Fezâil-i Cihâd Hakkında Osmanlı’da Yazılmış Kitablar
Cihâd ki, vâcibliğinin tahakkuku her mü’min için bilinen bir iştir, bunun faziletleri hemen herkesçe icmalen malum hükmündedir. Ancak gazâ ve şehidlikle ilgili mukaddes akidelerin ilâhî tesiriyle büyük bir şerefe sahip olan cihâd ne gibi hallerle farzı kifaye ve hangi hususlarda farzı ayndır, sebep ve hükmü nedir? Bedenî ve mâlî güce sahip olanlara emredildiği müşterek vazifelerle bu hususta gösterilecek fedakârca itinanın temin edileceği güzellikler ve sevaplar ne[ler]den ibarettir. Bunlardan kaçınıp uzak durmanın neticesinde doğacak tesirlere cezalar hangi dereceye kadar varabilir? Ancak bu hükümlerle ilgili bir bilgiye sahip olmak elzemdir.
Ayet-i kerimelerle Allah Teâlâ’nın Y övdüğü ve Hz. Peyğamber S in hadislerinde sonsuz tebcîle mazhar olan cihâd, din namus ve vatan gibi muazzez rabıtaların hıfz ve te’yîdiy-le ilgili olduğu için ehl-i îmânın o hükümlerin hakîkâtını araştırıp öğrenmekten uzak durması asla revâ görülmez.
Cihâdla ilgili meselelere dair ileri sürülecek bir bahis, söylenecek bir Lisân-ı Kudret olan Kurân âyetlerin-den iktibas edilmek ve nâşir-i hikmet bulunan peygamberler(in) hadislerinden aydınlanmak suretiyle mevzu ve gayesinin ulviyeti nisbetinde süslü ve delilli olursa maksud olan beliğ tesiri meydana gelir. Bunun tesirli faydası en çok nutuk ve hitabetle meziyetleri açıklandığı zaman meydana çıkar. Diğer farzlar gibi cihâd farzı hakkında da öğrenilmesi kuvvetli vâcib derecesinde bulunan malumât ve meşrû vazifelerin neşredilip yayınlanmasının ne derece büyük faydasının olacağını tasvire gerek yoktur. Bunun için ilim adamlarının camilerde vaaz ve nasihat esnasında bu konudaki hükümleri ve kudsî incelikleri mü’minlerin kalbine nakş ve ilkâ edecek şekilde açıklayıp belirtmeleri, arada sırada vakit bularak bu konuda eser yazarak faydayı yaymaları hakikaten bir hamiyet ve din borcudur. Gerçi devletler hukukunda hukuk ve savaşın gerekleriyle ilgili mühim hususlar mevcûd ise de herkesin bunları öğrenmesi imkânsız ve meselenin maddi ve manevi kısımları hakkında fıkıh kitablarında ve bazı kitab-larda yazılı bahisler ve çeşitli malumatlar, dinî ve vatanî vecibelerin idrak ve ihâtasına ve yüce semerelerinin hâsıl olmasını temine hakkıyla hizmet edeceği hususunda mükemmel bir delildir.
Osmanlı eserleri hazinelerinden istifade ettiğim sırada Osmanlı müelliflerimizin ilim ve fennin her kısmında irşâd edici araştırma ve neşriyâtta bulundukları gibi cihâd emri hakkında da derinlemesine araştırmalardan geri durmamış ve bu hususta da sonrakilere hayli güzel eserler bırakmış olduklarını şükrân ve minnet nazarıyla gördüm. Bunların tedârik ve mutalaası din kardeşlerimizin istifâdelerinin ziyâ-deleşmesine ve bu hususta fikirlerinin ve sözlerinin aydın olmasına sebep olur mülâhazasını zihnime birden getirdi. Bunun için bunların müellifleriye beraber aşağıda olduğu gibi isimlerini arz ve kısaca tanıtmayı ittihaz eylerim.
1-TERCÜME-İ SİYER-İ KEBİR: 1238’de Aydın da vefat eden Hoca Münîb Efendi tarafından tercüme olunan bu büyük eserin çoğu mevzuları cihâd’ın faziletleriyle buna ait lüzumlu hususlardan bahsetmekte olup matbûdur.
2-RİSÂLE-İ FEZÂÎL-İ CİHÂD: 901’de İstanbul’da vefat eden Hatibzâde Muhyiddin Efendi tarafından.
3-RİSÂLE-İ FEZÂÎL-İ CİHÂD: 920‘de İstanbul’da vefat eden Kir-mastı’lı Yusuf Efendi tarafından yazılmıştır.
4-RİSÂLE-İ FEZÂÎL-İ CİHÂD: 1026’da Hicazda vefat eden Manastırlı kadı Mahmud Efendi.
5-RİSÂLE-İ FEZÂÎL-İ CİHÂD: 1070’de Mısırda vefat eden Konevî Nuh Efendi tarafından yazılmıştır.
6-MUHİMMATÜ’L-ĞÂZİ FÎ ME-YÂNÎDİ’L-MEĞÂZÎ: Alay müftüsü Kayserili Mehmed Fikri Efendi tarafından yazılmış olup matbûdur.
7-RİSÂLE-İ FEZÂÎL-İ CİHÂD: 1311’de İstanbul’da vefat eden Gümüşhaneli Hacı Ahmed Efendi tarafından yazılmış olup matbûdur.
8-NEYLÛ’R-REŞÂD Fî EMRİ’L-CİHÂD: 1156’da Hacc yolunda vefat eden Mirzâzâde Salim Efendi tarafından [yazılmıştır] matbudur.
9-FEZÂÎL-İ CİHÂD: 1008’de Dersaadette vefat eden meşhur şair Abdulbakî tarafından [yazılmıştır].
10-RÂYÂTÜ’N-NASRÎ VE’L İR-ŞÂD: 1272’de Güstendil de vefat eden müftü Mehmed Şem’î tarafından [yazılmıştır].
11-SEYFÜ’L-CİHÂD FÎ NASRİ’L İBÂD: 1318’de Dersaadette vefat eden Edirne müftüsü Mehmed Fevzi efendi tarafından yazılmıştır, matbûdur.
12-İMÂDU’L-CİHÂD FEZÂÎLÜL-CİHÂD: Bosnalı Derviş Ali b. Mustafa tarafından yazılmıştır.
13-NEHCÛ’R-REŞÂD FÎ EMRİ’L CİHÂD: Müftü Ahmed Hıfzı Efendi tarafından yazılmıştır. Matbûdur.
14-TEŞVÎKATÜ’L-CİYÂD FİL-GAZVİ VE’L-CİHÂD: 1130’da vefat eden Lâdik’li Abdürrezzâk b. Abdülfettâh tarafından [yazılmıştır.]
15-FEZÂİL-İ GAZÂ MENÂKÎB-İ CİHÂD: Ali Galib Bey tarafından yazılmıştır. Matbûdur.
16-KEVKEBÜ’L-MES’ÛD FÎ KEVKEBETİ’L CÜNÛD: 1264’de vefat eden Sahaflar şeyhi Zâde Mehmed Esâd Efendi tarafından yazılmıştır. Matbûdur.
17-DÜSTÛRU’L-MÜCÂHİDÎN Lİ İZZİDDÎN: Emekli feriklerden [fırka kumandanı, tümgeneral veya korgeneral] Kayserili Mustafa Hilmi Paşa tarafından yazılmıştır. Matbûdur.
18-TAHRÎSÜ’L-MÜCAHİDÎN: Fazıl kimselerden Haniye’li Ahmed Efendi tarafından yazılmıştır.
19-RİSÂLE-İ CİHÂD-I KEBÎR: 1151’de İstanbul’da vefat eden kitabevi sahibi Cârullah Veliyyûddîn Efendi tarafından [yazılmıştır.]
20-FEZÂÎL-İ REMY: İbn-i Rûşen denmekle meşhur olan Şeyh Mehmed Hatîb tarafından yazılmıştır.
21-RİSÂLE-İ İRŞÂDİYYE FEZÂ-İL-İ CİHÂD: Midhat paşa vapuru imam Hacı Hamid Efendi tarafından yazılmıştır.
22-TARİKATÜ’L-CİHÂD: 1706’da vatanı olan mora’nın Teb-Estefe şehrinde vefat eden Atina Müftüsü Pertevî Ali Efendi tarafından yazılmıştır.
23-HİKMETÜ’L-GARRA FÎ FE-ZAÎLİ’L-GAZA: Hoca Münib Efendi tarafından yazılmıştır.
24-TERĞÎBÜ’L-MÜCÂHİDİN İLÂ NİKÂYET-İ A’DÂUD-DÎN: Ab-dülmecid Hân devrinde beşinci alay baş imamı Mustafa Âsım b. Muhammed Efendi tarafından yazılmıştır.
25-ŞEREFÜL-MÜCÂHİDÎN: Zamanımızda [1915 civarı] Çatalca harbinde bulunan gazetemiz [ceride-i sofiyye] yazarlarından ve Erzincan müderrislerinden Divrikli Ahmed Mikdâd Efendi tarafından yazılmıştır. Matbûdur.
26-FEZÂÎL-İ CİHÂD: 981 tarihinde irtihâl eden Birgivi Mehmed Efendi tarafından [yazılıp] Arapçadır.
27- FEZÂÎL-İ CİHÂD: Sultan İbrahim devri kadılarından Es’âd Efendi tarafından [yazılıp] Türkçedir.
Kaynak



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

