Âdem (A.S.) ın Zürriyetinin Yaratılması:
Allah Teâlâ, Âdem aleyhisselâm'ın zürriyetini, küçük karınca üzerinde, Âdem aleyhisselam'ın neslinden yaratmış, onlara akıl vererek hitab etmiş, emir ve yasaklarda bulunmuştur. Kullar da, O’nun Rableri olduğunu ikrar etmişlerdir. Kulların bu ikrarları iman olmuştur. Bu sebeple bütün kullar, bu iman fıtratı üzerine doğarlar. Fıtrat konusunda Cenabı Allah şöyle buyuruyor:
“O halde gerçek müslüman olarak kendini dine doğrult; Allah'ın dinine ki, insanları onun üzerinde yarattı.” 1
Hz. Peygamber sallellahu aleyhi vesellem de şöyle buyuruyor:
“Her doğan, İslâm yaratılışı üzerinde doğar. Sonra anası babası onu Yahudîleştirir, yahut hıristiyanlaştırırlar, yahut mecûsîleştirirler. Nihayet bunu dili ile açıklar. Ya şükr edenlerden, yahut küfr edenlerden olur.” 2
Bu hadis-i şerif,
“Doğrusu biz insana, gerçek yolu gösterdik; ister şükr etsin, ister nankörlük etsin.” 3
âyetini açıklamaktadır.
Hülâsa, Allah Teâlâ'nın, kullarından ezelde söz alması Kitapla sabittir. Cenabı Hak şöyle buyuruyor.
Hatırla ki, Rabbin, Âdem oğullarının sulbünden zürriyetlerini çıkarıp da onları nefislerine karşı şahit tutarak: Ben sizin rabbiniz değil miyim? diye buyurduğu vakit, onlar da: Evet, sen bizim rabbimizsin, şahid olduk, dediler.” 4
Sünnetten delil, Mişkât'ül-Mesâbîh ve diğer kitaplarda rivayet edilen, hadîs ve tefsir kitaplarında araştırılan, mahallinde de zikrettiğimize göre hadîs şerhlerinde rivayet edilen hadis-i şeriftir. Mutezile ise buna muhalefet ediyor. Onlar yukarıda geçen âyeti mecazî mânada tevil ediyorlar.
Bir şârih demiştir ki, bu mesele ve buna tâalluk eden delillerden ortaya çıkmıştır ki, müşriklerin çocuklarının cehennemde olduğu görüşü reddedilmiştir. Nasıl terk edilmesin, Şeriat, kendisine İslâm daveti ulaşmadığı halde Allah'ı tanımayan cahil fakat akıllı ve ergin kişiyi şu âyet-i kerîme ile mazur kabul ediyor:
“Biz, peygamber göndermedikçe (hiçbir kavme) azab etmedik.” 5
Bu konudaki hadisler birbiri ile çelişmektedir. Mişkât şerhinde, doğruyu gördüğümüz kadar aralarını birleştirmeğe çalıştık. Fahr'ul İslâm Pezdevî demiştir ki: Kendisine İslâm daveti ulaşmayan cahil-i billah kimse hakkında yalnız akıl ile, mükellef tutulamaz diyoruz. Zira İslâm daveti ulaşmayan kimse iman yahut küfrü tanıyamazsa ve imana aykırı isyana muvafık bir şeye inanmıyorsa özürlü kabul edilir. Fakat küfre inanıp onu tanıtabilirse, yahut küfre inanıp anlatamazsa mazur sayılmaz, cehennem ehlinden olur.
5 El-İsrâ: 17/15.
fıkhı ekber şerhi molla ali el kari k.s



Mahmud Efendi Hazretlerinin Hayatı, Ulemanın Hakkındaki Beyanları Sohbetleri ve Kelam-ı Kibarı ..İçerik İçin 

