Ana Sayfa İktibaslar İsnad Dinden’ dir

İsnad Dinden’ dir

285
0

“İsnad dindendir. Eğer isnad olmasaydı her rastgelen aklına eseni rivayet etmeye kalkışırdı.”

İsnad, “Hadisi ilk söyleyene yükseltmek yani bu irtibatı sağlayan ravileri sırasıyla ve rivayete mahsus terimlerle saymak” demektir.

İsnadı “ medar-ı ilmi hadis “ (hadis ilminin üzerinde döndüğü temel) diye tanımlamışlardır. Nitekim Abdullah İbn Mübarek de “İsnad dindendir. Eğer isnad olmasaydı her rastgelen aklına eseni rivayet etmeye kalkışırdı.” demiş hadis ilminde her şeyin sağlam temel üzerine oturtulduğunu ifade etmiştir.

İsnadın hicri I. asrın ikinci yarısında yavaş yavaş aranmaya başlanması sonucunda “Daha çok tabiilerce ve az da olsa sahabilerce hadislerin tahkiki ve Resulullah’tan (asm) duyandan duymak maksadıyla” “rıhle” denen ilim yolculukları başlatılmıştır. Ebu Eyüp el-Ensari’nin kendi bildiği bir hadisi Resulullah’tan (asm) duyan kişi olarak tanıdığı Ukbe b. Amir’e sormak, yani ilk raviden dinleyip bilgisini tahkik etmek için Medine’den Mısır’a gitmesi bu noktadaki sahabilere ait hassasiyeti ifade eder.

“İsnad sistemi kabul etmek gerekir ki rivayet anarşisine karşı alınmış köklü ve bilimsel bir tedbirdir. Öyle bir tedbirdir ki hiçbir uydurmacı ve yalancı yakasını kurtaramamış mutlaka açığa çıkmıştır.”

İsnad sistemi sadece hadislerin hadis koleksiyonlarında yazılmasına kadar işletilmiş, daha sonra terk edilmiş bir sistem değildir.

Ayrıca hadis âlimleri hadisin sadece sened kısmıyla uğraşmamış metin kısımlarıyla da ilgilenmişlerdir. Öte yandan ilmi zihniyetin tam bir belirtisi sayılması gerekli olan “isnadı sahih olan bir hadisin gizli bir kusuru bulunabileceği ve işin ehli olmayanların bir hadisin senedini sahih görmekle hemen metninin de sahih olduğuna hükmedivermemesi gerektiği fikri” hadisçilerin ortaklaşa benimsedikleri bir görüştür.

(İsmail Lütfi Çakan, Hadis Edebiyatı)

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin