Ana Sayfa İktibaslar Kuran’da Nesh Konusu

Kuran’da Nesh Konusu

284
0

مَا نَنْسَخْ مِنْ ءَايَةٍ أَوْ نُنْسِهَا نَأْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَا أَوْ مِثْلِهَا أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

biz nestettiğimiz [hükmünü diğer bir ayetle değiştirdiğimiz] ve ya unutturduğumuz bir ayetin [yerine] ya ondan daha hayırlısını ,yahut onun benzerini getiririz.Şüphesiz ALlah’ın herşeye kadir olduğunu bilmedin mi.?[elbetde bildin]

İzahat.

Nesefi,Alusi ,Ruhul Beyan  , Hazin ve sair tefsirlerde zikredildiğine göre bu ayeti celile müşriklerin ve yahudilerin ‘‘muhammed (sallallahu aletyhi ve sellem)i görmüyormusunuz ki,ashabı(adamları) na bir şeyi emrediyor sonra,onu neyhederek (yasaklayarak) tersini emrediyor.bu gün bir söz söylüyor , yarın ondan dönüyor.Bu Kuran muhammed  (sallallahu aleyhi ve sellem) in kendi tarafından uydurduğu kelam (söz) den başka bir şey değildir.” demeleri üzerine nazil olmuştur.

Nesh: Lügatta bir şeyi tebdil etmek ,başkasıyla değiştirmek demektir.ısıtlah-ı Şer’ide (şeriat dilinde) ise ,her hangi bir ibadete ve ya muameleye ait şer’i (dini) bir hükmün yerine sonradan diğer bir şer’i hükmün gelmesidir.Artık evvel ki hüküm mensuh (kaldırılmış) olur,onunla amel edilmez.Gelen hüküm ise nasih (kaldırıcı) olur ki onunla amel edilir.Bu bir hikmet-i ilahi ye gereğidir.

Cenab-ı hak  bu meseleleri zaten ilmi ezelisiyle (evveli olmayan bilgisiyle) böyle bilip takdir buyurmuştur.Zamanı gelince de bunları Peygamberleri (salavatullahi ala nebiyyina ve aleyhim ecmain) vasıtasıyla kullarına bildirmiştir.Bu cihetle ilmi ilahide ve takdiri sübhanide (Mevla Tealanın ilminde ve takdirinde) asla bir değişiklik olmuş sayılmaz,bilakis bu idari ve içtimai (toplumsal) bir hikmet (incelik) ve maslahat (menfaat) a binaen böyle takdir edilmiştir.

Bu nesh’e Cenabı hak’tan başkalarının salahiyeti (yetkisi)  yoktur.Kurtubi ve imamı Begavi (rahmetullahi aleyhima) nın buyurduğuna göre ”Nesh” akaid-i asliyede (temel inançlarda) ,Mevla Tealanın zikrettiği habe rve kıssalarda geçerli değildir.Ancak emir ve yasaklarda düşünülür çünkü,ALlah’u Tealanın yalan söylemesi düşünülemez,Cumhur (alimlerin çoğu) da bu görüş üzerinedir.

Bir Hükmü şer’inin mensuh olması ise ,ya kitabullah (kuran) ya mütevatir (yalan üzere birleşmeleri düşünelemeyecek bir cemaatın rivayet etdiği)ve ya meşhur (ilk asırda değilde daha sonraki asırlarda şöhret bulmuş) olan hadisi şeriflerle bilinebilir.İsevi(hristiyan) lar neshi kabul ediyorlarsada Musevi (yahudiler)  ler kabul etmezler.Neshi kabul etmeyip itiraz edenler düşünmelidirler ki ,kendi kitaplarıda ,evvel ki kitapların bir çok hükümlerini nesh etmiş hükümsüz bırakmıştır.

Devam Edeceğiz.

Kaynak : Ruhul Furkan Tefsiri – Mahmud Ustaosmanoğlu | Bakara Suresi 106.Ayet-i Kerime Tefsiri.

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin