Kimler Korkar..
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
(Ders ayeti)
"Dilerse sizi yok eder ve yepyeni bir halk getirir"
İnançları ehl-i sünnet inancı, amelleri ehl-i sünnet ameli, takvası ehl-i sünnet takvası olan yeni bir topluluk yaratır. Hulasa bizler büyük bir hakikat nida ediliyor. Bütün insanların Allah-u Teala Hazretlerine ziyade muhtaç olduğu bildiriliyor. Allah-u Teala'nın ise hiç bir şeye muhtaç olmadığı, bütün hamdlerin ancak O'na layık olduğu beyan ediliyor.
Bu tenbih ile mütenebbih olunmazsa Mevla Teala halkları, toplulukları memleketelerinden siler süpürür, onların yerine dilerse imanlı, mükellef olduğu amelleri ifa eden, çok güzel ahlaklı insanları getirir.
(Ders ayeti)
"Bu iş (sizi yok edip yerinize yerinize başka bir topluluk getirme işi) Allah'a zor değildir.
Yani dünya kurulduğundan beri gelen insanlar şimdi neredeler? Sizlerde aynı durumun ağzındasınız.
Ya Erhamerrahimin! Bizi bu tenbihlerle mütenebbih(uyarıcı) eyle, Sana layık kulluk nasibeyle, bütün afattan, dünyevi ve uhrevi belalardan bizleri koru! Amin...
(Ders ayeti)
"Günah işleyen bir kimse, başkasının günahını çekmez, günah yükü ağır gelen bir kimse, günahlarından bir kısmının taşınmasına başkasını çağırsa da yükünden bir şey yüklenilmez. İsterse (çağırılan ana babası gibi) bir yakını olsun.
Ey Resülüm! Sen ancak Allah'ın azabını görmemişken Rablerinden korkanları, namazı gerği üzere kılanları sakındırırsın. Kim temizlenirse (durumunu düzeltir hayır işlerse) ancak kendi nefsini temizler (sevabı kendisine olur), sonunda dönüş Allah'adır."
Oğul-kızı, anası-babsı, karsı-kocası kimi olursa olsun, kimse kimsenin yükünü yüklenemeyecektir. Bir suç sahibi, başka bir suç sahibinin suçunu , günah yükünü sırtlayamaz. Ahirette ağır bir günah yükü bulunan kimse yükünün ağırlığından zorlanarak biraz hafifletilmesini istese, kimse onun yükünü alamaz. Buna davet olunan insan yakınlık sahibi dahi olsa.
Öyleyse dünaydayken günahları tahfif etmeğe (azaltmaya) çalışalım. Peki günahlar neyle tahfif olur? Bir kaç aytet-i kerime okuyalım:
"Eğer siz nehyolunduğunuz (günahlar) ın büyüklerinden sakınırsanız, sizden bütün günahlarınızı siler, gayet kerim bir mevkia (cennete) sizi idhal eder (sokar) ız." (Nisa suresi 31'den)
"İman edip amel-i salih işleyen kullarımızdan bütün günahlarını mahveder ve işledikleri amellerin en güzeli ile onları mükafatlandırırız." (Ankebut sr:7)
"Şüphe yok ki Ben, tövbe eden, iman edip amel-i salih işleyen, sonrada hak yolda sebat gösteren kimse için Gaffar'ım, çok bağışlayıcıyım." (Taha sr:82)
Bu müjdeler dünyada olanlar içindir. Kişi ahirette cezaya yakalnırsa ne kadar yalvarsada kendisinden azap tahfif edilmez.
Bu hususta sure-i Fatırda şöyle buyuruluyor:
" Kafir olanlara gelince; onlara cehennem ateşi var (ikinci defa haklarında hüküm verilip) öldürülmezler ki, ölsünler(de rahata kavuşsunlar). Onlardan cehennemin azabı da hafifletilmez. İşte (Allah'ın nimetlerini inkar eden) her nankörü böyle cezalandırırz." (Ayet:36)
Yakayı ele verdin mi? Bitti artık. Yakayı ele vermeyecek imanla yaşayalım, tövbeyle yaşayalım, istiğfarla yaşayalım, bir daha asla günaha yaklaşmamaya gayret edelim.
Yani sen ne kadar vaaz etsende ancak Rabbisinden gayben korkan kimseleri korkutabilirsin, bir de namazı hakkıyla kılanları korkutabilirsin. Her kim iman ve amel-i salihe devam ederse kendi nefsi içindir. Günahından temizlenirse, kendi nefsi için temizlenmiş olur.
Ey bize anamızdan babamızdan çok acıyan Allah'ımız! Bu işleri bizden makbul eyle! Amin...
Yanlış ve kötü niyetlerle birşey kazanılmaz, riyadan ucuptan birşey çıkmaz. Allah' yalvaralım, sevmediği ahlaktan kurtulmamızda bize yardımcı olsun!
Mavla Teala Hazretleri bizi insafla düşünmeğe delalet buyurmuş oluyor. Kulluk uhdesinden gelmemizi emir buyuruyor. Uyanmak isteyen uyansın, hakikat bilmek isteyen bilsin. Bundan sonra Cenab-ı Hak şu ayetleri ve tenbihleri bize misallerel açıklayacak.
(Ders ayeti)
"Görenle görmeyen bir olmaz."
Nasıl ki görenle görmeyen bir değildir, vermiş olduğumuz nimetlerin kıymetlerini bilerek şükreden kimse ile etmeyen kimse de bir değildir.
(Ders ayeti)
"Ve karanlıklarla nur da bir değildir."
Karanlık ile aydınlık bir olmadığı gibi, bu iki kimsede aynı değildir.
(Ders ayeti)
"Gölge ile sıcaklık (bir değildir)"
"Dirilerle ölülerde bir olmaz, (öyleyse müminlerle kafirler müsavi değildir). Doğrusu Allah dilediği kimseye (hakkı kabul ettirir) işittirir. Sen kabirlerde bulunanlara (kalpleri ölü kafirlere) işittirecek değilsin."
Cenab-ı Hakkın verdiği nimetleri takdir edip şükreden diridir, etmeyen ölüdür. Bu iki kısım insanın arasında ölülerle diriler kadar fark vardır. Mevlayı bilmeyen insan bedeni mezar gibi, elbisesi kefen gibidir.
Yani ölüyle diri bir ise, iyi ile kötü de birdir. Ölü ile diri bir olmadığı gibi iyi ile kötüde bir değildir. Şu halde iyi isek, iyi isek çok şükredelim, eğer kötü isek, fırsat eldeyken iyi olmaya çalışalım.
Ama ile basir (ziyade gören), karanlıklarla nur, gölge ile hararet bir olmadığı gibi, Din-i Mübin-i İslam'ı tatbik eden ile tatbik etmeyen de bir değildir.
Dirilerle ölüler bir olmadığı gibi , müslümanlarla müslüman olmayanlar bir olmaz. Allah-u Teala dilediğine vaazını işittirir, sen kabirde olanlara işittiremezsin.
Bu bildiğimiz kabirler de olanlara işttirirsin, iman hususunda ölülere işittiremzsin. Eğer diyecek olursan: "Mevla Teala dilediğine işittiriyorsa herkese işittirsin" O, işitmek isteyene işittiriyor, işitmek istemeyene işittirmiyor, Mevla kimseye zarar etmez, zulmetmez. Herkes kendi kendine zarar eder, zulmeder.
(Ders ayeti)
"Sen sadece (azapla) korkutan (bir peygamber)sin. (Eyy Resulüm!) muhakkak ki biz Seni, cennetle müjdeleyici, cehennemle korkutucu (bir peygamber) olarak (Kur'an ile) gönderdik. Hiç bir ümmette yoktur ki, içlerinde cehennem ile korkutucu bir peygamber geçmiş olmasın."
Yarın ahirette kimse " Allah-u Teala Hazretleri bana duyurmadı" diyemez, duyurmadıysa zaten azabetmeyeck.
Düşenler kendileri düştü. Kalkanlar ise verilen bütün nimetlerin Rabbisinden olduğunu bilip O'na iman eden, ameli salih işleyip şükrünü ifa edenlerdir.
(Ders ayeti)
"(Ey Resulüm! Üzülme Kureyş) Seni tekzib ediyorlarsa, onlardan öncekilerde (peygamberlerini) tekzib etmişlerdi, onlara peygamberleri mucizelerle, suhuf ile ve nurlu kitap ile (Tevrat ve incil ile) gelmişlerdi."
Yani Habibim! Seni asrının milleti tekzib ve ziyade inkar ediyorsa , buna üzülme, zira senden evvel geçenlerde, peygamberlerini ziyade tekzib ettiler (yalanladılar). Halbuki o peygamberler onlara, kendilerini yola alıcı, nur saçıcı kitaplarla gelmişlerdi.
(Ders ayeti)
"Sonra (peygamberleri ve kitapları) inkar edenleri yakalayıp cezalandırdım. (Bak imansızların inkarlarına karşı) azabedişim nasıl oldu?"
Ama ne ders! Etrafımızı ateş kuşatmıştır, halen uyanmıyoruz. Akıllı kimse komşusunun ölümünden ibret alandır.
"Düşünün de ibret alın, ey basiret sahipleri" (Haşr sr:2'den)



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

