Ana Sayfa İktibaslar İmam Hanbel Ve Sufi ŞEyh Haris EL Muhasibi Arasındaki Hadisenin İç Yüzü

İmam Hanbel Ve Sufi ŞEyh Haris EL Muhasibi Arasındaki Hadisenin İç Yüzü

266
0

eser : şerh-i mişkat – Nakşibendi Şeyhlerinden ve de Ulema-i Kiramdan İsmail Çetin K.s Hazretleri

eser cild – sahife : cilt 1 – sahife 73 ,

Konu Başlığı : zaif hadis bulunduğu müddetçe fukaha ve ehli tasavvuf kıyasdan kaçınır.

söz konusu bahis : sahife 73-74 de geçiyor.

Bazıları İmamı Hanbel r.a Hazretlerinin Sufilerden Yüz çevirdiği ve de Onların meclislerine gidilmemesi hususunda ki sözlerini nakletmekde olup – işin aslından iç yüzünden haber vermemekdedirler.

ilgili mesele yukarda bilgisi verilen eserde iki sayfa geçmekde olup konu aslında 9.5 sayfalık.hepsinin okunması fakire göre elzemdir.nasip olursa tarattırıp ekleyeceğim.

ama orda imam subki hazretlerinin bir tavsiyesi var .sonunda şöyle diyor.

bilmiş ol ki :

imam ahmed bin hanbel radıyALLAHu anh istenmedik şeylere sirayet edeceğinden endişe etdiği için kelam ilminden konuşanlardan yüz çevirirdi.ve şüphesiz ihtiyac dışında bir sebeb olmadıkça kelam ilminden sukut daha evladır.ve bu halde kelam ilmine dalmak bidatdır.harisde kelam ilminden bazan konuşuyordu.

ebu’l kasım en nasrabazi demiştir ki : ahmed bin hanbel bu yüzden haris el muhasibiden yüz çevirmişdir.

ben [yani imam subki ]derim ki : zannımca haris bazı zamanlarda gerekli ihtiyacdan dolayı kelamdan konuşmuşdur.

ve hakim abdullah diyor ki : ebu bekr ahmed bin ishak ed dabbi bana haber verdi :

dedi ki :

ismail bin ishak es serracın şöyle dediğini işitdim.

ahmed ibni hanbel bana : bana ulaşan habere göre haris çok senin yanına geliyor beni evine alsan görmeyeceği bir yerde oturtrsan da sözünü dinlesem .bende harisin yanına gitdim bir gece evimize arkadaşlarıala gelmelerini ricada bulundum.bunun üzerine ricamı kabul etdi ve şöyle dedi.

”kardeşlerim çokdur.zeytinyağı ve hurmadan başka şeyler hazırlama gelelim.”

imam ahmede geldim haberdar etdim .o gece de oda geldi.onları muşahade edecek bir pencere arkasına başka bir odada oturdu.virdine çalışdı.akşam olunca hars bin muhasibi arkadaşlarıyla beraber geldiler.yemek yediler yatsıyı kıldılar.yatsıdan sonra namaz kılmaksızın harisin huzuruna oturdular.gecenin yarısına kadar onlardan hiçbirisi konuşmadı.bilahere bir adam bir meseleyi ortaya attı.haris söze başladı.arkadaşlarının üzerine kuş düşmüşçesine kemal-i edeble dinlediler.onlardan kimisi ağlıyordu.kimisi inliyordu.kimisi bağırıyordu.o sözünden şaşırmazdı.ben pencereye yaklaşdım.imam ahmedin halini bilmek .ne bakayım ki ağlamakdan kendinden geçmişdir.tekrar onların cematine döndüm.onlar böylece sabaha kadar devam etdiler.ve sabah olunca gitdiler.tekrar ebu abdullah imam ahmede geldim.bana : bu kavmin benzerini gördüğümü bilmiyorum.hakikat ilminde bu adamın sözü gibi bir söz dahi işitmedim.hayrete düşdüm.bununla beraber onlarla sohbet etmeni tavsiye etmiyorum.dedi ve kalkıp gitdi.

bir rivayetde ” ve bundan hiç bir şeyide inkar etmiyorum ”da vardır.

ben [yani ibnu subki ]derim ki : basiret gözüyle bu hikayeyi düşün.ve bil ki ahmed ibni hanbelin o adama onların sohbetini tavsiye etmemesi adamın makamlarına ulaşmadığı bazı kusurdan dolayı mahrum kalacağı içindir.ve hakikaten onlar dar bir makamdadırlar ki herkes o makamda suluk edip yürüyemez.aksi takdirde ağlamışdı ve harise teşekkurde de bulunmuşdu.elbetde her birisinin bir görüş ve içtihadı vardır.ALLAHu teala bizleri onlarla beraber seyyid-il mürselin sallALLAHu aleyhi ve ala alihi ve ashabihi ve sellemin zümresinde haşreylesin [1]

1 – tabakatu’l ibni subki c:2 s. 275 – 278-279 isim no : 65

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin