Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Ölüler Ile Dirilerin Ruhlari Rüyada Görüsür

Ölüler Ile Dirilerin Ruhlari Rüyada Görüsür

78
0

Bu konuda Selmân-i Fârisi vö Abdullah bin Selam’m sözleri daha önce geçti. Bu meselenin delilleri sayilmayacak kadar çoktur. Gerçek olan olaylar bunun en dogru delilidir. Dirilerin ruhlari birbiriyle görüstügü gibi, ölüler ile dirilerin ruhlari da birbiriyle görüsür.

Cenâb-i Hakk söyle buyuruyor:

«Allah Ölümde canlari alir. Ölmeyip rüyasinda olan canlan da alir. Ölümle ona hükmettigini tutar, digerini belli bir zamana kadar birakir»[1]

Baki bin Muhalled ve ibn-i Mende, «Ruh» kitabinda ve Taberâni «Evsat»da Said bin Cübeyr tarikiyle ibn-i Abbâs (Radiyallahû anh)’-dan su âyet hakkinda söyle dedigini etmislerdir.

Bana ulasti ki, diriler ile ölülerin ruhlari rüyada görüsür. Birbirinden durumlarini ögrenirler, Allah Ölülerin ruhlarini tutar, digerlerin belli bir zamana kadar cesedlerine geri gönderir.
îbn-i Ebi Hâtem, Süddi’den, yukardaki âyet-i kerime hakkinda söyle dedigini rivayet etmistir.

«Allah uykuda ruhlari alir. Dirinin ruhu ile ölünün ruhu görüsür. Tanisip sohbet ederler. Dirinin ruhu dünyadaki cesedine gönderilir, belli bir zaman orda kalir. Ölünün ruhu da cesedine dönmek Ister. Fakat tutuklanir.»,

Cüveybir yukardaki âyet hakkinda ibn-i Abbâs (Radiyallahû anh) ‘dan rivayet ettigine göre söyle demistir:

Dogu ile bati arasi kadar bir ip, yer ile gök arasinda uzanmis ölülerin ruhlari ile dirilerin ruhlari o ipe gelir. Ölü ile diri orada görüsür. Rizkini tamamlamak üzere cesedine dönmek için diriye izin verildigi zaman ölü yakalanir.

Firdevs [2] kitabinda Ebû Derda Radiyallahû ahh,in hadi-sinde söyle denilmistir;

Insanin ruhu cesedinden çiktiginda bir ay evinin etrafinda, bir sene de kabrinin etrafinda çevrilir. Sonra ruhlarin üzerinde görüstügü o îpe yükselir

îbn-i Kayyim dedi ki, ruhlarin görüstügüne bir delil sudur:

Diri, ölüyü rüyasinda görür. Ondan gaybî haberler alir ve o haberler aynen çikar.

Ben de derim ki, ibn-i Sirîn’den senediyle söyle rivayet edilmistir:

Ölünün rüyada sana haber verdigi haktir. Çünkü o hak bir âlemdedir.

îbn-i Ebi Dünya ve ibn el-Cevzi, «Uyun el-Hikayât» kitabinda senediyle Sehr bin Havsep’den rivayet ettiklerine göre:

Sa’d bin Cüsâme ve Avf bin Mâlik âhiret kardesi olmustular. Sa’b Avf’a dedi ki:

Kardesim hangimiz daha önce ölürse öbürüne görünsün. Avf:

— Bu da mi olur? dedi.

Sa’b: — Evet, dedi.

Sonra Sa’b öldü. Avf onu rüyasinda gördü.

— Sana ne yapildi, dedi.

— Sikintidan sonra magfiret edildim, dedi.

— Nedir o sikinti dedi. Sa’b:

— Bu, filan yahudiden borç aldigim on dinardir, onlari ok egerine birakmistim. Git onlari ona ver ve bil ki, ailemin basma ne gelmisse haberim vardir. Hattâ, bir kaç gün önce ölen kedimin de haberi bana geldi ve bil ki, falan kizim alti gün sonra ölecektir, ona iyi davranin» dedi.

Sabahleyin, evine gittim. Egeri aradim, asagiya indirdim, baktim, kese içinde on dinar var. Yahudi’yi çagirdim. «Senin Sa’b’bdan kalan bir seyin var mi?» dedim, O:

«Allah Sa’b’a rahmet etsin. O Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem),in sahabelerinin iyilerindendi. Benden on dinar borç istedi. Ona verdim» dedi. Sonra on dinarini verdigimde;

«Vallahi ona borç verdigim on dinarin aynisidir» dedi.

Ben ailesine «Sa’b’m vefatindan sonra sizde bir olay oldu mu?» dedim. Onlar:

«Evet söyle söyle olaylar oldu» dediler. Kedinin Ölümünü dahi zikrettiler. Ben:

«Kardesimin kizi nerde» diye sordum. «Disarda oynuyor» dediler. Beni yanina götürdüler, oksadim. Baktim harareti var, ona iyi davranin dedim. Alti gün sonra kiz öldü.

îbn-eLMübarek —«Zühd»,de Atiyye bin Kays’dan, o da Avf bin Malik el-Escaî’den rivayet ettigine göre:

O, Muhlim isminde bir adamla âhiret kardesiydi. Sonra, Muhlim sekerâta girdi. Avf ziyaretine gitti. Ona dedi ki:

Sayet o âleme gidersen dön basina, ne geldigini bize haber ver.

Muhlim:

— Eger böyle bir sey benim gibilere mümkün ise yaparim, dedi. Sonra ruhunu teslim etti. Avf, bir sene sonra onu rüyasinda gördü.

— Yâ Muhlim, sana ne yapildi, dedi. O;

— Ücretimizi aldik, dedi. Avf:

— Hepiniz aldiniz mi? diye sordu. O:

— Evet, hepimiz, dedi. Yalniz, parmakla gösterilen ve Ölenlerin en sonunda kalan düsükler henüz amellerinin almamislardir.

Vallahi ben bütün ecrimi aldim, hattâ ölümümden bir ce kaybolan kediden dolayi da ecrimi aldim.

Sabahleyin, Avf onun hanimina gitti. Içeri girdigi zaman «Me­haba ey Muhlim’den sonra Sa’b’in ziyaretçisi!» diye karsilik aldi. Avf onun hanimina Muhlimi ölümünden sonra gördün mü?» diye sordu.

Hanim, «evet, dün geceleyin onu gördüm. Su kizimi beraberinde götürmek için benimle çekisti. Avf, rüyasinda Muhlim’den gördüklerini anlatti. Tâ kediden bahsedince, hanim, ben kedinin nerde oldugunu bilmiyorum, hizmetçim daha iyi bilir. Hizmetçisini çagirdi. Hizmetçi kedimiz Muhlim’in vefatindan bir gece evvel kayboldu, dedi. Muhlim, Sa’b’in kardesi Cüsâme’nin oglu idi.

Ebus’ seyh ibn-i Hibban «Vasâya» kitabinda, Hâkim «;Miisted-rek»,de, Beyhaki «Delâil»,de sened ile Ebû Nuaym Ala el-Horasarlî’den rivayet ettiklerine göre söyle demistir

Sabit bin Kays bin Semmas’m (Radiyallâhû anh) kizi bana anlatti ki, Sabit Yemâme gününde öldü. Üzerinde nefis bir zirh vardi. Müslümanlardan bir adam gitti, zirhi aldi. Ehl-i imanin biri uyurken Sabit rüyasina girmis, demis ki:

«Sakin bu rüyadir, diye ehemmiyet vermemezlik yapma. Sana gerçekten bir vasiyetim var:

«Ben dün aksam öldürüldüm. Müslüman bir adam yanima geldi, zirhimi aldi. Menzili, menzillerin en sonundadir. Çadirinin yaninda, deprenen bir at var. Zirhin üzerine bir kazan birakmis, kazanin üzerinde semer var. Halid bin Velid’e git, ona söyle, birisini gönderip zirhimi aldirsin. Medine’ye gittiginde de Resûlullah,in halifesi Ebû Bekr es-Siddik’a da git, su kadar borçlu oldugumu falan ve falan kölelerimi âzad ettigimi söyle.

Adam Hâlid bin Velid’e geldi, durumu ona anlatti. Halid (Radiyallâhû anh) adami gönderdi, zirhi getirtti. Hz. Ebû Bekr’e de rüyayi anlattigin da vasiyetini yerine getirdi.

Râvi dedi ki, Sabit bin Kays’dan baska ölümünden sonra yapi lan vasiyeti yerine getirilen kimseyi bilmiyoruz.

Hakim «Müstedrek»inde, Beyhaki «Delail»de, Kesir bin Salt’dan rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

Hz. Osman, öldürülecegi gün yatti. Uyaninca dedi ki:

Resûlullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem rüyamda gördüm. «Sen bu Cuma bize kavusacaksin» diye buyurdu.

Yine Hâkim, ibn-i Ömer (Radiyallahû anh)’dan rivayet ettigine göre;

Osman bin Af fan (Radiyallahû anh) sabahin birinde gelip dedi ki:

Resûîullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem,i rüyamda gördüm.

— Yâ Osman yanimizda iftarim açarsin, diye buyurdu. Hz. Osman oruç tutmustu. O günde sehid edildi.

Hakim, Hüseyn bin Hârice’den rivayet ettigine göre söyle demistir :

îlk fitne (sahabe iç savasi) oldugu zaman benim için bir tarafi tercih etmek müskillesti. Yâ Rabbi, bana tutunacagim bir yol göster, dedim. Bir gece rüyamda dünya ve ahireti gördüm. Aralarinda uzun olmayan bir duvar vardi. Ben duvarin yaninda idim. Keske bu duvardan tirmanip ölüleri görebilseydim de uzanip onlara sorabilseydim de bana durumu bildirsinler, dedim.

Dedi ki: Sonra, agaçlik bir yere indim. Bir cemâat orda oturuyordu. Siz sehid ler misiniz? dedim.

«Hayir,» dediler.

«Sehidier nerde» dedim, onlar: Yukari çik, dediler.

Ben öyle bir dereceye çiktim ki, genislik ve güzelligini yalniz Allah bilir. Baktim Muhammed (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ve yasli bir Adam Ibrahim Peygamber (Aleyhi’s-selâm) ordaydilar. Hz. Muhammed (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ona: «ümmetime magfiret dile» diyordu. Ibrahim ise;

«Ümmetinin senden sonra ne yaptiklarini görmüyormusun, kanlarini döktüler, halifelerini Öldürdüler. Neden dostum Sa’d gibi kalmadilar,» diyordu.

Ben uyandigimda, belki de yararli bir rüya gördüm, gideyim bakayim Sa’d yapiyor. Ben de onun gibi yapayim. Sa’d (Radiyallahû anh)’e gittim, hikâyemi ona anlatinca çok sevindi : «Allah’in dostu olan Ibrahim’in ona dost olmadigi kisi kaybetmistir» dedi. Ben:

— Sen hangi tarafi tutuyorsun, dedim. O:

— Ben hiç bir tarafi tutmuyorum, dedi. Ben:

— Bana ne emrediyorsun, dedim. O:

— Keçilerin var mi, dedi.’ Ben:

—Hayir, dedim. O:

— Öyle ise bir kaç koyun al, fitne çekilinceye kadar onlarla beraber (dagda) kal, dedi.

Hâkim ve Beyhaki, Selman (Radiyallahû anh)’dan rivayet ettiklerine göre söyle demistir:

Ümmü Seleme (Radiyallahû anh) nin yanina girdim; agliyordu.

— Neden agliyorsun, dedim. Dedi ki:

— Resûlullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem rüyada gördüm. «Neden agliyorsun» diye sordum. Buyurdu ki:

«Simdi,Hüseyin’in öldürüldügünü gördüm.»

Hâkim, Muammer’den rivayet ettigine göre; söyle demistir:

Üstadlarimizdan birisi bize anlatti ki;

Bir Kadin Resûlullah Sallallâhû Aleyhi ve Sellem,in bir haniminin yanma gelip elimin açilmasi için Allah’a duâ et, demistir.

«Ne var elinde?» diye sorunca; demis ki:

«Anam ve babamla beraber yasiyordum. Babam çok zengin ve cömert idi. Anam ise hiç öyle degildi. Hiç bir sadaka verdigini görmedim. Yalniz bir gün bir inegi kurban kesmistik, bir parça yag ve bir hirkayi miskinin birine verdi. Sonra anam da öldü, babam da öldü. Babami bir nehir kenarinda insanlara su verirken gördüm. Babacigim, hiç anami görmedin mi, dedim. O;

«Hayir» dedi. Ben anami aramaya koyuldum. Baktim bir kenarda çiplak olarak duruyor, üzerinde yalniz o verdigi hirka, elinde de yalniz o iç yagi parçasi var, yag parçasini öbür eline vurup sonra içini emiyordu. Ah ne kadar susadim, diye bagiriyordu.

«Anacigim sana su vereyim mi» dedim.

«Evet» dedi.

Babamin yanma gittim, bir kap su aldim, geldim ona içirdim. Yaninda olan birisi bunun farkma vardi;

«Kim buna su verdi, Allah elini kurutsun» dedi, uyandim baktim elim böyle felç geçirmis. [3]

Bîr Fasil

Dirinin ruhu rüyada çikar Allah’in istedigi kadar gezer, lan ve baska seyleri görür.

Hakim Müstedrek»de, Taberani «Evsat»da ve Ukayli, ibn-i (Radiyallahû anh) ‘dan rivayet ettiklerine göre söyle demistir;

Babam Ömer Ali ile karsilasti.

Yâ Ebe’l-Hasan kisi rüya görür, bâzisi dogru çikar, bâzisi yalan çikar, dedi. Ali:

— Evet Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ‘den isittim, diyordu :

«Her Allah kulunun yattiginda, uykuya dalinca, ruhu Arsa çikar, ruhu Arsa vardiktan sonra uyanan kisinin rüyasi dogrudur. Ruhu Arsa varmadan uyanan kisinin rüyasi ise yalandir.»

Beyhaki «Suab-i Iman»da Abdullah bin Amr bin As (Radiyallahû anh) ‘dan söyle dedigini rivayet etmistir:

«Ruhlar, rüyada göge çikartilir. Ars önünde secde etmekle emredilirler. Temiz olanlar Arsa yakin bir yerde secde eder. Temiz olmayanlar, Arstan uzakta secde eder…»

lbn-i Mübarek «Zühd»,de Ebû Derda (Radiyallahû anh)’dan söyle dedigini rivayet etmistir:

Insan uyudugunda, ruhu Arsa çikarhluicaya kadar yükseltilir. Eger temiz ise secde etmeye izin verilir. Eger cenâbetli ise izin verilmez.

Hakim-i Tirmizi «Nevadir’ül-Usûl»de zayif bir sened ile Ubâde bin Sâmit (Radiyallahû anh)’dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Müminin rüyasi, kulun Rabbiyle uykuda konustugu bir sözdür.»

Nesai Hüzeyme (Radiyallahû anh) ‘dan rivayet ettigine göre söyle demistir: ,

Rüyamda, sanki, peygamber (Aîeyhi’s-selâm)’in alninin üzerine secde ettigini gördüm. Bunu ona anlattigimda «Ruh ruhla görüsür» diye buyurdu.

Üstad îzzeddin bin Abdüsselâm, ruhun uyanikligi hakkinda söyle demistir:

Uyaniklik bir adettir, ki ruh cesedde bulundugu müddetçe insan uyanik olur. Ruh cesedden ayrildigi zaman insan uyur, ruh rüyalar görür. Eger göge varip öyle rüya görürse o rüya dogrudur. Çünkü seytanlar göge çikamazlar. Eger göge varmadan rüya görürse, o seytanin ilkaatindandir. Sonra ruh cesede döndügünde insan uyanir, eski hâline döner.

Ikrime ve Mücâhid dediler ki:

Insan uyudugunda, ruhun asli vücutta kalmakla beraber, bir bagla disari çikar, gezer. Gittigi müddetçe insan uykudadir. Döndügünde insan uyanir; tipki günes sualarinin asli güneste olmakla beraber, her tarafta aktigi gibi…

îbn-i Mende, bâzi âlimlerden rivayet ettigine göre;

Ruh, asli insanin bedeninde olmakla beraber, burnundan uzanir, gider. Tamamiyle çikarsa insan ölür, lamba isigi tamamiyle fitilden ayrilsa lamba söndügü gibi.. . Iste, isigin merkezi fitil olmakla beraber, aydinlik her tarafa gittigi misali, ruh insanin burnundan uzanir. Melekût âleminde gezer. Ruhlara müekkel olan melek istedigini ona gösterir. Sonra onu bedenine gönderir.

Ebu’s-Seyh «Azamet» kitabinda, Ikrime’den rivayet ettigine göre;

Ondan «kisinin, sanki, Horasanda, Sam’da ve ayak basilmamis yerlerde gezer gördügü» sorulmus, cevaben demis ki:

— Gezen ve gören ruhtur. Ruh nefis ile baglidir. Uyandiginda nefis ruhu çeker.

Yine Ebû Seyh baska bir tarikle Ikrime’den, rivayet ettigine göre;

«O Allah ki, geceleyin sizi vefat ettirir ve gündüzleyin ne yaptiginizi bilir» [4] mealindeki âyet hakkinda, «Her gece Allah bütün ruhlari alir ve gündüzleyin yaptiklarini sorar, sonra ölüm melegine tayin ettigi ruhlari almak için emir verir» diye tefsir etmistir. [5]

[1] Zümer, 46
[2] Fakat onun oglu bunu senediyle zikretmem istir
[3] Imam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayinlari: 438-445.
[4] En’am, 70
[5] Imam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayinlari: 445-447.

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin