Ravzayı Ziyaret İçin Yolculuk Yapmak Meşrudur.
PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED'İN KABRİNİ ZİYARET İÇİN YOLCULUK YAPMANIN MEŞRU OLDUĞU HAKKINDA ÂLİMLERİN SÖZLERİ:
İbni Hacer-i Mekkî eş-Şâfiî, "el-Cevheru'l-munazzam fî ziyareti'l-kabrişşerîfi'n-nebeviyyil-mükerrem" adlı kitabında şöyle demiştir:
Resulullah Efendimizi ziyaret; kitap, sünnet, icmâı ümmet ve kıyasla meşru görülmektedir.
Kitâb-i ilâhî ile olan meşruiyetine delil, Allah Teâlânın şu kavl-i kerimidir:
وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ جَاءُوكَ فَاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّابًا رَحِيمًا
Manâsı:
"Onlar, kendilerine zulm ettikleri vakit sana gelip de Allah'tan mağfiret dileselerdi onlara (sen) peygamber de mağfiret isteyiverseydi (n) elbette ALLAH'ı tevbeleri hakkıyla kabul edici, çok esirgeyici bulacaklardı." (Sûre-i Nisa, 64)
Bu âyet-i celile, ümmetinin ona gelmesine ve huzurunda mağfiret dilemesine ve onun da kendileri için istiğfarda bulunmasına teşvike delâlet etmektedir.
Bu emir, onun vefatı ile kesilmez ve son bulmaz. Âyetten anlaşılıyor ki Allah Teâlânın tevbelerini kabul etmesi ve onlara esirgeyici olması Resûl-i Ekrem'e gelmelerine, yanında mağfiret dileğinde bulunmalarına ve Resûlüllah'ın da onlar için istiğfar etmesine bağlı bulunmaktadır.
Resulullah Efendimiziın mü'minlerin tamamına istiğfarda bulunması, Allah Teâlânın şu âyetiyle hâsıl olmuş bulunmaktadır:
وَاسْتَغْفِرْ لِذَنبِكَ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ
Manâsı:
"Hem kendinin, hem erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin günâhlarının yarlığanmasını iste" (Sûre-i Muhammed, 19)
Bunun tahkiki şudur:
Biz "Resulullah Efendimizin ümmeti için istiğfarı, hayatta olması ile kayıtlı değildir" dediğimiz zaman, hadisler de buna delâlet etmektedir.
Zira Onun, vefatından sonra ümmeti için mağfiret dileğinde bulunması, mümkündür. Onun şefkatinin kemâli ve ümmetlerine acıması bilinen bir gerçektir.
Yine malûm olan bir şeydir ki noksan sıfatlardan münezzeh bulunan Rabbine mağfiret dileyerek kim ona gelirse, o da mağfiret dilemeyi terk etmez.
Bu taktirde, âyet-i kerimede anılan üç şey, Hz. Resûlullah'ın gerek hayatında, gerekse vefatından sonra mağfiret dileyerek ona gelen kimse için hâsıl olmaktadır.
Âyet-i kerime, her ne kadar onun hayatta bulunduğu sıradaki bir kavm hakkında gelmiş ise de, illetin umûmi olması sebebiyle, umûmîleşir.
Bundan dolayı, âlimler, Resulullah Efendimizin kabrine gelene sevgi duydular. Orayı ziyaretin âdabından söz açtılar ve yapılacak bu işleri sünnet olmakla ifade ettiler.
جَاءُوكَ Cümlesinin şartın hayyizinde gelmesi, umumiyet üzerine delâlet etmekte olup, uzak ve yakından ona gelmeyi ister mâhiyettedir.
(Yusuf Nebhani, Şevahudu'l Hak)



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

