Ana Sayfa İktibaslar İmamların Nazarında Hadislerin Değeri

İmamların Nazarında Hadislerin Değeri

278
0

Onların hadîs’e bağlanma hususundaki şiddetli arzularını ve hadîslerle amel etmeğe olan aşırı rağbetlerini anlayabilmemiz için, imamlar nazarında hadîslerin değerini açıklayacak kısa bir mukaddimeye ihtiyaç vardır.

İmam Ebû Hanıfe (80 – 1501 şöyle demiştir : «İçlerinde hadîsle meşgul olanlar bulunduğu müddetçe insanlar salâh içersindedirler. Ne zaman ilmi, hadis’iu dışında ararlarsa o zaman bozulurlar!» (1)

Yine şöyle demiştir: «Allâhın diniyle ilgili bir konuda şahsî görüşünüze göre hüküm vermekten sakınınız, sünnete tâbî olunuz. Kim sünnetten ayrılırsa sapıtır.» (2)

İmam eş-Şâfiî (150 – 204) de şöyle demiştir: «Rasûlullahtan (S.A.V.) bir hadîs rivayet ettiğim halde, o hadisten başka, bir hükme varırsam, beni hangi gökyüzü gölgelendirir, hangi yeryüzü beni taşır!» (3)

Birgün eş-Şâfiî bir hadis rivayet eder. el-Humey-dî iv. 219) —Buhârî (194-256) nin şeyhlerindendir — «Bu hadîsi kabul ediyor musun?» der. eş-Şâfiî «Sen beni belimde zünnarla kiliseden çıkarken mi gördün (ben müslüman değil miyim) ki Rasûlullahm bir hadisini duyup da onu kabul etmeyeyim?!» cevabını verir. (4)

İmam Mâlik (95 – 179) in sünnetle ilgili şu benzetmesi ne kadar güzeldir:

«Sünnetler Nûh’un gemisidir; kim o gemiye binerse kurtulur, kim binmezse boğulur.» (5)

İmam Ahmed b. Hanbel (164 – 241) de şöyle demiştir : “Kim Rasûlullahın hadîsini reddederse, o kimsenin helâk olmasına ramak kalmıştır.» (6)

Yine şöyle demiştir: «İnsanların bu zamanki kadar hadis talebine muhtaç oldukları bir devir bilmiyorum — İmam Ahmed H. 241’de vefat etmiştir! — Ashabından biri ona «Niçin böyle?» demiş, imâm da «Birçok bid’at ortaya çıktı. Her kim hadîsi bilmiyorsa o bid’atlara düşer» cevabını verdi. (7)

Bunlar, imamların menâkıb ve terceme-ı hallerine dair eserleri süsleyen birçok sözden birkaçıdır.

Bu sözlerin tek bir nokta üzerinde durduğunu görüyoruz, o da: Rasûlullahın sünnetine sarılmanın’ zarûrî oluşu; kim sünneti öğrenir de onunla amel ederse onun kazançlı ve kurtuluşa eren kimselerden olduğu, her kim de sünnetten yüzçevirirse, bunun hüsrân ve doğru yoldan ayrılma alâmeti olduğudur.

Müslümanın kalbinde ve aklında —onların ilimde imam olduklarına inanması yanında — bütün imamlara karşı böyle bir düşünce yerleşirse, o takdirde o kimsenin; her biri sünnet’e yaklaşmak için gayret sar-fetmiş olmakla birlikte o imamların şer’i hükümlerde niçin ihtilâf ettiklerini araştırmasında bir mahzûr yoktur.

Fakat onların imam olduklarına inanmıyorsa, aksine: «Onlar adamsa biz de adamız» diyorsa veya onların, boğulacak olan bir kimsenin kurtuluş çâreleri araması gibi, sâhip oldukları görüşlerin delillerini araştırmakla ömürlerini geçirdiklerine inananlardan da değilse, o kimse böyle bir araştırmaya lüzum görmeyecek, bilâkis imamlar hakkında böyle bir inanca sahip olmadığı İçin, kendisini onlardan daha âlim görerek imamlara hücuma geçecektir.

(1) eş-Şa’rânî, el-Mîzânu’l-Kubrft, I, ¡VI

(2) A,e., I, 51

(3) (4) İmam es-Subkîknin «Ma’nâ Kavlf’I-İmkmi’l-Muttalibî : İzâ Sahha’ı-Hadîsu fe-huve Mezhebi» adlı eserinin mukaddimesinden. Bunun dışında daha birçok kaynakta da zikredilmiştir.

(5) Hafız es-Suyûtî’nin «Miftâhu’l-Cemıe fi’l-Îhticâci bi’s-Sunne» adlı eserinin hâtimesinden.

(6) Ibnu’l-Cevzî, Menâkıbu’l-İmâm Ahmed, s. 182

( 7) A.e„ <3 183 Kaynak : Muhammed Avvame | İmamların Fıkhi İhtilaflarında hadislerin Rolu

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin