imanın hakikatine eren kişiler ıtlaka (alıkonulmazlığa) eren kişilerdir.. kaddesallahu esrarahum..

babası, Şems-i tebrizi hz.nin gidişatından çok korkarmış, çocuk Şems'in acaib, garaib halleri var..

aşk-ı Muhammedî taşkınlığıyla kırk gün geçiyor, yeme içme yok, hayret ender hayrette, böyle bir çocuk..

bir gün cenab-ı Şems hz. babasına şöyle diyor:

"babacığım benim için neden endişelenirsiniz? düşünün ki bir tavuğun yumurtaları arasına bir ördek yumurtası koymuşlar, o ördektir yüzme bilir, ördek boğulmaz korkmayınız.."

iki lafından birisi Mahmud efendi diye nisbet ve bağlılık iddia etme, iki hareketinden birisi Mahmud efendi mi sen ona bak..

hareketten maksud ahlak-ı hamidedir: ittiba devleti enseye mendil komak, hilhile pamuk tıkamaktan ibaret değildir..

sabır, merhamet, ahlak, edeb, tevazu, asalet ve mürüvvet nerde soralım?.. Huu diyelim Huuuuu!..

Tarikat-ı aliyyenin neticesi Peygamber ahlakıdır, Peygamber ahlakının neticesi ise Sıddıkiyettir.. (yani) Nübüvvetten sonra gelen en yüce paye..

Allahu Teala sadıklarla beraberlik emr ediyor, bu emir, işareti ile emr-i Tarikatı tazammun eder, Kur'an'da her şey için ayrı bir ıstılah arama: kendine Sadık ara Sadık!..

mücerred kitap okuyup yazmakla adam olunsaydı yaşar Nuri, Kuşadalı İbrahim Halvetî hz.ni okuyup yazarken evliya olurdu..

evliya yüzünden hayır görmeyen evliyaya höykürmesin, kendi hayırsızlığına kahr olsun..

Allah'ın yaktığı ışığı söndürecek yoktur, Allah'ın kararttığı bir kalbi de aydınlatacak yoktur...

kafayı altınla paralayacağına aşkla parala, aşk ile paralanmış, tarumar bir sîne cümleden müstağni olup yalnızca Hakk'ın muhtacıdır..

tercihini Hakk'dan yana kullanan kullar an-asl Hakk'ın istısfa eylediği (tercih eylediği) kullardır..

hz.Mevlana celaleddin ks. selahaddin-i Zerkubî hz.nin kuyumcu dükkanının önünden geçmekte idi, içeriden çekiç sesleri geliyordu: tink tank tunk tink tenk tunk......

derken Mevlana sultan cuşu huruşa geldi ve orada semaa başladı, bunu gören hz.Selahaddin hay hay'landı..

cezbe-i Mevla, vucud şehrini tarumar edince hz.Zerkubî kuyumcu dükkanını yağmaya verdi.. akıl iz'an almaz o sahneyi ha..

ey birader! sana soruyorum, sen orada olsa idin hazır saçılmış altınlara mı dalardın, hazır ve nazır Mevlana'ya mı dalardın?..

eğer sen Mevlana'ya dalanlardan değil isen kıyamete kadar da ömrün olsa bu aşkın hikayetinden bir hakikat kokusu alamazsın.......