Ehl-i Bidat-ı Red ve Tahkir Ediyoruz.
|
Sözde Şeyh [1] İçin: Gazali K.s Dan Sırat Köprüsüne Dair |
|
İhya-ı Ulumiddin Sayfa:286 Sırat Sırat, cehennem üzerine kurulmuş, kılıçtan keskin ve kıldan ince bir köprüdür. Allah'ın hükmüyle, kâfirler, bu köprü üzerinden kayarak cehennemin dibini boylayacaklardır. Yine Allah'ın fazlıyla mü'minlerin ayakları bu köprü üzerinde sabitleşir ve böylece karar evi (Dâr'ul-Karâr) olan cennete varılır. Köpüğe gelince, o atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır. Allah işte böyle misaller verir. (Ra'd/17) Sayfa:314 M’utezille’nin Tavrı: Bu bölümde İmâm-ı Gazali Hazretleri m’utezillenin ahret ile ilgili bir çok hususu te’vil ederek bid’ate düştüklerini beyan etmektedir. Sırat Takva sahiplerini, binek üzerinde ikram ile Rahmana götürdüğümüz gün, mücrimleri de yaya ve susuz olarak cehenneme sürdüğümüz (gün)! (Meryem/85-86)
Şu anda köprüyü ve inceliğini gördüğünde kalbine girecek korkuyu ¦'üşün. Köprüyü gördükten sonra gözün köprünün altındaki simsiyah cehenneme ilişir. Sonra kulağına ateşin şiddetli sesi, öfkesi gelir. Halinin zayıflığına, kalbinin ızdırabına, ayağının titremesine rağmen, kıldan ince kılıçtan keskin köprü-üzerinde yürümeye zorlanırsın. Oysa günahlarla ağırlaşan bu bedenle yeryüzünde bile yürümen zordur. Acaba bir ayağını köprünün üzerine koyduğunda keskinliğini hissettiğin, önünde insanların kayıp düştükleri ve cehennem zebanileri tarafından çengellerle çekildikleri zaman ikinci ayağını kaldırmaya mecbur olduğun zaman durumun ne olacaktır? Onların ateşe baş aşağı nasıl düştüklerini, ayaklarının havada nasıl kaldığını müşahede ettiğinde durumun ne olacaktır? Bu manzara korkunç bir manzaradır. Ne zahmetli bir yokuş, ne dar bir geçittir orası! Öyle ise köprü üzerinde sırtında günahların ağırlığı olduğu halde yürüdüğünü, köprüye çıktığını ve halkın cehenneme yuvarlandıklarını müşahede ettiğini, Hz. Peygamber'in (s.a) 'Yâ rabbî! Selâmet kıl! Selâmet kıl!' dediği cehennemin derinliğinden azap ve helak isteyenlerin sesinin kulağına yükselip geldiğini, köprü üzerinden birçok insanların kayıp düşüşünü gördüğünde durumunu düşün. Acaba ayağın kayarsa, pişmanlığın sana fayda vermezse helak olmayı isteyip 'İşte benim korktuğum buydu! Keşke hayatım için tedbir alsaydım. Keşke peygamberle beraber yol edinseydim! Vay hâlime! Keşke falanca adamı dost edinmeseydim. Keşke toprak olsaydım. Keşke unutulmuş olsaydım. Keşke annem beni doğurmasaydı' dediğinde halin nice olur? Benimle konuşmayın'. Bağırmaktan, inlemekten, derinden nefes almak ve imdad istemekten başka yol kalmaz. Acaba bütün bu tehlikeler önünde olduğu halde şimdi aklını nasıl görürsün? Eğer bunlara inanmıyorsan, kâfirlerle beraber cehennem derekelerinde ebedî kalırsın? Eğer inanmış, fakat gaflete dalıp hazırlanmak hususunda gevşeklik göstermişsen zararın ve tuğyanın ne büyüktür? İmanın seni Allah'ın rızasına, ibadet yapıp, günahları terket-meye yöneltmezse, o imanın sana ne faydası vardır? Eğer önünde köprünün dehşetinden başka bir dehşet olmasa, köprünün üstünden sağlam geçsen dahi, o geçişin tehlikesinden duyulan korku da sana yeter! Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: Köprü, cehennemin parçaları arasında kurulur. Köprüyü peygamberlerden, ümmetiyle beraber ilk geçen ben olurum. O gün peygamberlerden başkası konuşamaz. O günde peygamberlerin duası 'Yârab! Selâmet kıl! Yârab Selâmet kıl!' şeklindedir. Cehennemde (çölde bulunan) sa'dan dikeni gibi çengeller vardır. Siz sa'dan dikenini gördünüz mü? - Evet yâ Rasûlullah gördük - O çengeller sa'dan dikeni gibidirler. Onların büyüklüğünü Allah'tan başkası bilmez, insanlar amellerinden ötürü tutulur. Onlarından kimi amelinden ötürü helak olur, kimi küçülür, sonra kurtulur.215 Ebu Saîd el-Hudrî, Hz. Peygamber'in (s.a) şöyle dediğini rivayet ediyor: İnsanlar cehennem köprüsünün üzerinden geçer. O köprünün üzerinde demir dikenler, çengeller vardır. Sağdan soldan insanları kaparlar. Köprünün iki tarafında melekler vardır. O melekler derler ki: Târab! Selim kıl! Yârab! Selâmet bırak!' İnsanların kimi şimşek gibi geçer, kimi rüzgâr gibi, kimi at gibi, kimi süratli bir yürüyüşle, kimi normal bir yürüyüşle yürür, kimi sürüngenler gibi sürünür, kimi zorlukla yürür. Cehennem ehline gelince, onlar cehennemde ne ölürler, ne yaşarlar. Bazı insanlar birtakım günah ve hatalardan dolayı muâhaze olunurlar. Yanarlar, kömür olurlar, sonra şefaat için izin verilir.216 Râvi böylece hadîsi sonuna Kadar zikretti. Râvî hadîsi 'Mü'minlerin secde vakitlerini belirten kesimine varıncaya kadar' zikredip şöyle dedi: Sonra mü'minlere 'Başlarınızı kaldırın!' denir. Mü'minler başlarını kaldırır. Onlara amelleri nisbetinde nurları verilir; kimine büyük bir dağ gibi nûr verilir. O nûr onun önünde yürür, kimine ondan daha küçük bir nûr verilir, kimine ondan daha küçük bir nûr verilir, kimine bir hurma ağacı kadar, kimine daha küçük bir nûr verilir. Hatta sonuncuları olan bir kişiye ayağının baş parmağı üzerinde bir nûr verilir. O nûr bazen ışık verir. Bazen de söner. Işık verdiğinde ayağını atar, yürür. Söndüğünde yerinde kalakalır.218
218)İbnAdîy, Hâkim Sonra Hz. Peygamber (s.a), onların nurları nisbetinde köprü üzerinden geçtiklerini zikretti: Onlardan kimi gözün kapanıp açılması kadar çabuk geçer, kimi şimşek gibi, kimi bulut gibi, kimi kayan yıldız gibi, kimi atm koşusu gibi, kimi bir erkeğin koşusu gibi geçerler. Hatta nuru ayağının baş parmağında verilen kimse, geçerken yüz üstü, eller ve ayaklar üstünde emekler. Bir elini çeker, diğer eliyle tutar. Bir ayağı tutar, diğer ayağı çeker. Ateş onun yanlarına kadar gelir. Râvî der ki: "O kurtuluncaya kadar böyle olur. Kurtulunca köprünün başında durur ve 'Hamd Allah'a mahsustur. Muhakkak Allah Teâlâ bana öyle bir nimet verdi ki hiç kimseye verilmemiştir; zira cehennemi gördükten sonra beni cehennemden kurtardı' der. Böylece onun elinden tutulur, cennet kapısında bulunan bir göle götürülür ve yıkanır, temizlenir". [1] cahil şeyhden kasıt : a.metin saruhan. zira kendisi gazali k.s misaller veriyor kendisini mudafa adına..sanırım bunlarıda kabul edecekdir. [2] inşallah sünnet-i seniyyeyi red eden - sahih hadis mütevatir hadsileride red eden bu sözde şeyh'e geniş bir reddiyemiz yakında bu sitede yer alacak. Kaynak : İbni Abidin Forum | Nakleden Aşıkyekini
Aşağıda Oluşturulan Kodu, Sayfanıza Kopyalayarak Yapıştırınız. Preview :
Sözde Şeyh [1] İçin: Gazali K.s Dan Sırat Köprüsüne Dair Perşembe, 14 Ocak 2010 © 2010 - Reddul Muhtar Powered by QuoteThis © 2008 Bu Konu İle Benzer İçerikler
|
Yorumlar
bunlara inanıyormu zamanın şarlatanı olan şeyh efendi.?
evet bizler inanıyoruz.eğer bunlara inanıyorsa ayetde olmayan şeylere nasıl itikad edinmekdedir.? zira bu zamanın şarlatanı olan ayetde olmayana inanmam demekde.
gerçi mehdiye itikad etsede mehdi hakkında sapkın itikadı islam itikadı yani ehli sünnet ile bir değildir.
bu itikad neticesi ile hem mehdi hemde isa.as hakkında hadisleri red etmekdedir. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.