Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Peygamberimiz Cennetten Yer Verebilir mi ?

Peygamberimiz Cennetten Yer Verebilir mi ?

197
0

Ulema, peygamber efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in hasletlerini sıralarken, onun cennetten yer verebilme yetkisinden bahsetmektedir. Bu hususiyeti Zerkânî, “Mevâhibü’l-Ledünniye” şerhinde, Suyûtî ve Kastallani de kendi eserlerinde zikretmişlerdir.

Cennetten bir yere sahip olmanın, sadece Allah’ın izin verdiği tevhid ehli için söz konusu olabileceğini herkes iyi bilmektedir. Böyle olmasına rağmen, Allah’ın Peygamberimize vahyederek kimin cennete gireceğini bildirmesi, ya da onu böyle bir görevle görevlendirmesi ile cennetten yer verebilmesi pek tabi mümkündür. Zaten Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :

“Ben sadece taksim ederim gerçekte veren Allah’tır” diyerek buna işaret etmişlerdir.

Cennet annelerin ayaklan altındadır demek caiz olduktan sonra, neden cennet Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in emrine bağlı, ya da onun ayakları altındadır demek caiz olmasın? Cennetin annelerin ayaklan altında olduğunu bildiren rivayetteki anlam, basit bir talebenin bile anlayabileceği üzere mecazîdir. Cennetin, ancak ebeveyne bilhassa anneye hizmet ve onları razı etmekle kazanılacağını anlatmaktadır. Ebeveyne gösterilecek sevgi ve saygıdaki ölçü dahi onların Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’ne olan itaat ve muhabbetleriyle belirlenir.

Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in bu özelliğine delalet eden birçok rivayet bulunmakla beraber biz en önemlilerini burada zikredeceğiz.

Akabe biati, Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in cennetten yer tahsis etme özelliğini gösteren örnek bir hadisedir. Ubade bin Samit (Radiyallahü Anh)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Ben ilk Akabe biatinde bulunanlardan biriydim. Orada, Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarımızı öldürmemek, hiç kimseye iftira atmamak ve maruf olan hiçbir şeyde ona asi olmamak üzere biat ettik. Bunun üzerine O (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de şöyle buyurdu:

“Eğer sözünüzde durursanız cennet sizindir. Eğer bunlardan birisini yapmazsanız işiniz Allah’a kalır; dilerse sizi bağışlar dilerse azap eder.”

İbni Kesir bu rivayeti “Ensar arasında İslam’ın başlaması” başlığı altında zikretmektedir.

“Sahihi Müslim”de gelen bir rivayette, bu biatin karşılığında cennetin vaat edildiği açıkça belirtilmektedir.

Ubade bin Samit anlatır: “Ben Akabe’de Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e biat edenlerin liderlerinden biriydim. Ona, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, İzin verilen yerler dışında Allah’ın haram kıldığı bir canı asla almamak, gasp etmemek ve asi olmamak üzere biat ettik. Bunları yaparsak karşılığında cennet şart koşulmuştu.”

Diğer bir rivayette de

“Kim sözünde durursa onun için cennet vardır” buyrulmuştur.

Katade (Radiyallahü Anh)’dan gelen rivayette Katade, Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e “Ya Rasulullah! Eğer sözümüzde durursak bizim için ne var?” diye sormuş Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) de: “Cennet” diye cevap vermiştir.

İbni Mesud’dan rivayetle Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Eğer bunları yaparsanız sizin için cennet Allah’ın da benim de üzerime bir borç olur. “

Akabe bin Anır el-Ensârî (Radiyallahü Anh)’dan naklen Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Eğer bunları yaparsanız sizin için cennet Allah’ın ve benim üzerime bir borç olur. “

Ebû Hureyre (Radiyallahü Anh) şöyle demiştir: “Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) çarıklarım bana vermiş ve şöyle buyurmuştu:

“Git ve şu duvarın arkasında karşılaştıklarından ’La ilahe illallah’ diyen herkesi cennetle müjdele. “

İbni Abbas (Radiyallahü Anh)’dm naklen Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Peygamberlerin oturmaları için nurdan minberler konulur. Beni cennete koyar ve ümmetim benden sonra dışarıda kalır diye, minberime oturmadan rabbimin önünde ayakta bekleyecek ve “ya rabbi ümmetim ümmetim” diyeceğim. Allah: “ey Muhammed! Ümmetine ne yapmamı istersin?” diye sorunca, ben: “, hesaplarını çabuk gör Allah’ım” diyeceğim. Bunun üzerine rabbim, ümmetimi çağıracak ve hesaplarını görecek. Kimisi Allah’ın rahmetiyle kimisi de benim şefaatimle cennet girecek. Ümmetimden cehenneme atılanların oradan çıkmaları için rabbim bana bir belge verinceye kadar şefaat etmeye devam edeceğim. Cehennem bekçisi Malik: “Ey Muhammed! Ümmetin hakkında, rabbinde gazap ve ceza isteği bırakmadın” diyene kadar şefaate devam edeceğim.’

Cabir (Radiyallahü Anh)’dan gelen bir rivayette o şöyle demiştir: “Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e, ne üzerine sana biat ediyoruz” diye sorunca o:

“Yapmaya gönüllü ya da gönülsüz olduğunuz her hususta işitmek ve itaat etmek, zor zamanda infak etmek ve emri bi’l-ma’rûf nehyi ani’l-münker yapmak üzerine. Bunları yaptığınız takdirde sizin için cennet var.”

Hafız İbni Hacer diyor ki: “Bu hadisin Cabir’den gelen başka bir tariki de var. Cabir şöyle demiştir: “Abbas, Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in elini tutmuştu. Biatimiz bitince Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) : “Aldım ve verdim” buyurdular.”

Yani “Biati aldım, cenneti verdim” demektir.

Başka bir rivayette bundan daha mübalağalı bir ifade kullanılmıştır. Cabir demiştir ki: “Nebi (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) onlara: “Bana işitmek ve itaat etmek üzere biat edin” buyurmuş ve sözlerini “Böyle yaparsanız sizin için cennet vardır” ifadeleriyle bitirmiştir.

Cabir diyor ki: “Allah’a yemin olsun ki biz ebediyen o biatın gereklerini terk etmedik. Biz biat ettik o da biatimizi alarak bize şart koştu. Karşılığında da bize cenneti verdi.”

Ebû Hureyre (Radiyallahü Anh) demiştir ki: “Osman, gerçek bir alış verişle iki defa Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’den cenneti satın almıştır.’Rumen’ kuyusunu kazdığında, bir de zor bir orduyu silahlandırdığında.”

Aklı olan herkes bilmektedir ki, ister melek ister peygamber olsun, derecesi ne olursa olsun hiç kimse cennet üzerinde bir tasarruf hakkına sahip değildir. Cennet sadece Allah (Celle Celalühü)’ın kontrolündedir. Buna rağmen Allah, peygamberlerini diğer insanlardan ayrı gördüğü için onlara cennetten yer verme hakkı verebilir. Peygamberlerin Allah katındaki yüce makam ve değerlerinden dolayı, önceliği olduğu kesindir. Allah’ın, peygamberlerin azametini insanlara göstermek için, onlara böyle bir tasarruf yetkisini bir ikram ve lütuf olarak vermesinde hiçbir engel yoktur.

Bu sebeptendir ki Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in hasletleri anlatılırken onun cennetten yer verdiği, cenneti elinde bulundurduğu cenneti sattığı ya da cennetle müjdelediğine dair rivayetlerle karşılaşabilmekteyiz. Yoksa bu meselelere dair bilgisi olmayan cahillerin dahi bildiği üzere cennette sadece Allah (Celle Celalühü) söz hakkına sahiptir.

Allah’ım! Gözlerimizi nurlandır ve kalplerimizin duymasını sağla. Hakkı hak olarak göstererek ona tabi olmayı bizlere lütfet.

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin