ey türbeye itâle eden: tevbeye gel..!
Kendisine Reddiye Yazılan Kişi.feyzullah Birışık.
Yazar: Heyaman
1- türbe ziyareti: vaaz, ibret, tefekkür ve teberrük cihetiyle -ma'nen- taabbüd ifade eder.. (Nisa-115.) ayet-i kerime hidayetin ardından küfre ihlasdan sonra nifaka ve sünnetin peşinden bid'ata sapanları tehdit ediyor..! sünnet vech ile evliya türbelerini ziyaret edip orada usul u erkanınca niyaz eden kulları ilahi tehdit ve tahvife muhatap kabul etmek iz'an ve insafa sığacak şey değildir..! cenab-ı Allah alem halkını enbiya ve evliya kullarının kabri ziyaretinden men eder mi hiç..?! eşkıyanın şakilikten halâsı hayali ancak evliyaya mukareneti ile inşa olur (gerekse o evliya medfun olsun) çün evliya ile ülfet eden (mesela: mu'tad vech ile türbe ziyaret eden) mutlak surette Mevla ile ünsiyete kavuşur...
2- İslam'ın evailinde kabir/mezar ziyareti muvakkat bir süre yasaklanmış bilahare hz. Resulullah'ın (sav.) emri ile serbest bırakılmıştır: (ve dolayısıyla) kabir ziyareti bu ikinci emirden itibaren artık mesnun (sünnet) kılınmıştır.. mesela: hz. Fahr-i Alem efendimizin (sav.) aziz Uhud şehidlerini (periyodik olarak) mahallinde ziyaret eylediği ehâdis-i mu'teberede kayıtlıdır..3- Resulullah-Varisi olan ulemanın ve meşayıh-ı sufiyyenin gerek yaya gerek vasıta ile seyahate çıktıklarında veya herhangi bir sebeble bir beldeye uğradıklarında orada medfun olan mübarek zatların türbelerini sordukları, ve yerlerini (isterse makam olsun) ziyaret eyledikleri tevarih ve teracim kitaplarında nakledilmiştir..
4- Osmanlı padişahlarının eba eyyubel-ensari (Ra.) hz.nin manevi ikliminde -teberrüken- kılıç kuşandıkları ve yine Osmanlı ecdadımızın gazaya şuruu etmeden evvel: başında sultanı, kumandanı, askeri ve erkanı ile beraber ve meşayıh, ulema ve şeyhülislam heyetinin de refakatıyla türbe-i Eyyub Sultan hz.ni ziyarete şitaban oldukları herkesin malumudur..
5- duanın kabule karin olması için Allah'a karin olan insanların 'zatı/sırrı hürmeti' zikredilir.. evet, dua vakti zatını zat-ı Hakk'da ifna edenlerle dergah-ı Hazrete yönelmelidir ki dâi ile Deyyan arasında hail nesne kalmasın.. tamam, cenab-ı Allah her kuluna yakındır peki benim gibi yüzü kara günahkar kulların Allah'a ne yakınlığı vardır ki: takrib-i Hazrete vesile olacak esbaba tenezzül etmesinler..?! duası müstecab olan kullar Hakk'ın makbulu olan kullardır (Bakara-186.) âyet-i k.nin parantez içleri (işâri takdirleri) görmezden geliniyor..!
6- Kabe-i muazzama'da kılınan namaz ile sair emkinede kılınan namaz ve anda edilen niyaz bir değildir.. aynı surette, cennetül-Baki kabristanı ile zincirlikuyu mezarlığı bir ve beraber olmaz.. mesela, (mümkündür ki) cennetül-Baki'de bir insan dua esnası yeknefesde Veli olabilir ama sair mezaristanda aynı iklim ve kimya yoktur.. "şerafül-mekani bil-mekin" yani mekanın şerefi anda mukim olan iledir dediler: bu aynı zamanda "toprağın (saire göre) şerefi derununda yatan ile.." manasına da gelir: yani, serir ile mekan müteradiftir..
7- gerçi Muhyiddin-i Arabi hz. (ks.) " cismime talib (zâir olacak) olan Dimaşkuş'Şam'a varıp gelsin, ruhum ise -sağda solda aranmasın- o cemii emsâra sâridir.." der: bu ma'nada türbelerin ilahi feyzi ve birışığı arsalarının metrekareleri ile ölçülmezdir fakat berzahda olan ruhun (ve nefsin) dünyada iken kendisine râkib olduğu cism ile taalluku sair mevâtına göre daha ehassdır.. o sebeble alem halkı türbe/makam (delilin gölgesi) eşiğine gelecektir.. bu suretle türbelere zair olan kişi merkad sahibini sağlığında varıp ziyaret eylemiş gibi feyz u ecre mazhar olacaktır.. ki bu ma'nada Hadis-i şerif dahi vardır: " Vefatımdan sonra beni ziyaret eden hayatımda ziyaret etmiş gibidir.." (Beyhaki)
8- şimdi düşünmek lazım Resulullah As.'a iman edip hayatında iken Onu ziyaret eden ne olurdu..? Sahabe olurdu.. ha şu anlaşıldı ki demek ravza-i mutahharayı ziyaret edenler Sahabe'nin mazhar olduğu devletlerin sureti neş'esi ve rayihası ile meşhun olacaktır.. ve belki de berkî surette bir kaç saniye o zevka şahid olacaktır: imdi, ziyaretten maksud bir ulu nazara gelmektir: ve kubur-i evliyanın ziyareti dahi aynı ma'na merkezindedir himmet-i rical (tasarrufu) devam ediyor Aziz Mahmud-i Hüdai hz. ne demişti: " Mahabbet isteyen gelsin: haber sorsun mezarımdan..! " Hüdai hz.ne giden Bursevî neş'esi alır, Mevlana hz.ne gidene Hüsamüddin hayreti gelir.. ve ila ahir...
9- türbe-i şerifeler hayallerin inşa olunduğu makamlardır.. ziyaretten gaye yeşil sanduka işli puşide ve taylasanlı sarıkları seyretmek değil: merkad sahibi ile birliğe yitmektir.. ve belki bir lisan ile Hakk'a dua ve niyaz etmektir.. Mevla'm bizleri Fena-i Hakiki semtine irgörsün ve " ya Baki entel Baki..! " hitabının nuru yakini ile didelerimiz pür ve sinelerimiz sırr eylesin... âamiinn...!



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

