Mehdilik Enflasyonu
.
Netice-i kelam:
Peygamber efendimiz ve arkadaşlarından gelen haberlerin "yorumlar" (teviller) ile birilerine ve bir takım olaylara "yamanması" (uydurulması) çok ciddi bir sorundur ve bu tarz operasyonlarla kendilerini ya da birilerini "Mehdi" olarak kabul ettirmeye çalışan onlarca "iddia sahibi" türemiştir. Video sitelerine giriniz, birkaç saat "mehdi" yazan videolara bakınız: Şaşıracaksınız. Kendini Mehdi olarak yutturmaya çalışanlardaki enflasyon, içinizi acıtacak...
Çaresi, haşa gelen haberleri inkar etmek değildir. Çaresi, muteber alimlerin, büyük ulemanın şu ikazına kulak vermek ve bunu yaymaktır: "Ahir zaman olayları, alışılmışın aksine, olağanüstü bir şekilde, tevilsiz-yorumsuz AYNEN haber verildiği gibi yaşanacaktır" 'Ve ihbar edilmiş bu alametler AYNEN gerçekleşmeden ortalığa atılan her kişi, aldanmış ve insanları aldatanlardır.' Bu hakikat, ne kadar çok paylaşılırsa, yorumlarla işi kendilerine uyduran sahtekarlara karşı o kadar yaygın bir kalkan olacaktır; bunlara kapılıp kendini istismar ettirenlerin sayısı da o kadar azalacaktır. İnşallahu Teala... Bizim bu konuyla ilgilenmemizin en baş nedenlerinden birisi de bu önemli vazifeyi "karınca kadarınca", gücümüz yettiği kadarıyla, nacizane yerine getirmektir. Özü şu: Dikkat, haber "olanlara" uydurulmaz. "Olanlar" habere uyacaktır. Bunu bilirsek sorun küçülür.
Risale-i Nur, bu ciddi soruna çözüm getiremez, çünkü bu sorunun kaynaklarından biridir demiştik. Kısaca;
1- 'İlke: Ahir zaman olayları ve şahısları AÇIKÇA bilinemez, yoruma muhtaç şekilde zuhur edecektir' diyen Risale ve cemaati, enflasyon yaşanan çığrı açanlardan... "Her haber kapalıdır, tevili lazım; Hadisler ancak 'özel' kişiler tarafından anlaşılacak" deyip peşinden de 'işte size o kapalıyı açıyoruz'; "Mehdi As. (Büyük Mehdi), Said Nursi'dir, cemaati de Mehdinin sahabevari şakirtleridir, bizden başka yerde aramayın" davasını ortaya koymak sorunun ta kendisidir, maalesef bir samiyetsizliktir. Kendi davası için ve ikbali adına ilke uydurmaktır. Ve bu "ilkenin", yorumlama operasyonunun Risaleden başka bir dayanağı da yoktur. Kendi kendine şahid, kendi kendine delil, kendi kendine destek, kendi kendini doğuran bir ilke...
2- Risale cemaatinin ispat aracı olarak sık kullandığı mesela içinden kendilerine yazılmış mektuplar olduğunu iddia ettikleri Mektubat sahibi İmam Rabbani Hz.leri, ahir zaman hadiselerinin ihbarlarda olduğu gibi, "alışılmışın aksine", aynen ortaya çıkacağını bildirmiş ve verilen haberleri tevil etmeden, yoruma kaçmadan iddia sahiplerine uygulamış ve uymadığını vurgulayarak iddia sahiplerini ve onlara inananları "nar ehli" olarak ilan etmiştir.. (Bakn. 380. mektup)
Mektubat-ı Rabbani içinde 400 sene öncesinden kendinize yazılmış ve sizi tasdik eden Mektuplar olduğu reklamını yapacaksınız, ayrıca o Mektubattan, aslında kesin olarak yer almayan "alıntılarla" yeni yollar icad ettiğinizi ilan edeceksiniz; kısaca bu kadar alim ve arif arasından hemen hemen tek dayanak olarak İmam Rabbani Hz.lerini göstereceksiniz; ardından o Mektubat'taki sizi çürüten ikazları görmezlikten gelip iddialarınızda devam edeceksiniz. Tutarsızlıktır. İmam Rabbani Hz.lerini kullandığınızı (istismar ile siper ettiğinizi) açıkça gösterir.
Hemen her konuda sabit (kemikleşmiş) fikirler ve inançlar geliştirmiş risale cemaatinden; hatalarını, tutarsızlıklarını düzeltmelerini, siper etmeyi bırakmalarını, açtıkları kötü çığırı kapatmaya çalışmalarını, bu ciddi soruna merhem olmalarını beklemiyorum. BEYHUDE. Fakat insanlara, bu konularda düşünmeden, aslını esasını araştırmadan her fikre kapılmamalarını tavsiye edebilirim ancak...
Bu konunun en başından bu yana özet olarak, Mehdi As.'ın zuhurundan önce Ramazan başında ay, aynı Ramazan ortasında güneş tutulacağı; yine aynı Ramazan içinde 2 kez ay tutulması yaşanacağı sahih haberlerle bildirilmiştir. Geçmiş ve gelecek 1000 yıllık zaman içindeki bütün tutulmaları inceledik: Sonuç, bu alametler henüz gerçekleşmemiştir. Ve inşallah beklenmeyen ve hesap edilmeyen bir zamanda "olağanüstü" bir tarzda gerçekleşecek ve bu alameti herkes görecektir. Dolayısıyla, mesela "hicri 1400 başlarında tutulmalarla ilgili bu alametler gerçekleşti" deyip takvimler gösteren bazı kişilerin, yanıldıkları ve bilerek-bilmeyerek insanları yanılttıkları anlaşılmıştır. Lütfen dikkat, diyoruz.
Bu çevrelerce, Hadis-i Şeriflerin bazılarını ve bazı kısımlarını vurguladıkları, bazılarını ve bazı kısımlarını gizledikleri, böylece haberleri kendi istedikleri gibi (keyiflerince) yorumladıkları da çokça görülmektedir. Ve bunlar Mehdi As. ile İsa As.'ın geldiklerini fakat dünyadaki güçlülerden korkarak (!) gizlendiklerini de iddia etmekteler. Haşa. Yakıştırdıkları sıfata bakar mısınız?
Ve bu kadar aşikar yanlışlar yapan, bu denli edebe sığmayan iddialarda bulunan bu çevrelere inananlar vardır. Demek ki çok dikkatli olmak, hakiki ulemaya kulak vermek gereği olduğu ortadadır. Ve aciz uyarılarımızı, en azından, 'ne diyor yahu bu, kesin yanlıştır' diyerek dahi olsa mutlaka baştan itibaren biraz zaman ayırıp incelemenizi istirham ediyorum. Lütfen bakınız:
http://www.reddulmuhtar.com/giris/sami-ruhan/1450-s-ruhan.html
http://www.reddulmuhtar.com/giris/sami-ruhan/1449-sami-ruhan.html
Fi emanillah. Dua ediniz.
.


