Yazdır

Mehdi As. ve Güneş-Ay Tutulmaları

Yazar: Sami Ruhan. Posted in Sami Ruhan

Mehdi As. ve Güneş-Ay Tutulmaları


Mehdi As.’ın kendisi, diğer 9 büyük alametle beraber Kıyametin yakın habercilerinden… Ehli Beyt’ten olan ve bütün dünyayı yönetimi altına alacak ve ikinci Asr-ı Saadeti yeryüzünde tahakkuk ettirecek olan, mübarek Mehdi As. zuhur ettiğinde ve sonrasında, diğer büyük kıyamet alametleri peş peşe, boncuk tanelerinin tesbih ipine dizildiği gibi birbirine yakın, peşi peşine, ard arda gerçekleşecekler inşallah… 


Mehdi As’ ın gelişine bir tembellik vesilesi sayılıyormuş gibi eğri bakanların (doğruculuğa soyunmuş sorgucuların) aldandığı yer de tam burasıdır: Evet, Mehdi As. gelip savaşacak, küfrü ezecek, batılı ortadan kaldıracak, İslam’a sonradan karışmış bid’atleri tamamen temizleyecek, Kitap ve Sünneti tam yaşanır hale getirecek, adalet ve zenginlikle bütün dünyayı dolduracak tamam… Amenna. Allah ve Resulü, ahir zamanın ahiri için ne buyurmuşlarsa eksiksiz hepsi meydana gelecektir. Doğrudur; Mehdi gelecek diye yatmayalım da böyle diyerek aslında kendilerini oyalayanlar, nefs semizletenler ve kendi varlıklarını kutsayanlar şunu gözden kaçırmışlardır: Mehdi As’ ın gelişi esasen Peygamber efendimizle hatta ilk insan Adem As. ile başlayan Dinin (Ben-i Ademin, insanlığın dünya macerasının) en sonuna gelindiğini ve kısa sayılabilir bir süre sonra Kıyametin koparak ahiret yaşantılarının artık başlayacağını haber vermektedir asıl… Vakt-i Eşrat …

Mehdi As’ ın teşrifini, en büyük fitne olan Deccalın çıkması ve yeryüzünü dolaşarak insanları kendine taptırması, onu İsa As’ ın yeryüzüne inmesi ve Deccalı öldürmesi, onu daha İsa As. henüz dünyadalarken yec’üc mec’üc kavimlerinin her yeri istilası ve ardından hepsinin ölmesi, onu Sünnet-i Seniyyenin tamamen ihya olması ve önce melik (tek hükümdar) olarak Mehdi As., sonra İsa As. ve sonra Mehdi As’ ın salih halifeleri ile Müslümanların cihan hakimiyeti, onu önce Mehdi As’ ın sonra İsa As.’ın vefatları, onu dabbetü’l arz isimli bir yaratığın zuhuru ve kıyametin yaklaştığını ve kimin kafir ve kimin Müslüman olduğunu insanların yüzlerine karşı açıkça haber vermesi, onu dabbetü’l arz tarafından İblis (şeytan) aleyhilanenin öldürülmesi, onu Kabe’nin tamamen yıkılması (tahrip olması), onu Mushaflardan (yazıdan) ve göğüslerden Kur’an-ı Kerim’in silinmesi, onu güneşin 3 günlük bir karanlık sonunda BATIDAN doğarak gün ortasına yükselmesi ve ortada durup ilerlemeden tekrar batıya yönelip kendi adetinde devam etmesi, onu tevbe kapılarının kapanarak tevbe ve imana gelmenin artık kıyamete kadar kabul edilmemesi, onu insanları dünyanın batı taraflarına göçe zorlayacak bir ateşin çıkması, hemen peşinden müminlerin (Müslümanların) hepsinin tatlı bir rüzgarla toptan canlarının alınması ve nihayet bundan hemen sonra Sur’a üflenerek Kıyamet saatinin başlaması izleyecek… Ve son.. Zat-ı Akdes’den gayrı her şey yok olacak. Ve mahşer. Yeniden diriltilip bir araya toplanma… Hesap ve mizan. Şefaat, mükafat ve mücazat. Ve hepsine imanımız var, bunların olacağını gözümüzle görmüş gibi tasdik ederiz.

Gördüğünüz gibi peş peşe gelen bütün bu büyük alametlerin en başı Mehdi As.’ın zuhur etmesidir. O çıktıktan sonra diğerleri sırayla peş peşe görünecek. Kıyamet alametleri, büyük hadiseler böylece sayılmıştır.

Mehdi As’ ın teşrifinden önce de vuku bulacaklara (alametlere, işaretlere) dair rivayetler gelmiştir. Mehdi As. nasıl kendisi diğer alametlere ve kıyametin yaklaştığına en baş ve en ilk bir alamet ise onun çıkışına işaret olacak alametleri de öncesinde yaşanacaktır. İlk alametin alametleri… Bunlar da haber verilmiştir. Müslümanlar tarafından bu haberler yazı ve nakil yoluyla asırlardır sürekli gündemde tutulmuş. Halen de tutulmaktadır ve bu alan pek çok sapığın kendisini Mehdi As. gibi pazarlayarak istismar edebildiği bir imtihan vesilesidir…


Mehdi As’ ın çıkmasından önce, O’nun gelişinin yakın olduğu anlaşılsın diye, O’na işaret olarak yaşanacak çok hadise, büyük olaylar var dedik ya... Biz bunlardan bazılarını zaman zaman, çeşitli konularda dile getirmiş idik. İnşallah derli toplu olarak, özet halinde yine dile getirip konular açacağız. 

Ancak bu yazımızı müstakil olarak Mehdi As’ ın çıkışından önce “Ramazan ayında yaşanacak güneş ve ay tutulmaları” alametine tahsis etmek istiyoruz. Başarı ve isabet ancak Allah’tandır.

Bu alametin haberi Peygamber efendimizden, Ashab-ı Kiram ile onlara güzellikle tabi olanlardan şöyle gelmiştir: “Mehdi As’ ın çıkışına yakın Ramazan ayının başında (birinci gecesinde) ay, ortasında ise güneş tutulacaktır. Bu olay kainatın yaratıldığından beridir hiç yaşanmamış bir hadisedir” Bir haber de şöyledir: “Mehdi As. zuhur etmeden önce Ramazanda iki kez ay tutulacaktır

Gök cisimlerinin hareketleri, gezegenler ve güneşin konumları, gelecekteki uzay cisimlerinin birbirine uzaklaşmaları, yaklaşmaları bugünden hesaplanabiliyor. Mesela önümüzdeki “bin” yıllar boyunca güneş ve ay tutulmaları, tam mı parçalı mı olacakları, bunların gerçekleşeceği saatler hatta dakikalar, tutulmaların süresi, yeryüzünün nerelerinden seyredilebileceği hepsi listeler halinde önümüzdedir. Bu iş, bir gaybı taşlama ya da fal bakma ya da kahinlikte bulunma ya da yıldızcılık işi değildir. Bir hesap işidir. Gezegenler, ay, güneş ve yıldızlar hepsi bir ölçü ve düzene göre yaratıldıkları ve hareket ettikleri için olağan seyirlerini/yörüngelerini sürdürdükleri müddetçe, bunların gelecekte neler yapabileceği bugünden tahmin edilebilir. Lakin Allah Teala, olağana izin verdiği müddetçe… 

Gökyüzünde vuku bulacak bir bela ya da bir olağandışı hadise sebebiyle, ölçüyü veren o ölçüyü boza da bilir, yerine başka bir ölçüyü de takdir edebilir. Bunu biz bugünden bilemeyiz elbette. Biz her zaman cümlemizi noktalayıp peşinden “yine de Allah Teala en doğrusunu bilir” diyoruz. Allah Teala, önce koyduğu ölçüyü takdir edip değiştirmediği müddetçe uzayda hesaplananlar, tıpkı namaz vakitlerinin önceden isabetle hesaplanabildiği gibi tahakkuk edecektir inşallah.

 

İşte Mehdi As.’a bir alamet olan bu ay ve güneş tutulmaları acaba gelecek zaman zarfına ait olarak hesaplanmış listelere bakılarak anlaşılabilir mi diye kendimize soruyorduk ve üzerinde çalışmak hakkında uzun zamandan beri bir niyet beslemekteydik. Kısmet bugüne imiş. Konuyu daha yakından anlamak için: Miladi 1600 yılından başlayarak miladi 2568 yılına kadar 1000 yıllık bir zaman dilimindeki bütün ay ve güneş tutulmalarını önümüze koyduk. Bunların hangilerinin Ramazan aylarına denk geldiğini tespit ettik. 2-3 günümüzü alan bu çalışmadan sonra şöyle bir isabet karşımıza çıkmıştır:


Ramazan Başlangıcı: 07 Kasım 1611 (Hicri 1020)
Ramazanda Ay Tutulması: 20 Kasım 1611 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 04 Aralık 1611 (28. gün)

Ramazan Başlangıcı: 26 Ekim 1612 (Hicri 1021)
Ramazanda Ay Tutulması: 08 Kasım 1612 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 22 Kasım 1612 (28. gün)

Ramazan Başlangıcı: 15 Ekim 1613 (Hicri 1022)
Ramazanda Ay Tutulması: 28 Ekim 1613 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 12 Kasım 1613 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 12 Kasım 1806 (Hicri 1221)
Ramazanda Ay Tutulması: 26 Kasım 1806 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 10 Aralık 1806 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 02 Kasım 1807 (Hicri 1222)
Ramazanda Ay Tutulması: 15 Kasım 1807 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 29 Kasım 1807 (28. gün)

Ramazan Başlangıcı: 21 Ekim 1808 (Hicri 1223)
Ramazanda Ay Tutulması: 03 Kasım 1808 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 18 Kasım 1808 (28. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 08 Mart 1894 (Hicri 1311)
Ramazanda Ay Tutulması: 21 Mart 1894 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 06 Nisan 1894 (30. gün)

Ramazan Başlangıcı: 26 Şubat 1895 (Hicri 1312)
Ramazanda Ay Tutulması: 11 Mart 1895 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 26 Mart 1895 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 13 Temmuz 1915 (Hicri 1333)
Ramazanda Ay Tutulması: 26 Temmuz 1915 (13. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 10 Ağustos 1915 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 02 Temmuz 1916 (Hicri 1334)
Ramazanda Ay Tutulması: 15 Temmuz 1916 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 30 Temmuz 1916 (30. gün)

Ramazan Başlangıcı: 21 Haziran 1917 (Hicri 1335)
Ramazanda Ay Tutulması: 04 Temmuz 1917 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 19 Temmuz 1917 (30. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 05 Kasım 1937 (Hicri 1356)
Ramazanda Ay Tutulması: 18 Kasım 1937 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 02 Aralık 1937 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 25 Ekim 1938 (Hicri 1357)
Ramazanda Ay Tutulması: 07 Kasım 1938 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 21 Kasım 1938 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 22 Mart 1958 (Hicri 1377)
Ramazanda Ay Tutulması: 04 Nisan 1958 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 19 Nisan 1958 (30. gün)

Ramazan Başlangıcı: 11 Mart 1959 (Hicri 1378)
Ramazanda Ay Tutulması: 24 Mart 1959 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 08 Nisan 1959 (30. gün)

Ramazan Başlangıcı: 28 Şubat 1960 (Hicri 1379)
Ramazanda Ay Tutulması: 13 Mart 1960 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 27 Mart 1960 (30. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 13 Temmuz 1980 (Hicri 1400)
Ramazanda Ay Tutulması: 27 Temmuz 1980 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 10 Ağustos 1980 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 03 Temmuz 1981 (Hicri 1401)
Ramazanda Ay Tutulması: 17 Temmuz 1981 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 31 Temmuz 1981 (30. gün)

Ramazan Başlangıcı: 23 Haziran 1982 (Hicri 1402)
Ramazanda Ay Tutulması: 06 Temmuz 1982 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 20 Temmuz 1982 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 06 Kasım 2002 (Hicri 1423)
Ramazanda Ay Tutulması: 20 Kasım 2002 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 04 Aralık 2002 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 27 Ekim 2003 (Hicri 1424)
Ramazanda Ay Tutulması: 09 Kasım 2003 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 23 Kasım 2003 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 11 Mart 2024 (Hicri 1445)
Ramazanda Ay Tutulması: 25 Mart 2024 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 08 Nisan 2024 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 01 Mart 2025 (Hicri 1446)
Ramazanda Ay Tutulması: 14 Mart 2025 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 29 Mart 2025 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 05 Temmuz 2046 (Hicri 1468)
Ramazanda Ay Tutulması: 18 Temmuz 2046 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 02 Ağustos 2046 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 24 Haziran 2047 (Hicri 1469)
Ramazanda Ay Tutulması: 07 Temmuz 2047 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 22 Temmuz 2047 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 08 Kasım 2067 (Hicri 1490)
Ramazanda Ay Tutulması: 21 Kasım 2067 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 06 Aralık 2067 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 27 Ekim 2068 (Hicri 1491)
Ramazanda Ay Tutulması: 09 Kasım 2068 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 24 Kasım 2068 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 13 Mart 2089 (Hicri 1512)
Ramazanda Ay Tutulması: 26 Mart 2089 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 10 Nisan 2089 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 02 Mart 2090 (Hicri 1513)
Ramazanda Ay Tutulması: 15 Mart 2090 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 31 Mart 2090 (30. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 07 Temmuz 2111 (Hicri 1535)
Ramazanda Ay Tutulması: 21 Temmuz 2111 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 04 Ağustos 2111 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 26 Haziran 2112 (Hicri 1536)
Ramazanda Ay Tutulması: 09 Temmuz 2112 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 23 Temmuz 2112 (28. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 10 Kasım 2132 (Hicri 1557)
Ramazanda Ay Tutulması: 23 Kasım 2132 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 07 Aralık 2132 (28. gün)

Ramazan Başlangıcı: 30 Ekim 2133 (Hicri 1558)
Ramazanda Ay Tutulması: 12 Kasım 2133 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 26 Kasım 2133 (28. gün)

Ramazan Başlangıcı: 19 Ekim 2134 (Hicri 1559)
Ramazanda Ay Tutulması: 02 Kasım 2134 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 16 Kasım 2134 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 16 Mart 2154 (Hicri 1579)
Ramazanda Ay Tutulması: 29 Mart 2154 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 12 Nisan 2154 (28. gün)

Ramazan Başlangıcı: 05 Mart 2155 (Hicri 1580)
Ramazanda Ay Tutulması: 19 Mart 2155 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 02 Nisan 2155 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 19 Mart 2284 (Hicri 1713)
Ramazanda Ay Tutulması: 01 Nisan 2284 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 16 Nisan 2284 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 08 Mart 2285 (Hicri 1714)
Ramazanda Ay Tutulması: 21 Mart 2285 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 05 Nisan 2285 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 25 Şubat 2286 (Hicri 1715)
Ramazanda Ay Tutulması: 11 Mart 2286 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 25 Mart 2286 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 15 Temmuz 2436 (Hicri 1870)
Ramazanda Ay Tutulması: 28 Temmuz 2436 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 13 Ağustos 2436 (30. gün)

Ramazan Başlangıcı: 07 Temmuz 2437 (Hicri 1871)
Ramazanda Ay Tutulması: 18 Temmuz 2437 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 02 Ağustos 2437 (29. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Ramazan Başlangıcı: 19 Temmuz 2566 (Hicri 2004)
Ramazanda Ay Tutulması: 02 Ağustos 2566 (15. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 16 Ağustos 2566 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 09 Temmuz 2567 (Hicri 2005)
Ramazanda Ay Tutulması: 22 Temmuz 2567 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 06 Ağustos 2567 (29. gün)

Ramazan Başlangıcı: 27 Haziran 2568 (Hicri 2006)
Ramazanda Ay Tutulması: 10 Temmuz 2568 (14. gece)
Ramazanda Güneş Tutulması: 25 Temmuz 2568 (28. gün)

-----------------------------------------------------------------------------

Listede içinde bulunduğumuz zaman dilimi ağırlıklıdır. Yani geçen yüzyıl ve içinde bulunduğumuz yüzyıl...

Bu tarihleri ve verilen tutulmaları şu üç linkten denetleyebilirsiniz:

http://www.ottomancoins.com/tarih_cevir.htm (Hicri Miladi Takvim dönüştürmek için)

http://eclipse.gsfc.nasa.gov/LEcat5/LEcatalog.html (Ay tutulmaları listesi)

http://eclipse.gsfc.nasa.gov/SEatlas/SEatlas.html (Güneş tutulmaları listesi)

 

İşte bunlar 1000 sene boyunca Ramazan aylarına denk gelen güneş ve ay tutulmalarının listesidir. 

Şöyle bir sıra izledik: 1000 senelik bütün ay ve güneş tutulmalarını liste halinde yazdık. Bu dilimdeki her yılın Ramazan aylarını da bu listeye sırayla ekledik. Hangi senelerde tutulmalar Ramazan ayı civarına ve içine denk geliyor ise onları belirginleştirdik. Sonra da listeden o denk gelenleri ayırarak yukardaki sonucu elde ettik.

Bu sıralama sonucu için birkaç hususu izah etmek gerekiyor:

* Ay tutulmaları sürekli olarak ayın ortasında olur. Yani Ramazanda ay tutulması var dersek bundan hicri olarak Ramazanın 13., 14. ya da 15. gecelerinde bu tutulma olacak demektir. Mutad (olağan) olana göre, Ay tutulması Ramazanın ya da başka bir ayın başına ya da sonuna denk gelmez. 13 ile 15’i arasındaki DOLUNAY zamanında bu tutulmalar gerçekleşir. Ay tutulmalarının hepsi ayların ortasındadır.

İbnu Hacer Mekki Hz.lerinin, İmam Suyuti Hz.lerinin Hadis derlemelerinden ve Orhan Baytan’ın kitaplarına aldığı rivayetlerden yola çıkarak verdiğimiz Mehdi As.’dan önceki güneş ve ay tutulmaları haberini hatırlayalım. Ne deniyordu: “Ramazanın başında (birinci gecesinde) ay, ortasında güneş tutulacak” Burada çözmemiz gereken bir güçlük ile karşı karşıyayız: Haberde Ramazanın “başında” (birinci gecesinde) denirken dünyamızda ay Ramazanın daima “ortalarında” tutulmaktadır. Peki, nasıl olur?

Haşa, gelen haberi uymuyor diye reddedemeyiz. Bu imana aykırıdır. Öyleyse bunu uygun bir tarzda anlayarak açabiliriz. İki yol var. Birisi haberi tevil etmek, yani yorumlamak ki biz bu yolu tercih etmeyeceğiz. Nedenini de ileride açıklayacağız. İkinci yol ise, haberin olduğu gibi gerçekleşeceğini, mutlaka denilen vakitlerde aynen olacağını kabul etmek. Bu ikinci yol tercihimizdir ve biraz sonra bu tercihimizi ayrıntılandıralım inşallah. Öncelikle birinci yoldan tevil edersek:

Ramazanın 13. ve 14. günleri ayın ilk yarısına aittir. O nedenle Ramazanın başı denilince aslında 13. ve 14 günlerindeki tutulmalar kastedilmiştir diye yorumlayabiliriz. Bu durumda haber ile olan arasındaki uyumsuzluk kalkar. Ya da “Birinci geceden” mana dolunay günlerinin ilk gecesi yani ayın 13. gecesi diyebiliriz. Bu durumda ikinci gece dolunayın olduğu 14. gece olur. Üçüncü gece de çok çok nadiren tutulma görülen 15. gecedir. 13. ve 14. geceler tutulmalar sık yaşanır. İlkine birinci gece diyebildiğimiz gibi ikincisine de ortada tutulma dahi diyebiliriz.


(Ya da bu tutulmaların gökyüzünde olan olaylardan bağımsız, farklı anlamlar içerdiğini ileri sürebiliriz. Batıni manalar vardır diye iddia edebiliriz. Mesela diyebiliriz ki güneşten mana Nübüvvet (İslam), Aydan mana Halifelik; önce dini yaşantı kaybolup tekrar görünecek, ardından bir büyük cihan devleti daha kurulacak, o sıra Mehdi As. zuhur edecek ve başına geçecek gibi… Yani güneşi ve ayı bir teşbih olarak ele alıp manaları şudur diye her şeye ve her kişiye tatbik edebiliriz. vs. Bu tarz batıni bir yorumlamayı da kimse tespit edemez -somutlaştırıp ele alamaz-! ) 



Bu tevillerden sonra, hangi isabet tevilimize uygun diyerek listeye baktığımızda mesela 1915 (1333), 1958 (1377), 1980 (1400), 2047 (1469), 2111 (1535), 2133 (1558), 2154 (1579), 2155 (1580) yılları tam olarak verilen habere uymuş (uydurulmuş) olur. Burada şöyle bir soru ya da sorun karşımıza çıkar: Haberde dünyanın başından beridir böyle bir hadise yaşanmadığı belirtilmiştir. Eminim ki bütün zamanları incelerseniz, ele aldığımız dilimden önce ve sonra böyle "tevilimize" uyacak daha pek çok tarih bulacağız. Yüzlerce. Kesir. Yüzlerce kez yaşanan ve yüzlerce defa yaşanacak hadise nasıl olur da biricik (hiç vaki olmamış) bir alamet olabilir ki?

İşte tevil işinin, yorumlamanın, kuru akıl yürütmelerin ne kadar yanlış sonuçlara yol açabileceğinin çarpıcı bir misalidir bu… O nedenle tevilden, yorumlamalardan kaçalım inşallah. Çünkü her ne kadar ilmi olarak güzel sonuçlar için kullanılmışsa ve ehli elinde faydalı olmuşsa da teviller, “açıkça verilmiş haberleri” bozmakta, değiştirmekte, tahrif etmektedir. Açıkça olacağı haber verilen, açıkça zuhur eder. Ayan beyan. Aynen. Bu ihbarın tevile, yoruma, açıklanmaya ihtiyacı yoktur. 

Çok üzücü ki bazı kimse ya da cemaatlerin ahir zaman haberlerini teviller edip yorumlayarak, neticede kendilerine (menfaatlerine) alet ettiklerine; Mehdilik davalarında bulunarak insanları istismar edebildiklerine şahit olmaktayız. Kendilerinin Mehdi As. ile ya da alametleriyle hiçbir alakaları yoktur halbuki… İmam Rabbani Hz., İbnu Hacer Mekki (Heytemi) Hz.leri gibi Alimlerin böyle sahtekarlar için hükümleri şudur:“Kendileri sapıktır, kendilerine Mehdi olarak inananlar da sapıtmışlar ve ateşi hak etmişlerdir”. (dipnot)

------------------------------------------------------

* Üçüncü bir husus haberde gelen “aynı Ramazan içinde 2 Ay tutulması” olacağıyla ilgili… Bütün tarihleri inceleyiniz, tutulma listelerinde asla aynı ay içinde 2 kere ay tutulması yaşanmış ya da yaşanacak değildir. Ay tutulacaksa o ay içinde yalnızca bir tutulma olur. İkinci bir tutulma söz konusu değildir. Zorluk aşmak maksadıyla yine tevil kapısını açarsak, belki şöyle diyebiliriz: Ramazan 3 aylara dahil olduğu için Ramazandan önceki Şabanda ve o Ramazanda, yani peş peşe gelen iki ay içinde, üst üste iki tutulma olacaktır… Bu tevili de boşa çıkaracak kötü bir haberimiz var: Listemizdeki peş peşe yaşanan ve yaşanacak Şaban ve Ramazan “ay” tutulmalarının sayısı da kabarık… Kesir… Bolca. O zaman nerde kaldı, hiç görülmemiş bir alamet, yaşanmamış bir olay olması?!

* Kaynaklarda, “güneş ve ay tutulmaları” ile ilgili haberin şöyle bir şekliyle de karşılaştım: “Ramazanın ortasında güneş, sonunda ay tutulacak…” Bu konuda başından beridir yazdığımız her cümle aynen bu şekil için de geçerlidir. Fark etmiyor.

* Tercih edeceğimiz yol: “Ramazanın başında (birinci gecesinde) ay, ortasında güneş tutulması” ile “aynı Ramazan içinde 2 defa ay tutulması” haberleri olduğu gibi aynen yaşanacaktır. Çünkü Allah Teala, her zaman olağan haricinde her şeyi halk etmeye kadirdir. Gücü yeter… Amenna ve saddakna. Mesela, bakmışsınız ki daha Ramazanın başında iken, Ay daha dolunay haline bile gelmemişken ya da belki de gelerek birden bire tutulu vermiş! Bir süreliğine ışığı kararıp geri nurlanmış da gören ve duyan herkes şaşa kalmış! Hesap, kitap, matematik, astronomi işleriyle uğraşan her kişi bunun açıklaması nedir diye uğraşadursunlar! Araya ne girdi de ay birkaç saat boyunca karardı (tutuldu) deyip kafalarını patlatsınlar… Allah Allah. Mesela hiç kimsenin beklemediği bir zaman, Ramazanın tam ortasında, mesela 14. gün ya da 15’inde güneş tepedeyken birden bire tutulsun da ortalığı zifiri karanlık kaplasın… Aniden. Hesaba, kitaba uymadan birkaç saat bu karanlık sürüp tekrar açılsın… Neden olmasın, olamasın?!

Amenna… Bu haberleri böylece, adete (olağana) aykırı olarak; beklenmeyen bir zamanda, hesaplanmayan bir günde ya da gecede ve kendi istediği bir vakitte ve murad ettiği şekilde halk etmek Allah Teala için haşa zor değildir. Bu alamet önümüzdeki Ramazanda çıkabilir. Sonraki Ramazan dahi olabilir. Belki 100 sene sonra yaşanacaktır. Belki daha da ileri de… Her ne zaman ise; birdenbire ortaya çıkacak ve yaşandıktan 3 ay sonra yani Muharremde Mehdi As. zuhur edecek ve Kabe’de biatları kabul ederek vazifesine başlayacaktır. Hiç şüphesiz.

Yine de haberlerin nasıl ve ne zaman yaşanacağını asıl bilen ancak ve ancak Allah’tır. En doğrusunu O bilir.


SONUÇ


Bu incelememiz gösterdi ki 

1- Aynı Ramazan içinde 2 kere ay tutulması hiç yaşanmamıştır. Olağan listeye göre bir ayda 2 kez ay tutulacak da değildir. Esasen hicri aylara göre bütün ay tutulmaları, gerçekleştiği zaman ay dolunayken olur ve öbür dolunaya yani diğer aya kadar da tutulma olmaz. Kısaca listeye bakarsanız; aynı Ramazanda 2 ay tutulması hiç yaşanmamış ve yaşanmayacaktır.

2- Listeye dikkatle baktığınızda göreceksiniz: Hicri 1000 yıllık zaman dilimindeki bütün isabetler; Ramazan ortasında ay, aynı Ramazan sonunda da güneş tutulması olarak ortaya çıkıyor. Başka türlü bir isabet yok. Mesela, acaba Ramazan başında güneş tutulması olabilir mi diye bir düşünceye kesin olarak yer yok. Kısaca bu bir kural. Adetullah. 

Hadis-i Şerifleri tekrar hatırlayalım: Mehdi As. dan önce ona alamet olarak "Ramazan başında ay, ortasında güneş tutulması olacak..."

Bu haber, dünyamızda yaşananlara uymuyor: Hep Ramazanın ortasında ay, hep sonunda güneş tutuluyor. Ramazanın başında ay hiç tutulmadığı gibi ortasına güneş tutulması isabet eden bir sene de yok.

Olağan olana uymuyor diye Hadisleri haşa reddedecek veya inkar edecek değiliz... O zaman önümüze iki şık çıkar:

a ) Bu haberler rumuzludur, bunları tevil etmemiz gerekir.

b ) Bu alametler hakikaten beklenmeyen bir zamanda, beklenmedik ve hesap edilemez bir şekilde, olağanüstü bir alamet olarak gerçekleşecek. Amenna. Allah Teala kadirdir.

İlk şıkkı tercih etmiyoruz. Nedenini de önceden izah ettik. 

3- Ülkemizde bir takım kişiler, güya Mehdi As.'ı müjdelemek adına, bir takım niyetlerle, 1980'li yılların başında yani hicri 1400 yılından hemen sonra bu alametlerin gerçekleştiğini iddia ediyorlar. Bunu sıkça bahis edip nette her tarafa yazıp çiziyorlar. Oysa inceleme sonunda gördük ki hicri 1400'ün başına denk gelen bu tutulmalar her 22 yılda bir tekrar etmektedir: Ramazan ortasında ay, Ramazan sonunda güneş, her 22 yılda bir zaten yaşanıp duruyor. Alamet olacak bir olağanüstülüğü yok. Bu adetin, Hicri 1400'ün bir dönemin başı olmasıyla ve Mehdi As.'la doğrudan bir ilgisi yok kısaca.... Yukarıdaki listemiz alakasızlığın en kesin bir ispatıdır.

Verilen habere tekrar bakalım, "Aynı Ramazanda başında ay, ortasında güneş tutulacak..." "Aynı Ramazanda 2 ay tutulması" şeklindedir. 1400 başına denk gelen tutulmalar ise her zaman olduğu gibi ortada ay, sonunda güneş şeklinde... Tutmuyor. 1400 başında aynı Ramazanda 2 ay tutulması dahi yaşanmış değil.

Bu şahısların bu konuyu yakından incelemedikleri, iyi niyetle hata yaptıkları düşünülebilir. İnşallah öyledir. Başka konularda hokus pokus, göz boyama taktikleri kullandıklarını da biliyoruz ve bunu önceden ifade etmiştik. Eğer niyetleri iyi ise bizim bu incelememizden sonra iddialarını rafa kaldıracaklarını, artık "1400 başında bu alametler gerçekleşti" diye sağda solda dile getirmeyeceklerini ümid ediyorum. İyi niyet, hatayı tashihe imkan verir. Bu şahısların internette Mehdi As. konularını takip ettikleri de malumumuzdur. 

Tevili öne çıkararak kendilerini mehdi olarak pazarlayan kişi ve cemaatlerin, sahte davaları, dinlerini menfaatlerine alet etmeleri böylece görülmüş; insanları hangi yolla sömürebildikleri ve insanları nasıl saptırabildikleri de bu incelememizden sonra iyice anlaşılmış olmalı...

Sizden ricam; yakınlarınıza ve çocuklarınıza bizim bu yazımızı hatırlayarak nasihat etmeniz ve şöyle demenizdir: 

“Mehdi As. çıkmadan önce olacağı bildirilen alametlerin hepsi, bildirildiği gibi, aynen, tevilsiz, yorumsuz yaşanacaktır. Hiç sekmeden. Aynısıyla… Mesela o mübarek Mehdi As. gelmeden önceki Ramazanda, aynı ay içinde 2 kez ay tutulacaktır ki bu dünya kurulduğundan beri hiç olmamış bir ilk olaydır. Mesela yine bir önceki Ramazanda veya ondan öncesinde, Ramazanın başında ay, ortasında güneş tutulacaktır ki bu da hiç görülmemiş ve hiç hesaplanamayacak bir hadisedir. Ramazan ayı içindeki bu tutulmalar olağanüstü bir biçimde, olağandışı bir gün ya da gecede aniden görünecekler. Ve bunları herkes görecek. Birisi ya birileri mehdiyim diyorlarsa ona söyle: ‘Ey yalancı! Hani senden önceki ay ve güneş tutulması alametlerin?! Senden uzak olan mutlaka şerrinden korunmuş olur!’ ”

Bunu bildiriniz ki istismara maruz kalmayalım, kalmasınlar.

Ve selamün alel murselin. Ve’l hamdu lillahi Rabbil alemin. 

Fi emanillah. Dua ediniz.

 

Dipnot:

Berzenci, İmamı Rabbani gibi büyük alimler, Mehdi As. öncesindeki alametlerin ve zamanında-sonrasında yaşanacakların, olduğu gibi, aynen, TEVİLSİZ YAŞANACAĞINI BİLDİRMİŞLERDİR. Hadis-i Şerifleri tevil etmemişler, yorumlamamışlar, aslında manası şudur dememişlerdir. Bizim tevillere taraftar olmamamızın asıl dayanağı budur.

Gelen haberleri tevil ederek kendilerine ya da birilerine yoranların çok olmasını da aklen "tevilin bir çıkar yol olmadığına" bir ispat olarak gösteriyoruz. Akıl kabul eder ki teville bu haberlerin "mevcuda" uydurulmaya çalışılması ve onlarca onlarca şahsiyet için AÇILAN TEVİL KAPISININ bolca bulunması, haberleri "alamet" olmaktan çıkarmaktadır. Demek ki tevil işi, iş değil. Büyük alimlerin haberleri tevillerle bir şeylere uydurmaktan kaçması ve sakındırması da boşuna değil. Akıl ilimle birleşti.

.....................

Hadislerin kaynağını merak edenler için:

İmam Suyuti Hz.lerinin, Kitab-ül Bürhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Ez-Zaman eserine de aldığı sahih Hadis-i Şeriflerde, Mehdi As. zuhur etmeden hemen önce aynı Ramazan içinde güneş ve ay tutulmaları olacağı haber verilmiştir. Ve vurgulanmıştır "Kainat yaratıldığından beri bu alametler hiç yaşanmamıştır"... Bahsi geçen Hadis-i Şerifler şunlardır:

HZ. MEHDİ’NİN ZUHURUNDAN ÖNCEKİ ALAMETLER

• Ramazan’da görülecek ay ve güneş tutulmaları

- Darekutni Sünen’de Muhammed b. Ali’den tahric etti. O şöyle dedi: “Bizim Mehdimiz için iki alamet vardır ki Allah semavat ve arzı yarattığından bu yana böyle bir şey vaki olmamıştır (meydana gelmemiştir).Bunlar Ramazanın ilk gecesinde ay, yarısında ise güneş tutulmasıdır. Allah semavat ve arzı yarattığından beri böyle bir şey olmamıştır.”

- Naim, Şureyk’den tahric etti. Dedi ki bana ulaştı ki: “Mehdi’nin çıkışından önce, Ramazan’da iki kez ay tutulması olacaktır.”


***

261. Mektup: "Bu davanın doğruluğuna adil şahid: İsa’nın a.s. Mehdi’nin r.a. bu bin içinde var oluşlarıdır."


İmam Rabbani Hz. 2. bin yıl'ı kastediyor. Bu durumda Hicri 2000 tarihine kadar çıkacağını... En fazla 600 yıl var demektir...

Tevilsiz olacağına ilişkin kısım da 380. Mektupta... Alıntılıyorum:

"Alışılmışın aksine, güneşin mağripten doğması, Mehdi’nin zuhuru, Ruhullah İsa’nın nüzulü. Resulullah Efendimize ve ona salat-ı selam. Deccalin çıkması, Ye’cuc ve Me’cuc’un zuhuru, Dabbe-i arzın çıkması, Semadan bir dumanın zuhuru ile, insanları kaplayıp onlara elim bir azab ile azab etmesi. O kadar zorlanacaklardır ki artık insanlar şöyle diyecekler:

Rabbimiz, bizden azabı aç; biz mü’minleriz.” “44/12”

Kıyamet alametlerinin sonuncusu odur ki Aden tarafından bir ateş çıkacaktır.

Cehaletten dolayı, Hindistan ehlinden bir şahıs, kendisi için: Mehdi, iddiasında bulundu diye, onu vaad edilen mehdi sandılar.

Onların zannına göre, Mehdi vefat etti; geçti gitti. Onun kabrinin dahi Kurre’de olduğunu iddia ederler. Halbuki, bu babda (konuda) gelen sahih Hadis-i Şerifler meşhurdur. Hatta, tavatür-ü manevi derecesinde olup taifenin sözlerini tekzib etmektedir (yalanlamaktadır).

Resulullah Efendimiz, Mehdi’nin alametlerini beyan etmiştir. Bu alametler, o şahısta olmadığı halde, onu Mehdi sanmaktadırlar. Bir Hadis-i Şerifte şöyle gelmiştir:

“Mehdi çıkacaktır. Başının üstünde de bir parça bulut olacaktır. Orada da bir melek bulunacak ve şöyle nida edecektir:

- Bu şahıs, Mehdi’dir kendisine tabi olunuz.”

Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu:

......"

diye devam ediyor mübarek...

Şimdi bu satırlara biraz daha yakından bakalım:

1- Alışılmışın aksine

Bu ifade, bahsi geçen alametlerin, yorumlanabilecek, tevil edilebilecek ve aslında başkalarında da mesela başka İslam büyüklerinde de başka şekilde ya da kısmen görünebilecek nitelikte olabileceğini REDDEDEN bir kelamdır. Alışılmışın, olağanın aksine olağanüstü bir tarzda bu alametler zuhur edip cereyan edecek. Olağanüstü olan, açık ve görünür biçimdedir; tevile, yoruma ihtiyacı yoktur. Ona itiraza imkan da yoktur. İnsanları aciz bırakır. Yoruma ihtiyacı olan zaten olağanüstü değildir.

2- "Mehdi çıkacaktır. Başının üstünde de bir parça bulut olacaktır. Orada da bir melek bulunacak ve şöyle nida edecektir": 

Bakınız, Resulullah efendimiz hariç, bugüne kadar hiç bir İslam büyüğünün başı üzerinden bir melek görünmüş ve seslenmiş değildir. Bu alameti lütfen tefekkür ediniz. Olağan bir şey olmayacağını akledebilirsiniz. Şimdi, İmam Rabbani Hz., imkan aleminde hiç görülmemiş bu alameti bir de en başa yazmış ve onu hiç tevil etmeden, aslında manası şudur budur gibi bir yola SAPMADAN doğrudan Mehdilik davasına bulaşmış şahıs üzerinde sınıyor: "Hani kardeşim, başı üzerinden bir MELEK seslendi mi? Yok, böyle bir şey olmadı, öyleyse o da Fırak-ı Nardandır (ateş ehlidir); kendisi saptığı gibi inananlarını da saptırmıştır" diyor... Devam eden satırları ilgili mektuptan okuyunuz. İbnu Hacer Mekki'de (Heytemi'de) de aynı hükme rastladım, "Mehdi As. olmadığı halde Mehdilik taslayanların hem kendisi sapmış, hem de inananları sapıtmıştır" buyuruyor Heytemi Hz.leri...

3- "Bir hocanın talebeleri, kendisine Mehdi diye inanabilir, sakıncası yok" diye mazeret sunanların, bu bahaneyi uydurdukları da böylece anlaşılmış olmalı. Neymiş: Mehdilik dava edenlerin topu sapıtmış, Fırka-i Nardan (bid'at ehli) olmuşlardır.

4- Şimdi yine aklen düşünelim. Mesela bu hiç görülmemiş Melek seslenmesi hadisesine yakından bakalım: Biri çıkıp Mehdiyim dese ve ona sorsalar "Hani melek nerde ve ne zaman başın üzerinden seslendi?" deseler; cevaben o da dese ki : "Seslendi de duyacak kulak lazım! Onu ancak kurtulacaklar duydu!" Böyle herkesin duyamayacağı bir alamet nasıl bir davanın delili olabilir ki? Haşa, Allah Teala, kullarından bazılarına bu alameti duyurmayarak zulüm etmiş olmaz mı? Artı, herkesin duyamayacağı bir şey Ümmete (tamamına) neden alamet diye haber verilsin ki?!

Yine akletmeye devam edelim: Biri çıkıp Mehdiyim dese ve ona sorsalar "Hani melek nerde ve ne zaman başın üzerinden seslendi?" deseler; cevaben o da dese ki : "Evet, bu hadisenin tevile ihtiyacı var... Uydular internet için de kullanılıyor. Bizim mehdiliğimiz internetten duyurulmuş, uydudan yani başımız üzerindeki melekten bütün dünyaya seslenilmiştir! İşte size melek, bitti, şimdi dağılın..." Bir başka DAVACI da çıksa dese ki : "Evet, bu hadisenin tevile ihtiyacı var... Melek, baş üzerindeyse, bu bir takım melekelerin kuvvetli olacağına, aklının, dilinin, gözünün herkesten ileri olacağına işarettir. Şahitlerim çok, işte kitaplarım, bende akıl da, dil de, göz de herkesten kuvvetli; bunu kabul edecek hidayet lazım; işte size melek, işte meleke, bitti, şimdi dağılın" Bir başka DAVACI: "Melek'ten mana uzay hadiselerini ve hava durumuyla ilgili felaketlerden hiç kimsenin yapmadığı tarzda ve açıklıkta haber verip izah edecek olan demektir. Biz bu alanlarda kimsenin yapmadığını yaptık kardeşim. Bizden daha iyi Mehdi mi bulacaksınız" vs.. vs... 

Peki, bu kadar 'siz duyamadınız'lar, bu kadar teviller çoğalsa, onlarca tevil, onlarca davacı; sizce hangisi asıl Mehdidir?

İşte, böyle böyle tevillere saparsanız, bu işin içinden kimsenin çıkamayacağını ve Müslümanların alametleri seçemez hale geleceğini akletmiş bulunduk. Akıl çaresiz teslim etti ki: Verilen haberler "alışılmışın dışında" aynen haber verildiği gibi, olağanüstü bir tarzda, herkesi ve her davacıyı susturacak bir AÇIKLIKTA zuhur edecektir inşallah.


Son Eklenen Twittler


Warning: file_put_contents(/home/reddulmu/public_html/giris/cache/widgetkit/twitter/twitter-e3bf79a10858f577c0bd8e2e5c04b5a2.php) [function.file-put-contents]: failed to open stream: Permission denied in /home/reddulmu/public_html/giris/media/widgetkit/widgets/twitter/twitter.php on line 191

kendilerini zeki sananların aslında ahmak olduklarını anladıklarında çok geç olabilir ..

Reddul Muhtar

@rustue hoca nükteli konuşurdu.ALlah kendisinden razı olsun .. lakin az sayıda zeki insan kendisini anlayabiliyordu denirse yeridir..

Reddul Muhtar