Ana Sayfa İktibaslar Peygambere Mirasçı Olanlara da Vahiy Gelir

Peygambere Mirasçı Olanlara da Vahiy [ İlham] Gelir

167
0

evvelden işaret ettiğimiz gibi vahyin bir çok meretebeleri vardır.hatda bal arısına bile vahiy gelmiştir.peygamberlere gelen vahiy en üstündür.risalet hitam bulduğu için , o vahiyle artık kimse şereflenmez.

ancak onların vahiylerinin birinci mertebesine mirasçı olanlara da , keşif gerçek rüya ve hissi hayalden yahud da meleğin sesi tarafından kalblerine bir şey atılır..bu atılanada mecazen vahiy denilmiştir.

mesela takva salih bir insanın rüyası nebisinin rüya kısmından olan vahyinin kırk cüz’ünden bir cüz’ü dür .buna mübeşşerat da denir.

nitekim buharinin de tahric etmiş olduğu ebi hureyye’den gelen bir rivayetde resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur.

”nübüvvetden , mübeşşerattan başka bir şey kalmadı.

nedir mübeşşerat ? dediler

‘salih rüyadır .müslüman onu görür ,yahud kendisine görülür” buyurdu.

müttefikun aleyh olan bir hadiste de

”salih ( doğru ve yararlı olan ) rüya nübüvvetin kırkaltı cüz’ünden bir cüzdür” buyurmuştur.

bu rüyanın bir çok çeşitleri vardır.her bir salih ve takva insan kendi makamına göre görür.bu görmek uykuda olursa rüya , uyanıklıkta gaybden gelen seslen olursa keşif , his denilir ki , evliyaya vuku bulur.buna da hatîf da denir.nitekim uzaktan ses bildiren cihazada hatîf denilir.

1 – hatîf’ın en az derecesi bir mürşidin sesinin müride ulaşmasıdır.bundan uzaklık ve yakınlık söz konusu değil.ikisinin arasından sevgi – samimiyet kabloları intizam bulduğu andan itibaren bu hal olur.

2 – görülmeksizin melek tarafından , kamil müminin duygularına gaybi seslerin gelmesidir.bazan da bu ses salih cinler tarafından ve yahud da hazreti hızırdan iyilerim dimağına akıtılır.nitekim dilimizde içime doğdu demekle ifade ediyorlar.bu doğuşun mükemmel mertebesine ilham denir.

kamil insanlara uykuyla uyanılık arasında yahud tamamen uyanıklıkta vuku bulan ilham beş kısımdır.

a ) gaybi seslerin ilham alanların hayalinde hissedilmesidir.ashab-ı kiramda bu hayâli his çok kuvvetli idi.hatta peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in nerde olduğunu sormaksızın sadece burunlarını çekerek kokusuyla yerini bulurlardı.hazreti ömer radıyallahu anh gibi zevatta bu daha kuvvetliydi.bu hikmete mebni, imam ahmet ,tirmizi , ibni habban , heysemu, ibnu adi ve begavi tahric ettikleri , ibnu ömer radıyyallahu anh ‘ dan gelen bir rivayette resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur..

”gerçekte Allah teala ömer’in kalbi ve lisanı üzere hak ve gerçeği tayin etmiştir.”

bu hadisi şerifden anlaşılacağı üzere hazreti ömer’in hissi hayaline gelen , şer’i şerife çok muvafık olmuştur.ister bu gelen peygamberin kalbinden onun kalbine ve ister ilham meleklerinden gelmiş olsun.

b ) imam şa’rani’nin dediği gibi , meşayıhtan kadib-ul bân adlı zata kitabet suretinde de , hissiz ve hayalsiz kağıt üzerinde yazı gelirdi.

bazen kağıtlara sığmayacak kadar ilhamlar Allah dostlarından kalblerine melek tarafından ilka edilir.

imam gazali diyor ki.; maddi hiçbir imkan ve bilgi olmaksızın sebebsiz kalbe gelen şeriata muvafık ise ilhamdır, melek tarafından gelmiştir.muhalif ise vesvesedir, şeytan ve ya cin tarafından gelmiştir.

işte bu ikisini birbirinden tefrik etmeyenler peygamberlere gelen vahyi sara’ya nisbet ettiler.

imam şa’rani , el envar ‘ul kudsiyye adlı eserinden diyor ki;

bazan gaybi bilgiler kahinlere ve fasıklara da gelir.evliya önce temessul etmiş melek ve ruhları görür ; bir şey almaksızın.bazan onlardan ilham alır onları görmeksizin.nebiler öyle değil ; aynı anda hem meleği görür hem ondan alır.

demek ki evliya ve enbiya arasında çok büyük mesafeler vardır.binaenaleyh evliyanın gaybdan aldığı bilgilerde teşri yoktur.

Devam Edeceğiz…

Kaynak : ismail çetin hocaefendi – ehli sünnet nazarı itikadın ölçüsüdür – sahife 374-375-376

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin