İbni Arabi yi Savunan Mecdüddin el-Firûzâbâdî Rahimehullah..
Mecdüddin el-Firûzâbâdî (ö.817/1415)
Şiraz’a bağlı Kâzerûn kasabasında doğdu. İlk tahsilini burada babasınınyanında tamamlayan Firûzâbâdî bölgenin önde gelen âlimlerinden dersler aldı. Tedrîsinin ardından ilmî seyahatlerde bulundu. Önce Zebid ardındanYemen kadılığına tayin edildi ve ömrünün sonuna kadar bu görevi sürdürdü.el-Kâmûsü’l-muhît adlı sözlüğüyle tanınan Firûzâbâdî’nin döneminin devlet adamlarından büyük ilgi gördüğü ve Bursa’da I. Bâyezid’le görüştüğü kaydedilmektedir.
Geniş bir kültüre ve kuvvetli bir hafızaya sahip olduğu,sözlük çalışmalarından başka hadis, tefsir, fıkıh ve tarihe dair çalışmalarının bulunduğu ve bu konularda bir çok eser yazdığı belirtilmektedir.
Kabri Zebîd’de Cebertiyye tarikatının kurucusu Şeyh İsmail el-Cebertî’nin türbesininhaziresindedir.
Tasavvufî konularda İbnü’l-Arabî’yi takdir eden Fîrûzâbâdî onu savunmak üzere iki risâle ile aşağıdaki fetvâsını kaleme almıştır.[1]
“Muhyiddin İbnü’l-Arabî bilgisi ve yaşayışı açısından şeriat ehlinin imamı,amel ve ilmi açısından tarikat ehlinin mürebbîsi, zevk ve anlayış itibariyle onların şeyhlerinin şeyhidir. Ona nispet edilen kitapların okunması,okutulması ve ihtiva ettikleri bilgilerin kullanılmasına gelince, eğer ehli tarafından okunur ve okutulursa caizdir;
itikâdı sağlam olan eserlerine bakabilir.Bu vasıfları taşıyan bir kimsenin şeyhin eserlerine bakması (dinîhususlardaki) müşküllerini çözmesine yardımcı olacaktır.
Zaten aksi düşünülemez.Zira İbnü’l-Arabî Kur’ân-ı Kerîm’i yetmiş küsür ciltte tefsiretmiş, “Ona tarafımızdan bir ilim öğretmiştik”[2] âyetine kadar gelmiş ve bu âyette iken Cenâb-ı Hak şeyhin ruhunu almıştır.
Bütün bunlar İbnü’l-Arabî hakkında en büyük, en tam ve en güçlü delillerdir. Öyle ki bu hususuancak inatçı ve münkir olan inkar edebilir.”[3]
Dipnotlar.
[1] Hulûsi Kılıç, “Firûzâbâdî”, DİA, c. XIII, s. 142-145.
[2] el-Kehf, 18/65.
[3] Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, no: 685, vr. 3a-b. Bazı eserlerde Ebü’l-Kâsım el-Beyzâvî tarafından kaleme alınan fetvâ Firûzâbâdî’ye nispet edilmiştir.Öte yandan Firûzâbâdî’nin fetvâsının içeriğinin Beyzâvî ile benzerlik arzetmesi de dikkat çekicidir.
Örneğin bk., Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, no: 2415, vr. 164b-165a; Fatih no: 5376, vr. 117b-118b; Nâfiz Paşa, no: 685, vr. 3b-4a; İbnü’l-İmâd, Şezârâtü’z-zeheb fî ahbâri men zeheb, tahk.:Abdulkâdir Arnaut, Mahmud Arnaut, Dâru İbn Kesîr, Beyrut 1991, c. VII, s. 338.



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

