Nebileri Uyanıkken Görmek Mümkin midir?
[Nebileri Uyanıkken Görmek Mümkin midir?]
-----------------------------------------------
Peygamberleri uyanıkken gören kimsenin bu sözü (şayet sahtekâr değilse) inkâr edilmez. Çünki,
(Bir): Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Mûsa aleyhisselâm’ın yüksek sesle telbiye[70] getirdiğini görmüştür.
(İki): Aynı şekilde, Yûnus[71] aleyhisselâm’ı da görmüştür.[72]
Üstelik Allah celle celâlühû’nün birtakım kâfirleri, azablandırmak, küçük düşürmek ve Müslümanlara ibret olmaları için diriltmesi de inkar olunacak bir şey değildir.
(Üç): İmam Tabarânî, "el-Evsat"ında,[73] İbnü Ebî’d-Dünyâ[74] ve başkaları[75] İbnü Ömer radıyallâhu anhumâ’dan şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:
“Ben Bedir’in etraflarında dolaşırken, bir de baktım ki, çukurun birinden boynunda zincir bulunan bir adam çıkıverdi ve bana ‘Ey Abdullah!.. Bana su ver!.. Ey Abdullah!.. Bana su ver!..’ diye seslendi. Bilmiyorum, ismimi mi bildi veya Arabların seslenişiyle mi seslendi? Aynı çukurdan bir de eli kamçılı olan siyah bir adam çıktı ve bana ‘Ey Abdullah!.. Ona su verme, o kâfirdir’ diye seslendi. Sonra da ona kamçıyla vurdu ve nihâyet (o kâfir) çukura geri döndü. Hemen süratli bir şekilde Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim ve bunu haber verdim. Bana, ‘gerçekten onu gördün mü?.’ dedi. ‘Evet’ dedim. ‘O, Allah'ın düşmanı Ebû Cehl İbnü Hişâm'dır. Bu da Kıyamet’e kadar devâm edecek olan azabıdır,’ dedi.” (Rivâyet Bitti.)
(Dört): İbnü Ebî’d-Dünyâ Şa'bî'den[76] rivayet etti:
Bir adam, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e şöyle dedi:
Ben Bedir’e uğramıştım. Yerden çıkan bir adam gördüm, başka bir adam da elindeki gürzle ona vurup yerine sokuyordu. Sonra o adam tekrar çıkıyor ve o da onu (yine) vurup yerine sokuyordu. Bunu defalarca yaptı. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem “O, Ebu Cehl İbnü Hişâm’dır. Ona Kıyamete kadar böyle azab edilecektir” buyurdu. (Hadîs Bitti.)
Zürkânî, "Şerh'ul-Mevâhidu’l-Ledünniyye"de[77] şöyle dedi: Açık olan o dur ki, Şa'bî'nin rivayetinde ismini zikretmediği bir adam diye bahsettiği mübhem/bilinmeyen kişi İbnü Ömer radıyallâhu anhumâ’dır. Ancak başkası olması da muhtemeldir. O zaman, Ebu Cehl'i gören kişi, birden fazladır. (Zürkânî’nin Sözü Bitti.)[78]
[70] Buhârî (1555.3355.5913).
[71] Yunus yerine Yusuf aleyhisselam
[72] Hâkim, “el-Müstedrek” (3/472,4179), “ Müslim’in şartına göre sahihtir” dedi.
[73] Tabarânî, “el-Evsat” da (7/287, 2556), Heysemî “Mecmauz-Zevâid” de (3/57), Sâlihî “Sübülü’l-Hüdâ ve’r-Reşâd” da, Suyûtî “Şerhu’s-Sudûr”da (164), İbnü Receb “Ehvâlu’l-Kubûr”da, Kastalânî “Mevâhib”de (1/191)
[74] İbnü Ebî’d-Dünyâ, “Kitabu’l-Kubûr” (74)
[75] Sâlihî, “Sübülü’l-Hüdâ ve’r-Reşâd”
(4/82), İbnü Receb (a.g.e.), Zürkânî (a.g.e.) (2/316) İbnü Ebi’d-Dünyâ’ya isnad etti.
[76] O, imam, büyük tabii, muhaddis, fakıh, Amir İbnü Şerahil el-Hımrî el-Kûfî, Şubî diye bilinir. Kufede hicri 103,104 veya 107, 110 tarihinde vefat etmiştir. “Tehzîb’ul-Kemâl” (9/349), “Tezkiratul-Huffâz” 81/79)
[77] Kastallânî, Şerh'ul-Mevâhid'ul-Ledünniy ye (2/316)
[78] Bu husûsta İmâm Hâfız Süyûtî’nin “Tenvîru’l-Halek” isimli nefis bir risâlesi vardır. (El-Hâvî li’l-Fetâvâ:2/437-460) Onda, İmâm Buhârî’nin ve Müslim’in rivâyet ettiği “Kim beni rüyâda görür se öldükten sonra da görecektir” hadîsinin zâhiri yanında başka nice hadîsler ve bir çok hadîs ve akaid âliminin sözleri ile bu “görmek” mes’elesinin kerâmet yoluyla gerçekleşebileceği isbât edimektedir.
[Buhârî, Kitâbu’t-Tâ’bîr, 10.], Mu’cem: 6/53 H:6993, [Müslim, Rü’yâ:10,11], Mu’ cem: 6/53, [Ebû Dâvûd, Edeb:88], Mu’cem: 6/53, [Tirmizî, Rü’yâ:4, İbnü Mâce, Rü’ yâ:2, Dârimî, Rü’yâ:4, Ahmed, 1/279, 361, 375, 400, 450, 2/232, 261, 342, 410, 411, 425, 463, 469, 472, 3/472, 5/306, 6/294], Mu’cem: 6/53
Kaynak



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

