Ana sayfa İktibaslar Muhammed bin Abdulvahhabın tekfir hakkındaki görüşleri

Muhammed bin Abdulvahhabın tekfir hakkındaki görüşleri [Mehahimden]

4
0
PAYLAŞ

Tekfirle alakalı meseleler gündeme geldiğinde, referans olarak Merhum Şeyh Muhammed bin Abdulvahhab’ın adı çokça tekrarlanmaktadır. Muhammed bin Abdulvahhab’ın yolunu takip ettiklerini iddia etmelerine rağmen, kendilerine muhalif olan insanları rastgele küfür ile itham etmekten çekinmeyen birçok kimse bulunmaktadır. Onlar aslında şeyhin kendisine muhalefet etmektedirler.

Şeyh Muhammed, bu hususta kendisine isnat edilen iftira ve safsataları bizzat kendisi reddetmektedir. Kasîm ehline gönderdiği mektubunda[1]  kendi itikadını anlatırken şunları söylemektedir:

“(…) Siz de biliyorsunuz, Süleyman bin Suhaym’ın mektubu size de ulaşmıştır. O, ilimle meşgul olan bazılarını yanına kabul ettikten sonra kendi onayıyla sizin oralara yollamıştır.Allah biliyor ki bu adam benim söylemediğim, aklıma bile gelmeyen birçok şeyi bana iftira etmektedir.

Ben dört mezhebin bütün kitaplarını geçersiz kabul ediyormuşum. İnsanlar altı yüz senedir hiçbir şey yapmamıştır demiş, müçtehid olduğumu iddia ederek herhangi bir müçtehidi taklit etmekten vazgeçmişim.

Ve ben diyormuşum ki:

“Ulemanın ihtilafı zahmet ve sıkıntıdan başka bir işe yaramadı.” Salih kullarla tevessül eden herkesi ve ‘ey mahlûkatın en keremlisi’ dediği için İmam Busayri’yi tekfir ediyormuşum.

Ben: “Eğer Rasulüllah’ın kabrinin kubbesini yıkmaya gücüm yetseydi elbette onu yıkar, yine güç yetirebilseydim Kâbe’nin (altın) oluğunu alır ve onu tahtadan yapardım” diyormuşum. Rasulüllah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in, anne ve babanın veya bir başkasının kabirlerini ziyaret etmeyi haram görüyormuşum. Allah adı geçmeden yemin edenleri, Ömer İbni Farid ve Muhyiddin İbni Arabî’yi tekfir ediyormuşum. ‘Delâilü’l-Hayrât’ ve ‘Ravzu’r-Reyâhin’ adlı kitapları yakmak istiyormuşum. ‘Ravzu’r-Reyâhin’(güzel kokanların bahçesi) adlı kitabın adını ‘Ravz’u’ş-Şeyâtin’ (şeytanların bahçesi) diye değiştirmişim.

Bu meselelerle alakalı cevabım şudur;

“Allahım seni tenzih ederim bu büyük bir iftiradır.” 
Bundan önce de Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve selem- ve İsa -aleyhisselâm-’a ve salihlere hakaret ediyor diye iftira atmışlardı. Yalan ve iftirada kalpleri birbirine benziyor. Allah -celle celâluhu- buyurur:

إِنَّمَا يَفْتَرِي الْكَذِبَ الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِآيَاتِ اللّه

“Ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlar yalanı iftira atarlar.
” (Nahl 105). Bazıları Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in “Melekler bana, İsa -aleyhisselâm- ve Üzeyr –aleyhisselâm-‘ın cehennemde olduğunu söylediler” dediğini söyleyerek ona iftira attıklarında Hemen peşine şu ayetler nâzil olmuştu:

إِنَّ الَّذِينَ سَبَقَتْ لَهُم مِنَّا الْحُسْنَى أُوْلَئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَ

“Kendilerine tarafımızdan güzellik verilenler var ya, işte onlar cehennemden uzak kılınacaklardır.” 
(Enbiya 101)”

Bir ara, Irak ulemâsından es-Süveydi namında bir zat, Muhammed bin Abdulvahhab’a bir kitap yollayarak insanların kitap hakkında söylediklerinden bahsetmiş ve durumu sormuştu. Muhammed bin Abdulvahhab da ona cevap olarak gönderdiği mektubuna şunları söylemiştir:

“İftira öyle bir şeydir ki, “falan adama şöyle şöyle bir iftira atmışlar” diyerek bu iftirayı başkasına anlatmaktan bile utanılmalıdır. Nerede kaldı birine iftira atmak. Siz diyorsunuz ki ben bana tabi olanlar dışında herkesi tekfir ediyormuşum. Şaşırtıcı! Böyle bir şey akıllı bir adamın aklına düşebilecek bir şey, Müslüman bir kimsenin söyleyebileceği bir şey midir ki ben bunu söylemiş olayım.

Siz diyorsunuz ki: Ben imkân bulsam Rasulüllah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrinin kubbesini yıkarmışım ‘Delâili Hayrat’ kitabını okumayı haram etmişim, Rasulüllah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e herhangi bir şekilde salât getirmeyi yasaklamışım. Bunların hepsi birer iftiradır. Müslüman o kimsedir ki, kalbinde Allah’ın kitabından daha değerli hiçbir şey yoktur.”

Aynı eserin 64. sayfasında merhum Muhammed bin Abdulvahhab şunları söyler: 

“Benim, İmam Busayri’yi ‘ey mahlûkatın en şereflisi’ sözünden dolayı ve salih kullarla tevessül eden herkesi tekfir ettiğim, Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in, ana ve babanın veya bir başkasının kabrini ziyaret etmeyi kabul etmediğim,

Allah’tan başka bir şeyle yemin edenleri tekfir ettiğim yönündeki bütün söyledikleriniz için cevabım şudur;“Allah’ım seni tenzih ederim. Bu büyük bir iftiradır.

[1]  Muhammed bin Abdulvahhab’ın İmam Muhammed bin Suud adlı İslam üniversitesinde yayınlanan tüm mektuplarının yer aldığı eserde birinci mektuba bakılabilir.

not : 

* bendeki nusha ile orjinal nusha arasında kelimelerde farklılılar olabilir.bende ki düzeltilmemiş son halidir.inşallah orjinal nushadan bakınız .sahife : 52

* bu iletiyi başka forumlara iktibas yapacak olan olursa bu notu böylece bildirmesi üzerine bir hak olsun..

BİR CEVAP BIRAK

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin