Her hayır ve şer, Allah’ın (c.c.) kaderi ve kazası gereği midir?
Cevap: Mahlukatın tüm halleri, hayır veya şer olsun, ezelden itibaren Allah’ın (c.c.) kaderi ve kazası gereğidir. Taat olanlar; O’nun irade ve rızası gereği iken, günah ve isyanlar O’nun iradesiyle olmasına rağmen, emri ve rızasının olduğunun vaki olduğu şeyler değildir.
Herkes, yaratıldığı şeye göre hareket eder ve ameller sonuçlarına göre değerlendirilir. Kaderin özü Allah Teala’nın kullarının arasına koyduğu bir sırrıdır; bu sırrı, ne mukarreb bir melek ve ne de gönderilmiş bir peygamber bilebilir. Sakın ha bu konuda düşünce, araştırma ve vesvese ile derinleşmeye kalkışayım deme!
Zira Yüce Allah, kaderin ilmin kapısını kullarına kapamış ve bunu kurcalamaktan menetmiştir. Tıpkı “O, yaptığından sorumlu tutulamaz. Ama insanlar sorumludurlar” ayetiyle ilintili olarak kim Allah hakkında ‘Allah niçin bunu/böyle yaptı’ şeklinde bir soru sorarsa, Allah’ın hükmünü reddetmiş demektir. O’nun hükmünü reddeden kimse de kafirlerden olur.



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

