Seyyid İbrahim el-Ahsai Hazretleri'nin Cübbeli Hocamıza Dûası .İzlemek ve de Dua'ya İştirak Etmek için Buraya Tıklayınız.                Cübbeli Ahmed Hocaefendi için Seyyid Hazretlerinin Okuduğu Mevlid-i Şerif ve Duası İçin Tıklayınız.

Yazdır

Said-i Nursî (rh.a) ve Risale-i Nur hakkında-5

Yazar: HeyamanPosted in: Heyaman

21. mes'ele: üstad'ın (rh.a) 8. madde'de yer alan garib ve mütenakız ihtarına dair ek söz...

molla Said efendi (rh.a) der ki: “..Feyzi kardeşim! Sen Isparta vilayetindeki kahramanlara benzemek istiyorsan, tam onlar gibi olmalısın. Hapishanede (Allah rahmet eylesin) mühim bir şeyh ve mürşit ve cazibedar bir Nakşî evliyasından bir zat, dört ay mütemadiyen Risale-i Nur'un elli altmış şakirtleri içinde celbkârâne sohbet ettiği halde, yalnız bir tek şakirdi muvakkaten kendine çekebildi. Mütebakisi, o cazibedar şeyhe karşı müstağni kaldılar. Risale-i Nur'un yüksek, kıymettar hizmet-i imaniyesi onlara kâfi olarak kanaat veriyordu.."

şimdi sormak lazım: o şakirtleri Nakşibendî evliyasından (ks.hum) müstağni (hayal) ettiren şey nedir?.. Said efendinin (rh.a) şakirtler üzerinde ki yüksek tasarrufu mu?.. yoksa kendi cehil ve enaniyetleri yüzünden istiğna fikrine kapılmaları mı?.. fakirin görüşüne göre: bu bîganelik tamamıyla nasibsizlik ve istidadsızlıktan kaynaklanan 'fıtrî' firasetsizliğin neticesidir.. 

bir 'Aziz Hüdai' damenine tutunup teveccühü ile nurul-Envar'a mazhar olmak dururken onun nefesini nazarını kimyasını bırakıp destursuz (irşadsız ve süluksuz) bir cereyana kapılmak, ferdî (ındî) planda kalmayı tercih etmek ve işin daha da garibi tarikat-i aliyyeyi hizmet-i imaniyyeden ayrı ırak ve aşağı bir meslekmiş gibi itikad (hayal) etmek insanı gerçekten hayret ve infiale sevkediyor.. 

söz konusu "mürşid Efendi hazretleri" ehemmiyetli ve cazibedar (tasarruf teveccüh sultasına malik).. kendi kamil (aşmış erişmiş) ve gayrıyı mükemmil (aşırıcı eriştirici) bir Nakşî Şeyhi olacak da o risale-i nur "talebeleri" Altın Silsilenin mukaddes emanetlerini taşıyan bu hazrete karşı müstağni (karnı tok ve ihtiyaçsız) kalacaklar öyle mi!.. 

hey mübarek üstad efendi !.. bari de ki: " bunlarda Ka'be-i muazzama'ya kadar mecal (iştiyak ve idrak) yoktu: istidadları anca Ispartaya kadardı o sebeble kendilerini müstağnî (üstün ve zengin) hayal ettiler de benim başıma kaldılar !.." tasavvuf tarihinde tarikat Şeyhlerine karşı böylesine garib bir tavır içinde olan "Meczûb" herhalde görülmemiştir.. Meczubların tavrı tabakatı ve terceme-i halleri hakkında bir tez konusu ele alınsaydı bu hazret-i şazz eminim o eserin en ilginç bablarından birisi olurdu.. 

Said efendi (rh.a) haliyle ma'zurdur (aslında) o bizi incitmiyor.. asıl insanı inkisar-ı kalbe uğratan şey: bugün bu mütalaaların tarikat-ı aliyyeye karşı ta'rizkar söylemlere ilham olmasıdır.. hüccet tutulmasıdır.. biz bu (Yolsuz ve Emîr'siz) çığırın mümessiline (ilmi yüzünden) "hazret" diyoruz.. (hali hürmetine) "Rahmetullahi aleyh" okuyoruz.. ama bu zatın tavrını körü körüne taklid edenlere karşı da "ona hürmeten" müsâmaha gösterecek değiliz..

bilakis kendini "bedii/harika" kıyas eden şakirdi bir şekilde rahatsız edeceğiz ki yolsuzluğu (usulsüzlüğü) "tarikatlar üstü" bir meslekmiş gibi da'va etmesin.. "Din Nasihattır" buyurdu Hz.Peygamber (sav.) onlara bu nasihatten iyi ne var?.. "biz İslam'a hizmet erleriyiz muhabbet fedaileriyiz kafir dururken niye bizimle uğraşırsın?.." diyorlar.. 

sen nasıl hizmet erisin ki tarikat rahına barikat kurarsın?.. bu nasıl mahabbet fedailiğidir ki mahabbet sultanlarına "hal" fetvası verirsin?.. nefs-i emmarenle teşrik-i mesaidesin hele mukallid olduğun haddi (taklidi) bilmezsin de kendini muhakkike kıyas edersin ve bir Meczubun (rh.a) gazına gelip reh-i Şeyh-i Kamili tehtâni, kendi kendini fevkâni hayal edersin.. bundan daha ahmakça bir hayal var mıdır?..

Devam Edecek.

http://www.kudsharemi.com/reddiyeler/104-mueridin-ve-tarikatin-luezumu-beyannda-ack-ihtar-.html