Ana Sayfa İktibaslar İman İle Küfür Arasını Ayırmak

İman İle Küfür Arasını Ayırmak

267
0

Bir Müslüman’ın İslam dairesinden çıkıp küfür ile hükmedilebilmesini gerektirecek nedenleri layıkıyla bilen insan sayısı çok fazla değildir. Bu cehalet dalgası, sırf kendilerinden farklı düşündükleri için birçok Müslümanı küfürle itham eden insanların türemesine sebep olmuştur.

Biz, gelişigüzel küfür ile itham etmekten çekinmeyen bu kardeşlerimize dahi hüsnü zan besliyor ve onları mazur görüyoruz. Onları, emri bi’l-ma’rûf ve nehyi ani’l-münker vazifesini yerine getirme gayrtelerinden dolayı iyi niyetli görüyoruz.

Fakat onlar da bilmelidir ki, emri bi’l-ma’rûf ve nehyi ani’l-münker vazifesinin vaciplerinden biri; bilgi, güzel nasihat ve eğer durum gerektiriyorsa uygun şekilde muhaliflerle tartışma yoluna gitmektir. Ayet-i kerimede buyrulduğu gibi:

اُدْعُ إِلِى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَة الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُم بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ

“Rabbinin yoluna hikmet (bilgi), güzel nasihat (mev’ize) ile davet et ve onlarla en güzel şekilde mücadele (tartışma) et.” (Nahl 125)

Telkin edilen hakikatleri karşı tarafın kabul etmesi ve tebliğin amacına ulaşılması için takip edilmesi gereken en doğru yol budur. Farklı bir yol kullanarak tebliğde bulunmak ise en basitinden hata ve ahmaklık olarak nitelenir.

Namaz kılan, her türlü farzı eda eden, haramlardan sakınan, Allah -celle celâluhu-’nun dinini yayan, mescitler inşa edip rabbine verdiği ahdini bozmayan iyi bir Müslüman’ın, bir mesele hakkında hata yaptığı kanaati oluşursa, duruma bakılır: Kardeşimizin hata yaptığını düşündüğümüz o mesele, eğer âlimlerin farklı görüşler ileri sürdüğü, bir kısmının reddedip bir kısmının kabul ettiği ihtilaflı bir mesele ise aceleci olmamalıdır. Bu durumda, söylediğimiz gibi hareket etmeyi tercih etmiyor ve diğer âlimlerin dediğini yapmayı tercih ediyor diye Müslüman kardeşimizi küfür ile itham etmek büyük bir günah olur. Allah -celle celâluhu- bize hikmet ve güzel nasihati emrettiği halde, yasakladığı çok çirkin bir işi yapmış oluruz.

Allâme İmam Seyyid Ahmed Haddad bu hususta şu açıklamaları yapar:

“Ehl-i kıbleden olan; yaratıcının varlığını inkar etmeyen, te’vile ihtimali olmayan apaçık bir şirk işlemeyen, icmâ ve tevatür yoluyla sabit olmuş zaruri din hükümlerini ve nübüvveti inkar etmeyen birisinin küfürle itham edilemeyeceğine dair bütün âlimlerin ittifakı vardır.”

Tevhid, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’in son peygamber olması ve diğer tüm peygamberlerin peygamberliği, ölümden sonra dirilmek, hesap ve ceza günü, cennet ve cehennem gibi inkar edildiği takdirde kişinin küfrünü gerektirecek, dinin zaruri hükümleri herkes tarafından bilinmektedir. Bu meselelerin bilinmiyor olması, İslam’a yeni girenler dışında hiç kimse için mazaret kabul edilmeyecektir. Yeni Müslüman olmuş birisi de, bunları öğrenmesine rağmen inkâra devam ediyorsa mazur görülmeyecektir.

Mütevatir: “yalan üzerine ittifak etmesi mümkün olmayacak derecedeki bir topluluğun, kendileri gibi yalana ihtimal bırakmayacak ölçüdeki başka bir topluluktan bir haberi rivayet etmesine” denir.

‘Tevatür’ün çeşitleri vardır: ya senet ve rivayet zincirinde olur.

من كذب عليَّ متعمداً فليتبوأ مقعده من النار

“Benim adıma yalan uyduran cehennemde yerini hazırlasın” hadisinde olduğu gibi.

Ya da Kur’an’ın tevatüründe olduğu gibi her devirde yaşayan insanların bir diğerine nakletmeleri sonucu olur. Kur’an, dünyanın her yerinde ders okutulup ezberlenerek, kitlelerin kitlelerden nakletmesiyle, rivayet zincirine ihtiyaç duymaksızın ‘mütevatir’ seviyesine ulaşmıştır.

Bazen de ‘tevatür’, nübüvvet asrından bu yana bize tevarüs etmiş bir hareket ile ya da bir mucize haberinin bize ulaşmasıyla olur. Her mucizenin bize ulaşması mütevatir yoluyla olmasa da bazıları bu şekildedir.

Bu saydığımız mahallerin dışında bir Müslüman’ı küfür ile itham etmek çok tehlikeli bir iştir. Hadis-i şerifte buyrulur:

إذا قال الرجل لأخيه يا كافر فقد باء بها أحدهما

“Bir adam kardeşine ey kâfir derse o söz ikisinden birine döner.”[1]

Tekfir, ancak şeriatın nurunu, küfre girmeyi ve çıkmayı gerektiren hususları ve iman ile küfür arasındaki kesin sınırları iyi bilen insanların verebileceği bir hükümdür.

Hiç kimsenin acelecilikle meydana çıkıp sağlam hiçbir mesnet ve delile dayanmadan, zan ve vehme dayanarak insanları tekfir etmesi caiz değildir. Aksi takdirde ölçüsüzlüğün doğurduğu bu vehim, bir sel gibi tüm vadileri basacak, bütün herkesi kırıp geçirecek, bundan çok az Müslüman kurtulabilecektir.

Nasıl ki kelime-i şahadeti ikrar ve tasdik eden birisi, bir takım günahlar işliyor diye tekfir edilemiyorsa, bu gibi ihtilaflı meseleleri kabul eden Müslümanları da tekfir etmek caiz değildir. Hz. Enes -radıyallâhu anh-’dan rivayet olunan bir hadiste Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

ثلاث من أصل الإيمان الكف عمن قال : لا إله إلا الله لا نكفره بذنب ولا نخرجه عن الإسلام بالعمل

والجهاد ماض منذ بعثني الله إلى أن يقاتل آخر أمتي الدجال لا يبطله جور جائر ولا عدل عادل

والإيمان بالأقدار

“Üç şey imanın temellerindendir; la ilahe illallah diyene bir şey yapmamak, günah işliyor diye birini İslam’ın dışında kabul etmek, cihad Allah’ın -celle celâluhu- beni gönderdiği günden ümmetim en son kısmı, deccal ile çarpışana kadar devam etmesi. Bu hükmü ne bir zalimin zulmü ne de bir adilin adaleti değiştiremeyecektir. İman kader iledir.”[2]

İmamu’l-Harameyn bu hususta bizlere şu ölçüyü verir:

“Küfrü gerektiren ve gerektirmeyen ibarelerin arasını iyi ayırmalıyız. Bu ayrımı yapabilmek ise ümit edilemeyecek kadar akla uzak ve zor, aşılması mümkün olmayan engebeli bir yoldur. Böyle bir hüküm vermek için tevhid kaidelerinden istifade edilmelidir. Bir kimse, kavramları hakkıyla anlayabilecek tam bir ilim sahibi değilse, tekfiri nelerin gerektirdiğini güvenilir bir şekilde öğrenemez.”

Bizde bu yüzden, aktardığımız hususlar dışında birisini gelişigüzel tekfir etmekten şiddetle sakındırmaktayız. Zira bu çok tehlikeli bir iştir. Allah doğru yola ulaştırandır. Dönüş onadır

[1] Buhari, Ebû Hureyre’den rivayet etmiştir.

[2] Ebû Dâvud rivayet etmiştir

İktibas : Mefahim – Allame Seyyid Muhammed el Alevi Maliki K.s

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin