Ana Sayfa İktibaslar Râbıta, ibâdete vesîle olması yanıyla ibâdetir

Râbıta, ibâdete vesîle olması yanıyla ibâdetir

103
0

İddiâ: “Râbıta ya ibâdettir veya değildir. Değilse, ondan ecir beklemek en azından boşuna olur. İbâdet ise, neden Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem ve Ashâbı zamanında yok idi de sonradan îcâd edildi. Öyleyse, dînde olmayan bir ibâdeti uydurmak, teşrî’ olmakla küfür veya haram olmaz mı”?

Cevâb: Böyle bir süâl ya câhillikten veya anlayış kıtlığından yahud da hâinlikten doğar. Zîrâ,

Bir: Râbıtanın bizzât maksûd olan bir ibâdet olduğunu, yolunu bilen hiçbir sûfî iddiâ etmemiştir. Câhil ve sapıkların söz veya fiilleri hakk üzere olanların hakk olan davranışlarını ibtâl etseydi, yetmiş iki sapık fırkanın i’tikâdî yanlışlıkları yetmiş üçüncü hakk fırkanın hakk üzere olan inanç ve amellerini ibtâl ederdi. Akıl ve ilim sâhiblerince öyle olmadığına göre, bu husûsta da yanlış yoldakilerin bâtıl iddiâları doğru yoldakilerin hakk da’vâlarını ibtâl edemez. Hâsılı ilim üzere olan muhakkik sûfîlere göre Râbıta, ibâdete vesîle olması yanıyla ibâdettir. Yukarıdaki hadîslerden ve âlimlerimizin onlar istikâmetindeki îzâhlarından da anlaşıldığı gibi aslında ibâdet olmayan mübâhlar iyi maksad ve niyetlerle ibâdet olur. Nitekim önceki makâlemizde de geçtiği gibi İmâm Birgivî, Hamevî ve Akkirmânî öyle dediler.[76] Hâfız Aynî, şeyhi Hâfız Irâkî’den, maksadlara göre bazı mübâhların güzel olacağını kabûllenerek nakletmiştir.[77]

İki: Şöyle bir iddiâ sâhibi ibâdetin ne demek olduğunu da bilmiyor demektir. Çünki, Allah celle celâlühû’nün emri ve rızâsı istıkametinde yapılacak her iş tarlada çalışmak, hanımıyla cinsî ilişkide bulunmak[78] bile olsa geniş ma’nâda ibâdettir. İbâdetlerin namaz, ve oruç gibi bir kısmı vardır ki, ma’nâsı ve muhtevâsı yanında zamânı ve şekli de ta’yin ve tesbît edilmiştir. Çalışmak, bir kısım zikirler ve insanlara hüsn-i muâmele gibi bazılarının şekli, zamanı ve teferruatı her yönüyle gösterilmemiştir. Bir kısım ibâdetler de vardır ki, bunların zamanı, şekli ve sûreti kısmen belli edildiği gibi kısmen de belli edilmemiştir düâ etmek, yalvarıp yakarmak gibi. Zamânı, şekli ve sûreti kesin bildirilen ibâdetlerde eksiltme artırma ve değiştirme biçiminde hiçbir tasarrufta bulunulamaz. Vakti, sayısı, şekli ve teferruatı tamamen veya kısmen bildirilmeyen ibâdetlerde nassların umûmu ve mübâhlar dâiresinde tasarruflarda bulunulabilir. Çalışma şekli ve vâsıtaları gibi… Düşmana karşı, ok yerine diğer geliştirilmiş silahlarla harbetmek gibi…

Allah’ın yemîn ettiği muharebe atları ile develer yerine tank, tayyare ve daha da geliştirilecek diğer vâsıtalarla harbetmek gibi… Kaldı ki, Râbıta’da tam ma’nâsıyla böyle bir tasarruf da yoktur.

Üç: Kadı İyâd’ın Şifâ’sında[79] Abede bint-i Hâlid b. Me’dân(veya Safvân)dan yaptığı bir rivâyet var: Hâlid her yatağa yatmağa gittiğinde Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem ile Muhâcir ve Ensâr’dan olan Ashâb’ına olan şiddetli sevgisi sebebiyle isimlerini zikreder/anar ve şöyle derdi; ‘Onlar benim köküm ve dalımdırlar. Gönlüm başkalarına değil onlara meyleder (çarpar). Şevkim onlara uzandı. Bu yüzden, ey Allahım!.. canımı acele al.’ (Böyle diye diye) nihâyet uyurdu.

Burada anlatılan, Râbıta etmekten ve silsile okumaktan başka bir şeyi göstermiyor.

Dipnotlar.:

[77] Geride Umde(9/241)den geçti: Aynı yer.

[78] Müslim, zekât: 52, Ebû Dâvud, Tetavvu’.12, Edeb:160, Ahmed İbn-i Hanbel: 5/167,168

[79] Aliyyü’l-Kârî, Şerh-i Şifâ: 2/38-39

İktibas: Rabıta Taraftarları, İnkarcıları , İnkarcıların Şüpheleri ve Cevabları

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin