Seyyid İbrahim el-Ahsai Hazretleri'nin Cübbeli Hocamıza Dûası .İzlemek ve de Dua'ya İştirak Etmek için Buraya Tıklayınız.                Cübbeli Ahmed Hocaefendi için Seyyid Hazretlerinin Okuduğu Mevlid-i Şerif ve Duası İçin Tıklayınız.


Tarih: 03/02/2012, 15:38 Ekleyen: Meknûn
24
Tarih: 03/02/2012, 15:28 Ekleyen: Meknûn
14
Tarih: 31/01/2012, 15:48 Ekleyen: Meknûn
38
Tarih: 27/01/2012, 14:24 Ekleyen: Meknûn
57
Tarih: 27/01/2012, 14:06 Ekleyen: Meknûn
46
Tarih: 26/01/2012, 11:47 Ekleyen: Meknûn
60
Tarih: 25/01/2012, 11:14 Ekleyen: Meknûn
80
Tarih: 19/01/2012, 14:50 Ekleyen: Ebu Hureyre
73
Tarih: 19/01/2012, 14:46 Ekleyen: Ebu Hureyre
57
Tarih: 30/12/2011, 08:49 Ekleyen: Ebu Hureyre
35
Tarih: 29/12/2011, 19:22 Ekleyen: Ebu Hureyre
40
Tarih: 29/12/2011, 19:09 Ekleyen: Ebu Hureyre
46
Tarih: 29/12/2011, 12:10 Ekleyen: Ebu Hureyre
37
Tarih: 29/12/2011, 08:44 Ekleyen: Ebu Hureyre
62
Tarih: 27/12/2011, 08:31 Ekleyen: Ebu Hureyre
32
Tarih: 27/12/2011, 08:29 Ekleyen: Ebu Hureyre
46
Tarih: 25/12/2011, 12:29 Ekleyen: Ebu Hureyre
44
Tarih: 24/12/2011, 17:21 Ekleyen: Ebu Hureyre
75
Tarih: 24/12/2011, 17:18 Ekleyen: Ebu Hureyre
42
Tarih: 24/12/2011, 17:15 Ekleyen: Ebu Hureyre
33
Tarih: 24/12/2011, 16:08 Ekleyen: Ebu Hureyre
46
Tarih: 23/12/2011, 09:49 Ekleyen: Ebu Hureyre
83
Tarih: 22/12/2011, 15:42 Ekleyen: Ebu Hureyre
74
Tarih: 22/12/2011, 15:40 Ekleyen: Ebu Hureyre
42
Tarih: 21/12/2011, 20:18 Ekleyen: Aşık Yekini
107
Tarih: 20/12/2011, 09:16 Ekleyen: Ebu Hureyre
92
Tarih: 19/12/2011, 14:10 Ekleyen: Ebu Hureyre
66
Tarih: 17/12/2011, 14:19 Ekleyen: Ebu Hureyre
79
Tarih: 16/12/2011, 10:09 Ekleyen: Ebu Hureyre
41
Tarih: 15/12/2011, 15:37 Ekleyen: Ebu Hureyre
59
Tarih: 15/12/2011, 09:17 Ekleyen: Ebu Hureyre
48
Tarih: 12/01/2012, 07:01 Ekleyen: Sami Ruhan
80
Tarih: 30/12/2011, 23:25 Ekleyen: Sami Ruhan
104
Tarih: 29/12/2011, 23:53 Ekleyen: Sami Ruhan
116
Tarih: 29/12/2011, 23:30 Ekleyen: Sami Ruhan
110
Tarih: 29/12/2011, 23:08 Ekleyen: Sami Ruhan
106
Tarih: 28/12/2011, 15:54 Ekleyen: Ebu Hureyre
45
Tarih: 27/12/2011, 06:25 Ekleyen: Heyaman
52
Tarih: 24/12/2011, 16:37 Ekleyen: Sami Ruhan
88
Tarih: 24/12/2011, 16:06 Ekleyen: Ebu Hureyre
25
Tarih: 19/12/2011, 07:19 Ekleyen: Heyaman
80
Tarih: 17/12/2011, 13:01 Ekleyen: Sami Ruhan
85
Tarih: 16/12/2011, 15:28 Ekleyen: Heyaman
76
Tarih: 16/12/2011, 10:07 Ekleyen: Ebu Hureyre
71
Tarih: 16/12/2011, 04:23 Ekleyen: Sami Ruhan
170
Tarih: 16/12/2011, 02:37 Ekleyen: Sami Ruhan
185
Tarih: 13/12/2011, 08:28 Ekleyen: Ebubekir Sifil
66
Tarih: 13/12/2011, 06:23 Ekleyen: Heyaman
84
Tarih: 12/12/2011, 13:28 Ekleyen: Sami Ruhan
244
Tarih: 12/12/2011, 13:18 Ekleyen: Sami Ruhan
267
Tarih: 20/06/2011, 05:46 Ekleyen: Heyaman
201
Tarih: 20/06/2011, 05:45 Ekleyen: Heyaman
124
Tarih: 21/05/2011, 06:25 Ekleyen: Heyaman
411
Tarih: 18/01/2012, 06:24 Ekleyen: Meknûn
50
Tarih: 14/01/2012, 07:15 Ekleyen: Sami Ruhan
116
Tarih: 09/01/2012, 15:40 Ekleyen: Meknûn
65
Tarih: 09/01/2012, 15:28 Ekleyen: Meknûn
66
Tarih: 09/01/2012, 15:22 Ekleyen: Meknûn
77
Tarih: 03/01/2012, 16:01 Ekleyen: Meknûn
112
Tarih: 03/01/2012, 15:54 Ekleyen: Meknûn
97
Tarih: 18/12/2011, 11:42 Ekleyen: admin
1003
Tarih: 15/12/2011, 13:59 Ekleyen: admin
78
Tarih: 15/12/2011, 13:52 Ekleyen: admin
68
Tarih: 13/12/2011, 09:21 Ekleyen: Aşık Yekini
93
Tarih: 13/12/2011, 09:16 Ekleyen: Aşık Yekini
75
Tarih: 12/12/2011, 19:14 Ekleyen: Ebu Hureyre
100
Tarih: 12/12/2011, 19:10 Ekleyen: Ebu Hureyre
47
Tarih: 08/12/2011, 14:06 Ekleyen: admin
87
Tarih: 07/12/2011, 19:28 Ekleyen: admin
93
Tarih: 07/12/2011, 19:23 Ekleyen: admin
77
Tarih: 07/12/2011, 19:20 Ekleyen: admin
81
Tarih: 07/12/2011, 19:16 Ekleyen: admin
164
Tarih: 07/12/2011, 16:31 Ekleyen: admin
82
Tarih: 06/09/2011, 05:59 Ekleyen: admin
133
Tarih: 06/09/2011, 05:54 Ekleyen: admin
168
Tarih: 22/12/2011, 06:51 Ekleyen: admin
110
Tarih: 22/12/2011, 06:48 Ekleyen: admin
115
Tarih: 22/12/2011, 06:34 Ekleyen: admin
120
Tarih: 22/12/2011, 06:30 Ekleyen: admin
150
Tarih: 06/12/2011, 13:29 Ekleyen: admin
112
Tarih: 06/12/2011, 13:28 Ekleyen: admin
91
Tarih: 09/01/2010, 12:29 Ekleyen: admin
505
Tarih: 09/01/2010, 12:15 Ekleyen: admin
472
Tarih: 04/11/2009, 14:54 Ekleyen: admin
446
Tarih: 04/11/2009, 14:50 Ekleyen: admin
744
Tarih: 04/11/2009, 14:45 Ekleyen: admin
545
Tarih: 04/11/2009, 14:37 Ekleyen: admin
600
Tarih: 03/11/2009, 14:23 Ekleyen: admin
777
Tarih: 03/11/2009, 14:21 Ekleyen: admin
392
Tarih: 03/11/2009, 14:17 Ekleyen: admin
608
Tarih: 03/11/2009, 14:14 Ekleyen: admin
514
Tarih: 03/11/2009, 14:12 Ekleyen: admin
423
Tarih: 03/11/2009, 14:07 Ekleyen: admin
450
Tarih: 03/11/2009, 14:02 Ekleyen: admin
515
Tarih: 03/11/2009, 13:47 Ekleyen: admin
502
Tarih: 03/11/2009, 13:44 Ekleyen: admin
689
Tarih: 03/11/2009, 10:07 Ekleyen: admin
351
Yazdır

İmam-ı Azam'ın Arapça Bilgisi Yeterli Değil miydi -2

Yazar: Ebu HamzaPosted in: İktibaslar ve Reddiyeler

İmam Ebû Hanîfe'yi Arapça'yı bilmemekle suçlamasına gelince, şüphesiz bu doğru çizgiden sapan zalim ve insafsız bir insanın sözüdür.

Oysa Ebû Hanîfe eski dili ve fasih lügati çok iyi bilen bir insandı.

Bir filolog gibi konuşurken ağzını sağa sola bükmez, Lakin çok akıcı konuşur, dil kurallarını da ihlal etmez.

Ebû Hanîfe’nin Arapçayı hakkıyla bilmesine gelince:

Arapların dönemine, dilin doğru konuşulduğu zamana yetişmiş, Cerîr ve Ferazdak ile aynı dönemi paylaşmış, Rasûlullah'ın hizmetkarı Enes b. Mâlik'i iki kez görmüştür. Enes'in vefatı hicri 93'dür. Buradan anlaşılan şudur: Ebû Hanîfe Enes'i beşikteyken değil, temyiz çağlarındayken görmüştür. Enes'i görmesi Ebû Hanîfe’nin uzun ömür süren insaniardan olduğunu da göstermektedir. Çünkü 150 yılında 90 yaşını geç¬kinken vefat etmiştir. [1]

Bu bilgiler, onun Enes'le görüştüğü sıralarda buluğ çağında oldu¬ğunu ve Hz. Peygamberin vefatından yaklaşık 80 yıl sonrasına yetiştiğini gösteriyor. Çünkü Hz. Peygamber hicretten on yıl geçtikten sonra vefat etmiştir.

Yine bu, Ebû Hanîfe’nin oldukça erken bir döneme, (henüz başka ırklarla dejenere olmamış) Arapların zamanına yetiştiğini göstermektedir. O, dönem olarak mezhep imamlarının en kı¬demlisi ve en yaşlısıdır. Nitekim Malik önce yaşayan bilginlerden biri olmasına rağmen, Ebû Hanîfe'den 30 yıl kadar bir süre sonra vefat etmiştir.

Hiç şüphe yok ki bu dönemde Arapça az bir değişime uğramıştı. Ayrıca bu dönemde, kendilerine ittiba edilen güvenilir İmamlardan hiçbir tanesi -o vakitler böyle bir şeye ihtiyaç olmadığından dolayı- fi¬loloji ile meşgul olmadılar. Ebu's-Seâdât İbnu'l-Esîr en-Nihâye adlı ki¬tabının mukaddimesinde bu hususa değinmektedir. Ayrıca tarih ilmiy¬le ünsiyeti olan kişiler de bunun böyle olduğunu gayet iyi bilirler.

Eğer bizler bu dönemde bir müctehidin filoloji okumasını şart ko¬şarsak bunu sadece Ebû Hanîfe'den istememeliyiz. Aynı şekilde filo¬logların (Ebû Hanîfe’nin muasırı) Cerîr ve Ferazdak'dan delil olarak zikrettikleri şiirlere de itibar edilmemeli. Oysa bu, hiçkimsenin söyle¬diği bir şey değil.

Ancak şu bir gerçektir: Bu asırdan sonra bir kısım insanların lisanlarında büyük bir karmaşa ve karışıklık meydana geldi. Şehirlerdeki Acemlerle (Arap olmayanlarla) haşir neşir olmayan saf Araplar ise dillerini koruyabildiler.

Zemahşerî badiyelerde yaşayan bu tür insanların pekçoğuna yetişmiş ve görüşmüştür. Zemahşerî, altıncı asırda yaşayan ve hicrî 538 yılında vefat eden bir insandır.

Dejenerasyona en hızlı biçimde uğrayanların büyük kısmını, Arapça olan kelimelerle olmayanları birbirinden ayırt edemeyen halk oluşturuyordu.

Alim zat Emîr Hüseyin b. Muhammed'in Şifâu'l-Uuâm adlı kitabında belirttiğine göre, İmam Yahya b. Hüseyin bir eğitim almadığı halde Arapça'yı Hicaz şivesince konuşan bir insandı.

Şia mezhebi allâmelerinden Ali b. Abdullah b. Ebi'1-Hayr ise İmam Yahya'nın 40 gün Arapça eğitimi aldığını rivayet etmiştir. İmam Yahya'nın vefatı hicrî 300 yılının başıdır.

Hakikati yanlışlardan ayırt edebilen insanlardan hiçbiri, hicrî 80 yılında yaşayan bilginlerin Arapça eğitimi almadan Allah kelamının manalarına vakıf olamadıklarına inanmaz. Eğer durum böyle olmuş olsaydı, bu mutlaka onlardan nakledilir ve tabiîne Arap edebiyatı eği¬timi veren hocaların isimleri bilinirdi.

Eğer durum böyle değilse, o dönemlerde yaşayan Alkame b. Kays, Ebû Müslim el-Havlânt, Mesrûk el-Ecda', Cubeyr b. Nufeyr ve Ka'bu'l-Ahbâr’ın hocaları kimlerdir acaba, bilmek isterim? Keza onlardan sonra gelen ve yine tabiînden olan Hasan Basrî, Ebu'ş-Şe'sâ, Zeynelâbidîn, İbrahim et-Teymî, Nehaî, Saîd b. Cubeyr, Tâvûs, Ata, Mücahid, Şa'bî ve benzerlerinin hocaları kimlerdi acaba? O halde ne diye sadece Ebû Hanîfe'den Arapça eğitimi alması isteniyor? Hem o vakitler hangi basit kitaplar okunuyordu acaba?
Muterizin, Ebû Hanîfe’nin (harf-i cer'i devreye sokmayarak) 'bi Ebâ Kubeys' dediğini delil getirmesine gelince; buna birkaç açıdan cevap verebiliriz:

a) Bu rivayetin sahih bir senede ihtiyacı vardır. Ebû Hanîfe’nin ko¬numuna karşı çıkan Seyyid Cemaleddin Ali, sözün sahibinden işitildiği ve gerektiği şekilde korunduğu meşhur olmasına rağmen sahih ri¬vayetlerin söyleyenine nisbetinde çok sıkı ve titiz davranmışken, bu rivayet karşısında niye böyle bir tavır takınıyor?

b) Bu rivayet sahih bir tarikle sabit oisa bile, meşhur değildir; ke¬za İmam Ebû Hanîfe’nin fetva ehli ve müctehid olduğu iddiası kadar da sahih değildir. Oysa Ebû Hanîfe’nin ilmi durumu, fazileti tevatür derecesindedir ve bu hususta herkes hemfikirdir. Bu nedenle malum olan bir gerçeğe zanla hatta zan bile sayılamayacak birşeyle zarar ve¬rilemez.
c) Rivayetin Ebû Hanîfe'den sağlam yollarla geldiğini ve sahih ol¬duğunu farz etsek; bu, Ebû Hanîfe’nin konumuna bir zarar vermez; çünkü bir hata değildir. Bilakis doğru bir lehçedir. Nitekim Ferrâ bazı Araplardan bunu nakletmekte ve şu şiiri söylemektedir:
İnne ebâhâ ve ebâ ebâhâ [2] kad belağâ fi'l-mecdi ğâyetâhâ

Hanımın babası ile babasının babası
Son derece ulu insanlardı her ikisi

d) Bunun hiçbir şekilde izah edilemez bir hata olduğunu kabul etsek bile bu, Ebû Hanîfe’nin Arapçayı bilmediği anlamına gelmez. Çünkü (bugün) pekçok filolog ammîce konuşmakta ve (hatalı söyle¬miyle yerleşmiş kelimeye) alışan dil bilerek yanlış yapmaktadır. Bun¬dan da öte, Araplar’ın kendileri bile yabancı dil konuşmakta ve bu onların Arapçalarını olumsuz etkilememekte, keza onlar için bir kusur sayılmamaktadır.

Sözün özü, nasıl ortaya atılmış olursa olsun, bu mesele İmam Ebû Hanîfe’nin bilgisizliğine ve kifayetsizliğine delalet etmez. Aksine, mu¬terizin gafletini ve basiretsizliğini, bu büyük alimi lekelemek ve cahil göstermek için ne kadar cüretkar olduğunu ortaya koyar.

[1] Bu değerlendirme. Ebû Hanîfe'nin doğumunun hicrî 61 olduğunu söyleyenlerin-kine göredir Doğrusu onun 80 yılında doğduğudur. Bu durum İbnu'l-Vezir'in tesbitine zarar vermez. Her iki durumda da değerlendirmesi doğrudur. Bu gayet açık bir husustur.

[2] İsim tamlaması nedeniyle ebâhâ kelimesinin ebî (hâ) olması gerekiyordu ancak, bu şiirden anlaşıldığına göre, ebâ(hâ) şeklinde de gelmektedir. Bu nedenle başına harf-i cer de gelse kelime ebâ olarak kalmaktadır. (Mütercimin notu).

Kaynak :

abdulfettah ebu gudde rahimehullah - imam-ı azamın hadisdeki yeri

''Ebû Hanîfe’nin Hadis Ve Arapça Bilgisi Hakkında Şüphe Uyandırmaya Çalışanlara İbnu'l-Vezîr El-Yemânî’nin Cevabı'' babı