Yazdır

ÜMMEDİN YAPDIKLARI PEYGAMBERE ARZ OLUNMAKDA.

Yazar: Admin. Posted in İktibaslar ve Reddiyeler

Evvelkilerin ve sonrakilerin efendisi bulunan Peygamberimiz (S.A.V.) i ziyarete gelince; gönlün kırık, zelil ve yoksulluk hâli içinde, dile getiri­len şeyleri kat kat fazlası ile yaparsın. Zira o şefaati reddolunmayan bir, şefaatçidir. Onu ziyaret kasd eden kimse mahrum bırakılmaz. Onun bu­lunduğu yere müsafir olan, onunla meded dileyen,hüsranda kalmaz. Zi­ra Resûl-i Ekrem (S.A.V.) kemâl dâiresinin kutbu ve arûs-ı memlekettir.

Âlimlerimiz dediler ki:

 

Kim onunla tevessülde bulunursa, veya onunla rahmet dilerse, yahut ondan ihtiyaçlarını isterse (dileği) reddolunmaz ve hüsrana uğramaz. Zira tecrübe ve eserler, buna şâhidlik etmektedir.Resûlüllah Efendimiz'in ziyaretinde, küllî bir edebe ihtiyaç vardır.

 

Âlimlerimiz, demişlerdir ki:

 

Ziyaretçi; Peygamber (S.A.V.) in huzurunda, hayâtında iken durduğu gibi durulacağını anlamalıdır. Zira onun ölümü ile hayatı arasında bir fark yoktur.

 

Ben; Peygamber (S.A.V.) in ümmetini müşahede edeceğine, onların hallerini, niyetlerini, hâtıralarını bileceği­ne  işaret ediyorum.

 

 

Bir kimse, suâl yöneltip

 

"Bunlar, noksan sıfatlardan münezzeh bu­lunan Mevlâya mahsustur" derse,

 

bunun cevabı şudur: Ahirete göç eden mü'minler , çok kere, hayatta olanların hâllerini bilirler. Bu husus, onlar­da vâkî olan bir çok hikâyelerle sabit olmuş durumdadır.

 

 

Her sözü doğru 'Olan Peygamber Efendimiz, onlara, amellerin arzo-lunduğunu haber vermiştir. Binâenaleyh bunun vukuu muhakkaktır.

 

Bu­nun nasıl olduğu bize malum değilse de, ALLAH onları daha iyi bilir.

 

Bu hususta açıklama olarak Resûlüllah Efendimiz'in şu hadis-i şerifi, yeter­lidir.

 

"Mü'min, ALLAH'ın (kalbe koyduğu hidâyet) nuru ile bakar. Al-lah'ın nurunu hiçbir şey perdeliyemez.".

 

Bu kabiliyet, hayatta olan mü'minler içindir. Âhirette onların duru­munun nasıl olacağını düşünmelidir.

 

İmam Abdullahü'l-Kurtubî, "Tezkire" adlı eserinde Abdullahı 'bnı Mübârek'den rivayetle şöyle demiştir.

 

Ensârdan bir adam, Minhâlü'bnü Amr'dan haber verdi. O da, Saidü'bnü Müseyyeb'in şöyle dediğini ha­ber verdi: Günlerden bir gün olmamıştır ki ümmetinin yaptıkları sa­bah ve akşam Peygamber (S.A.V.) e arzedilmiş olmasın. Onları si­maları ve işleri ile tanır. Bu sebeple onlar üzerine şâhidlik yapacak­tı...

 

kaynak: şeyh yusuf nebhani şevahidü'l hak

Son Eklenen Twittler


Warning: file_put_contents(/home/reddulmu/public_html/giris/cache/widgetkit/twitter/twitter-e3bf79a10858f577c0bd8e2e5c04b5a2.php) [function.file-put-contents]: failed to open stream: Permission denied in /home/reddulmu/public_html/giris/media/widgetkit/widgets/twitter/twitter.php on line 191

kendilerini zeki sananların aslında ahmak olduklarını anladıklarında çok geç olabilir ..

Reddul Muhtar

@rustue hoca nükteli konuşurdu.ALlah kendisinden razı olsun .. lakin az sayıda zeki insan kendisini anlayabiliyordu denirse yeridir..

Reddul Muhtar