Joomla Just for Sharing - Joomla Club Templates and Extensions

05

Mar

2009

Muhammed bin Abdulvahhabın tevessüle dair görüşleri [Mefahimden]
Ebu Hamza
Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

Şeyh Muhammed bin Abdulvahhab’a, bazı âlimlerin yağmur duası hakkında açıklama yaparken “salih kullarla tevessül etmekte bir sakınca yoktur” sözlerinden ne kastettiklerini, “bir mahlûktan yardım (istiğase) dilenemez” hükmüne rağmen, nasıl olupta İmam Ahmed’in “Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve selem- ile tevessül etmekte bir beis yoktur” diyebildiğini sorarlar. O, cevabında şu açıklamayı yapar:

“Aradaki fark açıktır. Bazılarının salih kullarla tevessüle izin vermeleri, bazılarının sadece Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve selem- ile tevessüle izin vermeleri, âlimlerin çoğunluğunun da tevessülü yasaklayıp kerih görmüş olmaları, fıkha tealluk ettiği için mevzumuzun dışında bir konudur. Her ne kadar bize göre doğru olan cumhurun bunu mekruh görmesi olsa da, içtihâdî meselelerden birini caiz görmemek mümkün değildir. Bu yüzden tevessül edenleri de reddedemeyiz. Bizim inkâr ettiğimiz şey, Allah’a dua edildiğinden daha fazla bir mahlûka dua ediliyor olmasıdır; şeyh Abulkadir’in ya da bir başkasının kabrine yönelip sıkıntıların giderilmesi ve isteklerinin verilmesi için saygı ile ondan istekte bulunulmasıdır. Burada nerededir sırf Allah’a dua etmek? Nerededir Allah’la beraber hiç kimseye dua etmemek? Ama birisi çıkar dua ederken “Allah’ın ben senden peygamberlerin ya da salih kullarının vesilesi ile şunu şunu istiyorum” diye dua etse, sadece Allah’a dua ettikten sonra, herhangi bir kabrin yanında dua ediyor olsa bile, bu bizim reddettiğimiz bir şey değildir.” [1]

Muhammed bin Abdulvahhab’ın bu sözleri, tevessülün ona göre de caiz olduğunu göstermektedir. Evet, ona göre tevessül, cumhur ulemanın mekruh gördüğü birşeydir. Ama mekruh, haram bile değildir, nerede kaldı ki bazılarının dediği gibi bid’at ya da şirk olsun.

Şeyh Abdulvahhab, ‘Kasîm’ ahalisine gönderdiği mektubunda, salih kullarla tevessül edenleri tekfir ettiğine dair iddiaları şiddetle reddetmektedir. O şöyle demektedir:

“(…) Süleyman bin Suhaym bana demediğim birçok şeyi iftira atmıştır. Dediği şeylerin birçoğu aklıma dahi gelmemiş şeylerdir. Ben salih kullarla tevessül edenleri tekfir ediyormuşum, “Ey mahlûkatın ey şereflisi” dediği için Busayrî’yi tekfir ediyormuşum. “Delâil-ül Hayrât” kitabını yaktırıyormuşum. Tüm bu iddialar için cevabım: “Allah’ım seni tenzih ederim bu büyük bir iftiradır” demekten başka bir şey olmayacaktır.

‘Mecma’ ehline göndermiş olduğu başka bir mektubunda yukarıda söylediklerini teyit eden Şeyh Abdülvahhab şöyle der:

“(…) Bu açığa çıktıktan sonra iddia edilen meselelerden, benim salih kullarla tevessül edenleri tekfir ettiğim, Busayrî’yi tekfir ettiğim (…) söylentileri açık birer iftiradır.” Benim buna olan cevabım “Allah’ım seni tenzih ederim. Bu apaçık iftiradır” sözümden başka bir şey olmayacaktır.”[2]

[1] Şeyh İmam Muhammed bin Abdulvahhab tüm eserleri 3. kısım. S:68 İmam Muhammed bin Suud İslam fakültesinde Şeyh Muhammed bin Abdulvahhab haftasında neşrolunmuştur.

[2] Şeyh Muhammed bin Abdulvahhab’ın mektuplarından bir ve onbirinci mektuplarına bakılsın. 5.kısım S:12, s:64

not :

* bendeki nusha ile orjinal nusha arasında kelimelerde farklılılar olabilir.bende ki düzeltilmemiş son halidir.inşallah orjinal nushadan bakınız .sahife : 139

* bu iletiyi başka forumlara iktibas yapacak olan olursa bu notu böylece bildirmesi üzerine bir hak olsun..

Bu yazıyı Sitene Ekle

Aşağıda Oluşturulan Kodu,
Sayfanıza Kopyalayarak Yapıştırınız.




Preview :


Powered by QuoteThis © 2008

Bu makaleyi tavsiye et...



Bu Konu İle Benzer İçerikler


Son Güncelleme: Cuma, 09 Nisan 2010 14:03

Our valuable member Ebu Hamza has been with us since Çarşamba, 25 Şubat 2009.

Yorumlar  

 
0 #5 Administrator 2010-04-13 10:49 ilgili konu burdadır.buradan devam edebilirsiniz.

http://www.forum.ibniabidin.com/index.php?topic=954.msg2689#msg2689
Alıntı
 
 
0 #4 mehmet n.bulgan 2010-04-10 20:03 diyorsunki;
yani eserin ismi:Şeyh İmam Muhammed bin Abdulvahhab tüm eserleri

imdi bu dipnottaki ifadeyi algılamaktan uzak şahsınıza ancak ve ancak derim ki sitemizde kuyudan çıkartılan taşlar yazı dizisi ile tevessül üzerine çok konular vardır.aratabilirsiniz .

vesselam.

benderimki;
böyle bir eser yoktur.. kaldıki, burdaki yazıyada itiraz edilecek şeyde yoktur.. siz galiba bu tür tevessüle şirk dedigini zannettiginiz için, orda şirk demedigi ve şirk dedigi iftiralarına cevap vermesini kendinize delilmiş gibi zannedebilirsin iz. bu kapasite meselesidir.

yanlız yazının çarpıtılma ihtimalini yüksek tutan yeri, orda soruyu soranın tevessül ile istiğaseyi karıştırması ve ibni abdulvahhabında bu karıştırmaya müdahale etmeden sanki dogru bir soru imiş gibi direk cevaba geçmesidir.

bu çelişkiyi algılamakta sorun yaşayablirsiniz . ayrı mesele.
zira muayyen bir şahsı işaret ederek onun zatıyla tevessülde bulunmak bir çok çelişki ve mahzuru beraberinde getiren bir uygulamadırr. ama herhangi bir kişiyi göstermeden mutlak olarak salihler ifadesini kullansa ve bununlada onların salih amellerini kastetse ne ala.yinede diyecek pek bir şey olmaz.

tabi günümüzde kim böyle bir tevessülü yapıyor ki ? asıl problemede budur zaten. tabi delil falanda yokta. işte o dedi bu dedi. bunlarında dinde bir kıymeti yoktur. usul açısındann..
Alıntı
 
 
0 #3 Administrator 2010-04-09 17:16 Vesile Ve Tevessül -1

Vesile Ve Tevessül -2

Vesile Ve Tevessül -3

Vesile Ve Tevessül -4

Vesîle ve Tevesül’ün Kurân’dan Bir Takım Delîlleri

ayrıca ''Kuyudan Çıkarılan Taşlar'' diye aratırsanız ilgili yazıları bulabilirsiniz.bu yazı dizilerine karşı akademik boyutda bir cevabınız olursa yayınlar ve de cevabımızı ieltiriz.

vesselam.
Alıntı
 
 
0 #2 Administrator 2010-04-09 17:06 Quoting mehmet n.bulgan:
son olarakta, kaynak verirken kitap adı niye vermiyorsunuz. onun tüm eserleri 3.kısım sy.68 demişsiniz.

yaw böyle kaynakmı olurmuş. onun tüm eserleride ne demek ? hangi eseri kitabın yada mektubun adı numarası nedir. tam olarak kaynak istiyorum birebir . umarım bazı adiller çıkarda bu konuda bana yardımcı olur. yüce Allah sizi ıslah etsin başka bir şey demiyorum.


ilgili dipnotta şöyle yazmakta.:

Alıntı:
Şeyh İmam Muhammed bin Abdulvahhab tüm eserleri 3. kısım. S:68 İmam Muhammed bin Suud İslam fakültesinde Şeyh Muhammed bin Abdulvahhab haftasında neşrolunmuştur.


yani eserin ismi: Şeyh İmam Muhammed bin Abdulvahhab tüm eserleri

imdi bu dipnottaki ifadeyi algılamaktan uzak şahsınıza ancak ve ancak derim ki sitemizde kuyudan çıkartılan taşlar yazı dizisi ile tevessül üzerine çok konular vardır.aratabilirsiniz .

vesselam.
Alıntı
 
 
-1 #1 mehmet n.bulgan 2010-04-07 18:41 s.a
ben durumun yukarıdaki yazı gibi olduguna ihtimal bile vermiyorum. yazı kendi içinde bile çelişkilidir.

ilk olarak şunu sormak istiyorum. yağmur duasındaki tevessül konusunda, nerede birinin yüzü suyu hürmetine şeklinde bir tevessüle dair alimlerden nakl vardır. ordaki tevessülden kasıt salih kişinin bizzat şahsı degil onun salih olan ameli ve duasıdır.zaten yağmur duası rivayetindede böyledir.

ikinci olarak deniyorki ;“bir mahlûktan yardım (istiğase) dilenemez” hükmüne rağmen, nasıl olupta İmam Ahmed’in “Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve selem- ile tevessül etmekte bir beis yoktur”
yukarıdaki yazının tahrif edildiginin en büyük delili, burada soru soranın daha istiğase ile tevessülü birbirinden ayırt edemesidir.
nasıl hükmediyorsunuz ? biriyle tevessüle cevaz vermek demek onunla istiğase yapılabilirliği ne cevaz vermek demekmidir ?:))))

kaldıki imam ahmedin sadece hz. peygambere cevaz vermesinin illeti, onun şefaatinin ve makamının nasslarla sabit oldugundan dolayıdır. fakat yukarıdaki yazıdan sanki başka kimselerlede tevessüle izin veriyormuş gibi bir yaklaşım içinde olunuyor.buna ancak ne Allah ın ne peygamberin ve nede salih kulların kadrini bilmeyenler kanabilir.

daha sonra ibni abdulvahhabın orda tevessül yapanları tekfir etmedigi nakl ediliyorki bu dogrudur. yüce Allah ın dinini bilen herkes bu tür bir tutum içinde olamaz.
çünkü muayyen bir şahsın ameli yada duası ile degilde bizzat şahsı ile(yani tabiri caizse karakaşı kara gözü için)tevessül yapmak bidat olsa bile şirke varmaz. ibni abdulvahhab gibi bir alimin böyle birşeye şirk demesi düşünülebilirmi ?

ama yukarıdaki yazıda sanki şirk demedigine göre buna cevaz veriyor anlamı dayatılıyor.
bence burda bir art niyet daha varki en büyük musibet budur;
burada tevessül yaparak Allah tan istemeyi, direk mahlukattan istemek suretiyle yapılan istigase ile birmiş aynı şeylermiş gibi gösteriliyor.
böyle yaparakta şirklerine delil !! bulmuş oluyorlar güya

son olarakta bu konulara karşı tutum hakkında tavsiyem, mal bulmuş mağribi gibi hemen kabullenmemek. bilakis iyice araştırıp ve bu alimlerin sözlerinin hepsini bir araya getirerek bu alimlerin ne demek istediklerini anlamaya çalışmamız kendilerine gösterilecek en büyük saygı olacaktır.

bu yöntem, yani o alimlerin bu konulardaki fetvalarının hepsini bir araya getirme yöntemi, genelde bu şekilde sayfa içinden cımbızla kelime ve cümle seçmek suretiyle konu bütünlüğünden kopartılarak kelimeleri seçenlerin hoşuna gitmez.
çünkü sonuç hoşlarına gitmez. ama hoşlarına gitsede gitmeselerde hakikat degişmeyecektir .

son olarakta, kaynak verirken kitap adı niye vermiyorsunuz. onun tüm eserleri 3.kısım sy.68 demişsiniz. yaw böyle kaynakmı olurmuş. onun tüm eserleride ne demek ? hangi eseri kitabın yada mektubun adı numarası nedir. tam olarak kaynak istiyorum birebir . umarım bazı adiller çıkarda bu konuda bana yardımcı olur. yüce Allah sizi ıslah etsin başka bir şey demiyorum.
Alıntı
 
logo footer    Copyright © 2010 Reddul Muhtar | Bütün Hakları Saklıdır.Sitemiz En iyi Google Chrome - Opera -Safari -Mozilla Firefox ile Görüntülenir