Ana Sayfa İktibaslar Hz. Osman R.a Efendimizin Kuşatma Altına Alınması ve Öldürülmesi

Hz. Osman R.a Efendimizin Kuşatma Altına Alınması ve Öldürülmesi

39
0

Kâdı Ebû Bekr İbnu’l Arabi diyor ki;

“Hz. Ali isyancılara vereceği cevabı verdikten sonra Hz. Osman’a gidip “Sen bizim hakkımızda şöyle şöyle yazmışsın” dediler. Hz. Osman’da onlara ” iki şeyden biri olur; Ya siz benim böyle bir şey yazdığıma dair müslümanlardan iki şahit getiriniz, veya Ben yazmadığıma dair yemin ederim. Siz de takdir edersiniz bir kişinin dilinden mektüp uydurulabilir ve mühürü taklid edilebilir. [137] Onlar Hz. Osman’a “Mervan’ı bize teslim et” dediler. Hz. Osman’da “teslim etmem” dedi. Şayet Hz. Osman mervan’ı onlara teslim etseydi zulmetmiş olurdu.

Onların elinde sadece mervan veya başka birinde bulunan haklarını istemekten başka bir salahiyetleri yoktur. Bundan sonra şayet bir hak isbat olursa, bunu yerine getirecek, alacak ve hak sahibine hakkını alma imkanını verecek olan ise Hz. Osman’ın kendisidir.

Bunlar ise Hz. Osman’ın söylediklerini kabul etmeyip daha önce yaptıkları anlaşmayı bozdular. Evini kuşattılar ve halifelikten istifa etmesini istediler. Aksi takdirde kendisini öldüreceklerini söylediler. Hz. Osman ise Allah’ın kendisine giydirdiği bir gömleği çıkarmayı reddetti- Nitekim Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Ona böyle davranmasını emretmişti.

Hz. Osman onların karşısına çıkıp- sahih bir senedle sabit olan bir hadiste nakledildiği gibi- Onlara mescidi inşa ettiğini, Rume kuyusunu kazdırmasını ve Uhud dağı sallandığı esnada söylediği sözleri hatırlattı. Onlara söylediği daha diğer başka şeyleri de kabul ettiler.[139]

Abdullah bin Amir b. Rabia şöyle naklediyor;

“Hz. Osman’ın evi kuşatma altına alındığında ben yanındaydım. Hz. Osman (kendisini korumak isteyenlere) şöyle dedi: “Bana itaat etmesinin gerekli olduğunu gören herkesten mutlaka elini çekip silahını bırakmasını istiyorum. Daha sonra “Ey İbn-i Ömer kalk” dedi. İbn-i Ömer yanına kılıcuu alarak halka Hz. Osman’ın bu isteğini duyurdu. Sonra da İbni Ömer ile Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hasan yanından çıktılar. İsyancılar da içeri girip Hz. Osmanı öldürdüler.”

Zeyd bin Sâbit geldi ve (Hz. Osman’a) şöyle dedi; “İşte Ensârlar kapıda duruyorlar ve diyorlar ki “Hz. Osman isterse biz ikinci bir defa Allah’ın (dininin) ensarı (yardımcıları) oluruz.”

Hz. Osman ise, “Vazgeçin, Benim buna ihtiyacım yoktur” dedi. Ebu Hureyre de Ona “İşte bu gün seninle beraber (asileri) vurmak güzel olur” dedi. Hz. Osman da Ona “Senden mutlaka yanımdan çıkmanı istiyorum” dedi. (Hz. Ali’nin oğlu) Hz. Hasan, Hz. Osman’ın yanından en son çıkan kişiydi. Nitekim Hz. Hasan, Hz. Hüseyin (Radıyallahu Anh), Hz. (Abdullah) bin Ez-Zübeyr ve Mervan, Hz. Osman’ın yanına geldiler. O ise onlara kesinlikle silahlarını bırakmalarını ve yanından çıkıp gidip evlerine kapanmalarını istedi.

Bunun üzerine (Abdullah) bin Ez-Zübeyr ile Mervan kesinlikle yanından aynlmamaya kararlı olduklarını söylediler. -En sahih görüşe göre – Hz. Osman kapıyı açtı ve isyancılar içeri girdiler. O, kesin öldürüleceğine kanaat getiriyordu. Nitekim Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Ona öldürüleceğini, başına gelen bir musibetle, şehid olacağını ve bundan dolayı cennete gideceğini bildirmişti.

Rivâyet ediliyor ki Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Ona rüyada istersen sana yardım edelim veya bu gece iftarı bizim yanımızda açarsın demiş.[140]

Yine rivâyet ediliyor ki; “Hz. Osmanlı Mısırlı bir kaç serseri öldürdü. Onun kanından bir damla “Allah sana kafidir” mealinde ki ayetin üzerine damladı. O kan lekesi, şu ana kadar üzerinde duruyor ve silinmemiştir.

Naklediliyor ki, Hz. Âişe demiş ki;

“Ben size (haksız yere) bir kamçının vurulmasına öfkelenirken Hz. Osman’a (haksız yere) kılıncın çekilmesine nasıl öfkelenmeyeyim. Siz onu sorguya çeke çeke süzme bal halinde bıraktınız. Onu bir kabı yıkar gibi yıkadınız ve kirden yıkanmış bir elbise haline getirdiniz. Yani siz onu sorguya çektiniz. Her defasında hiçbir suçunu bulamadınız ve Ona öyle eziyet ettiniz ki varsa bir hatası onunda affolunmasına sebep oldunuz. Sonra da onu öldürdünüz.”

Tabiin imamlanndan biri olan Mesrük diyor ki;

“Ben Hz. Aişe’ye dedim ki; “Zaten bu senin işindir, Sen Hz. Osman’a karşı ayaklanmaları konusunda mektup yazdın. (Şimdi de kalkıp onu müdafaa ediyorsun)” Bunun üzerine Hz. Aişe “Müminlerin inandığı ve kafirlerin inkar ettiği Allah’a yemin ederim ki, Ben bir kelime daha yazmadım” dedi.

Al-A’meş diyor ki; “Sahabiler artık Hz. Aişe’nin dilinden (uydurma) mektuplar yazıldığı kanaatına varmışlardı.”

Kâdı Ebu Bekr devamla şöyle diyor;

“Yukarıdaki rivâyetler bu mevzuda nakledilenlerin en sağlamlarındır. Ve bu rivâyetlerden anlaşılıyor ki, hiçbir sahabi Hz. Osman’ın aleyhine çalışmadığı gibi O’na yardım etmekten kaçınmamıştır.

Şayet Hz. Osman onlardan yardım isteseydi bin veya dört bin yabancı, yirmibin veya daha fazla Medine yerlisini yenemezdi. Ne var ki Hz. Osman kendi eliyle kendisini bu musibetin içine attı.

Ulemâ Hz. Osman’ın durumu gibi bir durumla karşı karşıya gelen bir kimsenin kendisini savunmayacağı veya başkalarından yardım istemeyeceği konusunda farklı görüşler belirtmişlerdir.

Bazı âlimler, bu durumdaki birinin Hz. Osman’a ve Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’in fitne esnasında nasıl davranacağına dair tavsiyesini almak için kendisini savunmamasını caiz görmüşler. Aynı zamanda bu şahıs kendisini savunmadığı gibi başkalarının da bazılarını öldürmek suretiyle kendisini savunmalarını yasaklaması halinde acaba onun bu yasaklamasına itibar etmeyip onu savunacaklar mı? Bu konuda Alimler farklı görüşler belirtmişlerdir.

Kadi Ebubekir sözünü şöyle bitiriyor;

“Bu söylediklerimizden anlışılıyorki Hz. Osman mazlum olup mesnetsiz olarak ona itirazlar yapılmıştır. Ve sahabilerin hepside onun kanından beridirler. Zira onlar Hz. Osman’ın kendisini teslim etmesi konusunda onun iradesine razı olmuşladır. Ve Hz. Osman ne işin başında nede sonunda hiç bir zaman hiç bir münkere bulaşmamıştır. Aynı şekilde hiç bir sahabede münker olan birşeye bulaşmamıştır. Bu konuda asılsız olan haberlere kesinlikle kulak vermemelisin bu söylediklerimizi kanıtlayan diğer birşeyde budur Abdullah bin Zubeyr’den rivâyet edilmiştirki o Hz. Osman’a “Biz seninle burada işini bilen önünü gören bir cemaatız böylelerinin azlarıylada ALLAH (Celle Celaluhu) yardımını nasip eder bize izin ver” demiş, Hz. Osman ise “benim yüzümden kan akıtan adama Allah’ı hatırlatıyorum” diyerek izin vermemiştir.

Süleyt bin Ebi Süleyt, Hz. Osman bizi savaşmaktan nehyetti. Eğer bize izin verseydi biz onları şehirden çıkarana kadar onlarla savaşacaktık.[141]

Yine rivâyet ediliyor ki Hz. Osman kölelerine “Kim ki kılıcını takarsa o hürdür” demiştir. [142]

İbni Kesir diyor ki: “Sahabilerin bir kısmının Osman’ı isyancıların eline verdikleri ve O’nun öldürülmesine nza gösterdikleri şeklindeki açıklamaları doğru değildir. Zira hiçbir sahabinin böyle yaptığı isbat edilmemiştir. Bilakis bütün sahabeler bunu nefretle karşılamışlar ve bunu yapanları kınamışlardır. Fakat Ammâr bin Yasir, Muhammed bin Ebibekr ve Ömer bin el-Hamk gibi bir kısım sahabeler Osman’ın kendiliğinden halifeliği bırakması temennisinde bulunmuşlardır. [143]

Takiyyuddin İbni Teymiyye diyor ki:

“Seçkin Müslümanlardan hiç birinin Osman’ın kanının dökülmesinde parmağı yoktur. Bizzat öldürmedikleri gibi başkalarının da onu öldürmelerini istememişlerdir. Onu, öldürenler çeşitli kabilelerin serseri ve fitnecilerinden oluşan ve yeryüzünde fesat çıkaran bir topluluktur. Hz. Ali (Radıyallahu Anh) şöyle dua ederdi: “Allah ‘ım! Osman’ı öldürenlere Karada, denize, ovada ve dağda, nerede olursa olsunlar lânet et”. [144]

Kâdı Ebû Bekr diyor ki:

“Bu Cahil azgınlar bir araya geldiler ve kendi aralarında halka bütün faziletli sahabelerin Osman’ın aleyhinde olduklarını, halkı ona karşı çıkmaya teşvik ettiklerini söylemeyi kararlaştırdılar. Osman’ın Ali’ye yardım etmesi için çağrıda bulunduğunu ifade eden gayet fasih ve beliğ bir mektub uydurdular. Bütün bunları müslümanların, Selef-i Salihin ve Hülefa-i Raşidine karşı kalplerinde bir kin beslemelerini sağlamak amacıyla yapmışlardır.” [145]

İbni Hacer El-Heytemi şöyle diyor:

“Osman’ın öldürülmesiyle ilgili sahih olmayan bir çok şeyler nakledilmektedir. Sen onlara aldanma”. [146]

Dipnotlar :

[137] Heysemi, Mecmeu’z-Zevâid (7/228,229)’de şöyle diyor; “Bu hadisi Bezzâr rivâyet etmiştir. Hadisin Ebû Said dışında kalan ravileri sahihte ismi bulunan râvilerdir. Söz konusu kişi ise “Sika” dir.
[138] Taberi 5/108 Mevâ’ridu’z-Zamân, 541
[139] Çok sıkıntıya girdi, mecâli kalmadı ve suyu bitti. Bu konuda müslümanlardan yardım istedi. Bunun üzerine Ali (Radıyallahu Anh) yanına bir kaç su kabı doldurarak bineğine binip yanına gitti. Evin etrafında ki isyancıların cahilane ve kaba sözlerine ve binegini ürkütmelerine rağmen beraberindeki suyu güçlükle yanına ulaştırabilirdi. El-Bidâye Ven-Nihâye 7/187
[140] Mecmeuz-Zevâid’de naklediliyor: Hz. Osman bin Affan’ın azatlısı Müslim Ebû Said rivâyet etmiştir ki: “Hz. Osman 24 kadar köle azat etti. Sonra cahiliyye döneminde de, müslümanlıgında da giymedigi bir şalvarı isteyip üzerine bağladı ve şöyle dedi. “Ben dün gece uykuda Rasullullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem), Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer’i (rüyada) gördüm. Bana “Sabret, yarın gece iftarını bizim yanımızda açarsın” diyorlardı. (Hz. Osman daha sonra bir mushaf istedi, Onu önüne açtı. Mushaf önünde iken öldürüldü.”

[141] El-Avâsım 129-141
[142] 142 El-Bidâye ve’n-Nihâye 7-/181
[143] El-Bidâye ve’n-Nihâye 7/198
[144] Minhâcu’s-Sünne, 2/186
[145] El-Avâsım, 139
[146] Tathiru’l-Cenân, 44

Hadisi Abdullah ve Ebû Ya’la El Kebir’de rivâyet etmişlerdir. Râviler de sikadır. 7/232

İktibas : Şeyh Salih Ekinci K.s – Sahabe Dönemi Sahife 135’den itibaren

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin