Resulullah Ehli Sünnet Ve'l Cemaatdan İdi.
mezhebi inkar eden mezhebe tabi olmayıda şirk gören gruhların klasik suallerinden biride. resulullah hangi mezhebden ki siz ler mezheblere bölündünüz
biz mezhebe tabi olmayı savunduğumuzda biri bana bu suali sormuş idi.
bende kendisine acizane şöyle mukabelede bulundum.
'' resulullah şeriat-ı garrayı getirendir. bir nevi şari konumundadır.( müftilerde yani içtihad makamında olan müçtehidlerde bir nevi şari makamındadır.lakin hakiki şari Alla'u tealadır.bu hususda detaylı bigli için bakınız imam şatıbı el muvafakat - içtihad bahsi.) ayet ile ile sabitdir ki onun emir yasakları cenabı hakkın emir ve yasakları gibidir.bir şeyi cenabı hakkın emri ile helal da kılar haram da kılar..bu yüzden o hangi mezhebden idi diye bir sual sormak doğru bir sual değildir...!!!
sahabede ona tabii olandır.o değişik zamanlarda meseleler (fıkhi.) hakkında değişik hükümler vermesi ile hem kendi hayatında hemde kendisinden sonra değişik yerlere dağılan sahabesi kendisinin meselelere ait verdiği hükümlerden birine tabi oldular..işde kimi namazda el kaldırdı kimi kaldırmadı kimi kunut okudu kimi okumadı kimi secdeden kalkarken otururak kalkdı kimi direk kalkdı kimi ihramın altına don giydi kimi giymedi vesaire....binlerce yüzbinlerce mesele hakkında durum böyledir..!!!
işde sahabe bu farklı hükümlere tabi olmak ile mezheb sahibi oldular zira hepsinin kaynağı aynıdır..!!
bu tür meselelerde ihtilaf ise ummed hakkında rahmetdir.sahabeden sonra da yine her bir müçtehid ellerinde ki deliller ile bir hükmüne tabi oldu..!!!hepsi hakdır hepsi başımız üstündedir....!! 28' e yakın olan hak mezhebden (ehli sünnet içersinde..keza diğerlerinin tabileri kalmadı)..bugun kalan ise 4 hak mezhebdir.onlarda hanefi şafii maliki ve de hanbelidir.!!daha kendi hayatında dahi sahabesi meseleler (fıkhi.) hakkında ihtilafa düşüp kendi reylerini ortaya koyunca cenab-ı peygamber onları bundan men etmedi..!!!
şimdi sormak gerekiyor ki resulullah hangi fırkadan idi.Alemlerin efendisininde beyan eylediği üzere ehli sünnet ve'l cemaat olan fırka-ı naciye idi.
sonuç olarak ehl-i sünnet akaidi ve de fıkhı resulullaha dayanır.ve de resulullahın kurtulaşa ereceğini bildirdiği fırka-ı naciyede işde bu temiz pak yoldur.ve de resulullah hayatı boyunca bu yolu beyan eylemişdir.



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

