EHLİ BİDAT VE FASIK KİMSELERE SELAM VERMENİN HÜKÜMLERİ
Kaynak : Cübbeli Ahmed Hoca - Selam Risalesi1 - Ruhul Beyan tefsirinde zikredildiğine göre, İmam-ı Tıybî (Rahimehullah) buyurmuştur ki: Muhtar (seçkin) görüş şudur ki, Mübtedi' (Şia gibi, ehl-i Sünnet mezhebinin dışındaki sapık fırkalardan birine bağlı olan) kimseye, ehl-i sünnet olan bir kişi önce selâm veremez.
Tanımadığı bir kimseye selâm verse de sonra onun zimmî (İslâm devletinin hakimiyeti altında bulunan yahudi ve hristiyan halkdan biri) veya mübtedi' olduğunu anlasa, ona hakaret olsun için yanma gidip "Selâmımı geri aldım" der.
2 - Abdullah ibni Amr ibnil As (Radıyallahu Anh) buyurmuştur ki:
"İçki içenlere selâm vermeyin"
(Buhari,Edeb-i Müfred: 1017 ,Sh 351)
3 - İmam-ı Hasen buyurmuştur ki:
"Seninle fasık arasında hürmet yoktur."
yani büyük günahları sakınmadan açıkça işleyen kimselere saygı duyman gerekmediğinden, onlara selâm vermen icabetmez."
(Buharî, Edeb-i Müfred:1018, SH351)
4 - Ali ibni Abdillah (Radıyallahu Anh) buyur-muştur ki:
"Satranç oynamak kumardandır, dolayısıyla bu oyunu oynayanlara selâm vermeyin."
(Buhari,Edeb-i Müfred:1019,Sh352)
5 - Ali ibni Ebi Talib (Radıyaliahu Anh) dan rivayet edildiğine göre, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sel-lem), aralarında kadın kokusu sürünmüş bir kimse bulunan bir topluluğa uğradığında, onlara bakıp selâm verdi, fakat o kişiden yüz çevirdi.
Bunun üzerine o kişi, "Benden niye yüz çevirdin?" diye sorunca:
72 - Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Senin iki gözünün arasında bir cemre (ateş parçası) var." buyurdu.
(Buharî,Edeb-i müfred:1020,Sh352)
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözüyle,kadın kokusu sürünerek günaha girmiş olan o kimseye "Sende cehennemlik sîmâsı (nişanı) bulunduğundan sana selâm vermedim." buyurmak istemiştir.
6 - Abdullah ibni Amr ibnil Âs ibni Vail es Sehmî'nin, dedesinden (Radıyaliahu Anhum) rivayetine göre, Elinde altın yüzük olan bir adam Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e geldiğinde, Efendmiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan yüz çevirdi (selâmını almadı).
O kişi Efendimiz (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine karşı olan soğukluğunu görünce, gidip alfan yüzüğü atfa ve demir bir yüzük takarak Efendimiz (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) İn huzuruna geldi. O zaman Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
73 - "Bu (demir) serdir, çünkü bu, cehennem ehlinin takısıdır." buyurdu. O kişi dönüp, onu da atdı
.
Gümüş bir yüzük takarak tekrar Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İn huzuruna geldiğinde Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sukut etti (bir şey söylemedi).
(Buhari,Edeb-i Müfred: lQ21,Sh:352, Tahavî :2135i)
Efendimiz (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) İn gümüş yüzüğe bir şey dememesi, onun caiz olduğunu ifade etmektedir.
7 - Bu hadis-i şerifler ve rivayetlerden, ehl-i sünnet dışındaki kimselere ve alenen haram işleyen şahıslara selâm vermek gerekmediği anlaşılmakta ise de, bunlara selâm vermenin caiz olup olmaması hususunda ihtilâf edilmiştir.
Ulemadan bazısı bu kişilere haram işlerken selâm verilemeyeceğini, diğer hâllerde ise selâm vermenin caiz olduğunu söylemişler, diğer bazısı ise,bu kişilerin şerrinden korkulmadıkça, her hâl-u kâr'da selâm verilmeyeceğini açıklamışlardır.
Kalplerini te'lif (islâma ısındırmak) için selâm vermek meselesine gelince, buna müsaade edilmiştir.
Nitekim, "Nisab-ul ihtisab" isimli eserde zikredildiğine göre, bir kâfirin kalbini islâma ısındırmak için onunla bir iki kere yemek ye-mekde bile bir beis yoktur.
Nitekim Efendimiz (Sailallahu Aleyhi ve Sellem) İn bir kâfirle birlikte yemek yediği ve bir yahudi-nin yemek davetine icabet ettiği hakkındaki rivayetler ulema tarafından "O kişilerin kalplerini islâma ısındırma" niyetine hamledilmiştir.
Velâkin islâma dönmeyeceği anlaşılan kimselerle devamlı yeyip içmek ve onlara selâm vermek mekruhtur.
Bu arada şunu da beyan edelim ki, namaz-ızlık, imansızlıktan sonra en büyük günah olduğuna göre, namazsızlara selâm vermenin fetvası da gayet müşkildir.
Nitekim bir seferinde dört mezheb müftüsü olan Üstadımız Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhu) hazretlerine bu fetva sorulduğunda: "Selâm Allahın rahmetidir, kolay kolay herkese verilmez." buyurarak, namazsızlara selâm verme fetvasının zorluğunu açıklamıştır.
İmam-ı Alusî, "Ruhul Meânî" tefsirinde buyurmuştur ki:
"Fasıklığını açıkça gösteren, büyük bir günah işleyip tövbe etmeyen ve ehl-i sünnet mezhebinin dışında bir görüşe sahip olan kimselere, bir zaruret veya zarar korkusu bulunmadıkça, selâm verilmeyeceğini, hatta bu kişilere selâm verilmemesinin sünnet olduğunu ulema açıklamıştır."



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

