Allah yerine tanrı demek reva mıdır?
Allah ism-i celili bütün esma ve sıfat-ı ilahiyyeyi (namütenahi manaları) cami'dir.. ve bir rivayet ism-i azam (veya ism-i azam'dan)dır.. tanrı kelimesi kesinlikle Allah ismi ma'nasını karşılamaz.. sonra Allah ism-i Celal'i müreccah kavle göre her hangi bir kelimeden kökten heceden müştak da değildir.. direkman Zat'a mahsus bir ism-i hass'dır (özel isim)..
eğer "Allah..Allah.." demeyi bilmezsen cenab-ı Allah'a fransız kalırsın ve kelime-i Tevhid yerinde bile "diyö'den başka diyö yok(!).." deme garabetine düşersin.. (bu arada tanrı uludur diye uluyanları da unutmayalım!..) aslında Allah kelimesini bir dile tercüme etmek bile caiz değildir.. ırkı ne olursa olsun (her müslüman) o kelimeyi kendi lisanına "tıbkı basım" yapmalıdır.. yani aynıyla "Allah" demelidir..
konuşurken (veya yazarken) lafza-i Celal (Allah) yerine (özellikle) tanrı kelimesini isti'mal eden kimsede i'tikadi bir maraz vardır ki garazına öyle söyler.. yani tanrı lafzını ilah yerine kullanmıyor da bile bile Allah ismi yerine tercih ediyorsa.. (yani) "Allah" demekten hicab duyarak.. imtina ederek.. sırf (müslümanlara hased ve islama) kasd ederek söylüyorsa..
bu hiç şüphesiz bir küfür alametidir.. aynı garazlara mebni olarak kişi: "Selamün aleyküm" yerine (boyuna) günaydın demeyi tercih ediyorsa ortada yine "papadopulosluk" bir durum var demektir.. "günaydın: cehenneme kaydın !.." der Efendi hz.(ks.) fefhem cidden!..
imam-ı Rabbani hazretleri (ks.) bazı sûfi Şeyhlerin zikir derslerinde lafza-i Celal'i (Allah'ı) zikirden (sonra) bir takım esma-i ilahiyyeyi (tekrara) rücu' etmelerini bile çok yadırgamıştır.. acep şu gündelik hayatta müslümanların Allah yerine (hristiyan ağzıyla) tanrı demelerine ne buyururdu?..
lisan-ı farisi ile veya eski anadolu türkçesi ile tedvin edilmiş bir çok manzumelerde "tanrı tengri çalab yezdan vb.." kelimeler var denilirse.. cevap şudur: onlar kelime-i İlah ve ma'bud yerine isti'mal olunmuştur ve bazı yerde redif dengi öyle düşer.. yoksa (haşa) Allah ism-i şerifi terk edilmiş.. ta'til veya tahrife uğratılmış denilmez..
asker ocağında (nam-ı diğer peygamber ocağında) "tanrımıza hamd olsun" dedirtiyorlar (diyene) ne lazım gelir?.. (maksad belli) o şekil söyletmekle icbar olunanlara (halel) nesne lazım gelmez.. ama tekrar edenler zahiren ağızlarını oynatıp hafiyyen "Allah" deseler.. (arazi olsalar).. iyi olur..
hadis-i şerif'de geldi: "innemel a'malu binniyât / ameller niyetlere göredir.." sahih niyet salih amelin ruhudur (kayyumu).. ve söz dahi bir ameldir.. sakat eylem (ve söylem) de aslında niyetin bir aynasıdır.. (yani) zeydin (o failin) rengini (sıfatını) belli eder.. ama kişinin "tanrı" demesi (tanrı yazması) herhalde içinde bulunduğu mahiyete (fikre inanca duruma ve sözün söylendiği yere..) göre değişse gerektir..
buna göre: o lafın dil ile ikrar ve kalb ile tasdik edilen öz ma'nayı (iman ile islamlığı) gidermesi (zarara uğratması) veya ehl-i sünnet vel-cemaat nuruna kara çalması "mutlak/kat'i" ma'nada değildir.. bu arada kişi için cehil gaflet icbar sürçme (ve yanılma) gibi durumların da birer mazeret olabileceği unutulmamalıdır...
Süleyman Çelebi Hazretleri (ks.) Mevlid-i Şerif'inde şöyle buyurur:
Allâh adın zikredelim evvela
Vacib oldur cümle işte her kula
Allâh adın her kim ol evvel anâ
Her işi âsan eder Allâh anâ
Allâh adı olsa her işin önü
Hergiz ebter olmaya anın sonu
Bir kez Allâh dese şevkile lisan
Dökülür cümle günah misli hazan
İsm-i pâkin pâk olur zikreyleyen
Her murada erişir Allâh diyen
Aşk ile gel imdi Allâh diyelim
Dert ile göz yaş ile âh idelim...
http://www.kudsharemi.com/soru-cevap/154-allah-yerine-tanr-demek-caiz-midir.html



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

