
Risale-i Nur, bir tefsir diyorlar ama bir tefsir değildir: Yani Fatiha'dan Başlayıp Nas'tan çıkmaz. Ama Ayetlerden, Hadislerden, içine gelen ilhamlardan o Zat bunları yazmıştır. Epeyce Ayetler var. Bazı Hadis-i Şerifler de var. Ondan sonra ilhami, işari manalara da girebilir.
Ben incelemedim. Ehli değilim. Risale üzerine tedrisat yapanlar var. Nurcu gruplar var, yazıyorlar, okuyorlar, yorumlar (şerhler) yapıyorlar, kimisi diyor hiç yorum yapılmayacak, müsait değildir; böyle gruplar var. Benim ise Risale hakkında bir incelemem, araştırmam yok. Bir kaç kere, Osmanlıcasından bir kaç sayfa okumuşumdur. Okuduğum yerde de bazı Ayetler Hadisler, mesela dünyanın değersizliği gibi; hadisleri, güzel, hikmetli konuları ihtiva eder.
Ama işte Tefsir de bu, Hadis de bu, Akaid de bu, Fıkıh da bu, Tasavvuf da bu, hepsi de budur DENİRSE yanlış olur. Çünkü insanın Tefsir, Hadis, Akaid, Fıkıh; diğer kitapları da okuması lazım. Hele emri yasağı ayırmak için, Fıkhı mutlaka okuması lazımdır. Varsa bu, yoksa bu, hepsi Risaledir, Kur'an budur, Kitap budur, din de budur DENİRSE yanlış olur. Ama burada da hikmetli ilimler vardır, bakalım, istifade edelim, faydalıdır diye diğer kitapların yanında isteyen, okuyabilen, araştırabilen, anlayabilen okuyabilir.
Benim anlayabildiğim kadarıyla (günümüz diline) tercümesi (sadeleştirmesi) yok. Osmanlıca kelimeler, eski dil ağır. Sadeleştirmesi de yapılmayınca bugünkü halkımızın anlayabileceği bir eser değil. Özel ihtisas, uzmanlaşma ister. Halkımız, uzmanlaşır, kelimeleri öğrenirse filan bir şeyler çıkarabilirler yani.
Ama benim içeriğiyle ilgili çok ihtisasım yok. Geçen de bana sordular. Ben dedim bir araştırmak lazım. Araştırmak derken, bir şeyin her tarafı doğru diyebilmek için her tarafını okumak lazım. Ben bunun her tarafını okumadan, her tarafı doğrudur, nasıl diyeceğim? Her tarafını okumadan, her tarafı yanlış da diyemem. İçinde hikmetli ilimler, Ayetler, Hadisler var. Bunu da inkar edemem.
Baktığım yerlerde ahirete iman, Allah'a iman. Ölüm, mahşerde dirilmek gibi konular da vardı. O zamanda o konulara ihtiyaç duyulmuş. O vakitte iman tehlikesi var. Millet artık inkara gidiyor. Ateistlik başlamış. İmansızlık yayılıyor diye düşünmüş o Zat, ben milleti imana döndereyim demiş. Fakat şimdi,bugün o Zatın yöneldiği noktalarda kalıp da bunun dışında başka kitap okumam. O Zat böyle bir şey dememiş ki... Eğer, cemaati bundan başka bir şey okumayız derseler yanlıştır. Diyenler var mı yok mu bizzat bilmiyorum; bazen bize öyle haberler geliyor. Velakin mutlaka Tefsirden, Hadisten, Akaidden, Fıkıhtan, Tasavvuftan başka eserleri, başka ilimleri de okumaları lazımdır. Bir çiçekle yaz gelmez yani.
Eğerki bazı itiraz olan yerler varsa Risalede, işte onu araştıramadım. Erzurum Üniversitesi İlahiyattan Ruhi Özcan Hoca varmış. Şehid Bayram Hocamızın da hocasıymış. Ruhi Özcan demiş ki: "Risalede 20 yerde Ehli Sünnete aykırılık var, tespit ettim" Demek ki Ruhi Özcan, Risaleyi tek tek okumuş. Bu sözü bize getirenlere dedim ki bu aykırlık denilen yerleri çıkaralım. Meseleler hangileridir görelim. Belki yanlış anladınız! Ruhi Özcan hoca ne demek istedi? Özcan hoca belki aykırlık var zannetti, ama ortada bir şey yok, aykırlık yok! Olabilir. Ama şimdi böyle de bir laf geldi.
Risalenin tümü Kur'an gibidir, yanlışsız demek de doğru değildir.
Mesela, şöyle bir bahis geldi, onu da incelemek lazım: 1. Dünya Savaşında Çanakkale'ye getirlen ANZAK(Avusturalya+Yeni Zellanda) askerleri için, bu gencecik çocuklar nereye getirildiklerini bilmiyorlardı, onlar da bir nevi şehiddir gibi bir söz geçiyormuş. Ben dedim ki bu bahsi Risaleden inceleyelim. Kastı nedir, anlayalım. Bir de bu bahse bir yorum getirsin o cemaat. Yorum getirmek durumundalar, çünkü EN İYİ ONLAR ANLAR. Eğer anlıyoruz iddiasındasalar. Biz Risalenin ehli değiliz.
Fakat şu açık ki: Müslüman olmayan şehid olamaz. Haksız yere de öldürülse Müslüman olmayan şehid olamaz. Yakında öldürülen 7 askerimiz gibi, Müslüman evladı ise zulmen ve kalleşçe öldürülürse tamam şehiddir. Allah indinde bunlar gibilerin büyük mertebeleri vardır. Bunlara ölü demeyin buyruluyor. Diridir bunlar. Büyük insan. Vatanı müdafaa için öldürülen Müslüman evladı şehiddir. Müslüman olmayan biri bu durumda olsaydı biz buna şehid diyemeyiz. Müslüman olmayan, haksız yere öldürüldü, mağdur, mazlum ise şehid olmaz ama bu başka... Şehidlik İslam kavramıdır. Bunu genelleştirip yayıyorlarsa olmaz.
Anzaklar geldi, bilmiyorlardı şu bu; bunlara şehid dememize gerek yok yani. Bunun yalnız incelenmesi lazım. Merhum Ruhi Özcan böyle diyor. Araba kazasında şehid olmuş biridir.
Nur camiasından, Risale okuyanlardan bu vesile ile beklentim, çağrım: Bu tür söylentiler var, izah getirsinler, yorumlasınlar, şu Risalede, şu sayfasında şu yazıyor, manası bu deyip açıklasınlar ki bu iddialar o Zatın üzerinde kalmasın. Zail olsun. Biz ehli olmadığımız için meseleyi açıklığa kavuşturamayız. Onlar onun ağzını üslubunu daha iyi anlar, meleke kesbetmişler; bu kadar cilt kitabı biliyorlar. Onlardan bir an evvel bunu bekliyoruz. Burda kafire şehid demedi, desinler ki biz de zaten böyle anlamak istiyoruz. Bunu yapmak onların görevi.
Yazıya Döken : Hirahos
Not: Konuşmayı Dinlemek İçin Tıklayınız.
| Bir Nakşi Şeyhinden Risalecilere Nasihat< Önceki | Sonraki >Rıhle Dergisinin 7.Sayısı Çıktı. |
|---|
Aşağıda Oluşturulan Kodu,
Sayfanıza Kopyalayarak Yapıştırınız.
Preview :
Salı, 22 Aralık 2009
© 2010 - Reddul Muhtar
Mister Wong
Digg
Del.icio.us
Slashdot
Furl
Yahoo
Technorati
Newsvine
Googlize this
Blinklist
Facebook
Wikio