Ana Sayfa İktibaslar İsa Aleyhisselam İnecek mi. -6

İsa Aleyhisselam İnecek mi. -6

122
0

îsâ aleyhisselâmın nüzûlu çerçevesinde söylenecek daha çok şey ve irdelenecek başka nice nok-talar var. Bunların ele alınacağı bir çalışmanın, ismini verdiğimizkitaplarla ve ayrıca, yedinci hicri asır âlimlerinden Yûsuf Bin Yahya el-Makdisî es-SulemFnin İkd-ud-Durer fî Ahbar-il Muntezar, İbn-i Kesir’in en-Nihâye, BerzencFnin el -İşâe, İmam Keşmiri’nin “İkfâr-ul Mulhidîn” isimlieserlerinin tamamı ile, Şeyh-ül islam Mustafa Sabri Efendi’nin “Mevkif-ul Akl Ve’l İlm” nâmın-daki kitabının bahsimizle alakalı uzunca yazılı olan kısmının süzülüp kitaplaştırılmasının cidden fay-dalı olacağı kanaatindeyim.

islam düşmanları, Müslümanların içindeki, câhil, beyinsiz ve zındıklaşmış maşaları vasıtasıyla, ar-tık birçok temel fıkhî, hatta, tâli akîdevî meseleri, bir çok kimselere nisbetle çürüttüler. Şimdilerde, şartlann tahakkuk ettiğine ve zamanının geldiğine kanaat getirdikleri için, artık temel imanî mese-leleri, yani İmanın altı temel esasını budayıp kuşa çevirmenin münasip olacağına iyiden iyiye inan-mış olmalıdırlar ki, düğmeye bastılar, tartışma zeminleri hazırladılar ve tartışmalar başlattılar; “Peygamberlere îmân etmek Mü’mîn olmak için gerekli mi deqil mi ?”

“Şüphesiz ki Allah’ı ve Rasullerini inkar eden, Allah (‘a iman etmek) Rasulleri (‘ne iman et-me) nin arasını ayırmak isteyen, bazısına iman eder, bazısını da inkar ederiz diyen ve bunun arasında bir yol edinmek isteyenler ( yok mu ?) İşte onlar hakikaten kafirlerin tâ kendileridir. Ve Biz, kafirler için zelil ve perişan edici bir azap hazırladık.” ( Nîsâ sûresi, 150-151. âyet-i ke-rîmeler.) âyetini, yüksek akademik yorumları ile, mesela, “bu, çiftçilerin ta kendileridir, ma’na-sındadır. Zira, kâfir örten demektir. Çiftçiye, tohumu toprakla örttüğü için çiftçi denilmiştir” derlerse şaşırmam. Çünkü, câhillik geri zekalılık ve şirretlikte sınır ve ölçü tanımayanlardan her şey beklenir. “Utanmıyorsan dilediğini yap” sözü, Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyledi-ği, ilk peygamberlerden kalma, vahiy kaynaklı çok büyük ve ma’nalı bir sözdür.

Peygambereîmân etmek, Mü’min olmak için gerekli değilse, O’nun getirdiği kitabaîmân etmek için mutlaka lüzumlu değilse, daha doğrusu, son nebi, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’a ve getirdiği Kur’ân’a îmân etmek Mü’min olmak için mutlaka lazım değilse ve bunlara îmân etmeden Mü’min olunabiliyor ve dahi Cennete girilebiliyorsa, iş tamam, Ehl-i Kitapla ve her türlü islâm düş-manı ile diyalog rüyaları ve sevdalarının önündeki engellerden çok mühim iki tanesi kalktı, Müslü-manlar, usta bir biçimde dinsizleştirildi ve İslâm düşmanları binlerce yıllık hedeflerine ulaştıdemek­tir.

Önce, Müctehid imamları ve Fakîhleri, sonra, Sünnet’i, daha sonra da, Kur’ân’ı ortadan kaldırma yolunu tuttular. Müctehidlerin ictihadlarını, olanca câhillik ve geri zekalıklarına rağmen tartışma mevzuu yapıp devre dışı bıraktılar. Böylece sırayı Sünnete getirdiler. Müctehidler ortadan kalkınca, Sünnet artık anlaşılamaz olup şaşkınlık hasıl oldu. işin yolunu, onda vesveseler uyandırarak, orta­dan kaldırmakta buldular. Bunu da yaptılar. Şimdi artık önleri iyice açılmış oldu. Kur’ân’ı tahrif edip yok etmek için, önlerinde, nihâyet hiç bir engel kalmadı. Şimdilerde Kur’ân’ı iptal etmekle uğraş-maktadırlar. Bunu, Müslüman gibi gözüken ama islâm’la alakası olmayan, akıllı gibi bilinen, ama ge­ri zekalı olan ve âlim gibi gösterilen, lâkin, ilimden nasîbi bulunmayan, câhil piyonlar vasıtasıyla sür-dürmektedirler. Ve, Müslümanlar hâlâ uyumakta… Hesaplarını dünyalıklar ve-bağışlayınız- yağlı ke-mik kapmak üzerine kurabilirken vicdanları sızlayamamakta, kalpleri titreyememekte, Allah’ın hu-zurunda bir cânîoiarak dikilip hesap vermekten, ne yazık ki bîrazcık da olsa korkamamakta… innâ Lillahi ve innâ ileyhi raciûn… Allah (Celle Celalühu) tezden kazâsız ve belâsız bir şekilde uyandır-sın…

Ve sallallahu aleyhi ve ala âlihi ve selleme teslimen ve’lhamdü lillahi Rabbi’l âlemîn…

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin