Ana Sayfa İktibaslar Ehli Kitabın Hz.Ömer R.a’ a Mektubu

Ehli Kitabın Hz.Ömer R.a’ a Mektubu

209
0

Hafız imamların, Abdurrahmân İbn Ğanem el-Eş’arî’-den rivayetlerine göre; o, şöyle demiştir :

Şam halkı Hıristiyanları ile barış andlaşması (musâlaha) yaptığında Ömer İbn Hattâb (r.a.) a şöyle yazılmıştı:

” Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla : Bu, filân ve filân şehir Hıristiyanlarından mü’minlerin emîri Allah’ın kulu Ömer için yazılmıştır.

Muhakkak siz bize geldiğinizde biz nefislerimiz, zürriyyet-lerimiz, mallarımız ve dinimiz halkı için sizden emân istedik. Sizin için kendimize şu şartlan koştuk :

Şehrimizde ve çevresinde yeniden manastır, kilise, özel ibâdet yerleri ve râhib manastırları ihdas etmeyeceğiz.

Onlardan harâb olanı yenilemeyeceğiz.

Onlardan müslümanlara ait yerleri ihya etmeyeceğiz.

Gece ve gündüz müslumanlardan birinin, kiliselerimize inmesini engellemeyeceğiz.

Geçenler ve yolcular için kapılarını genişleteceğiz.

Müslümanlardan bize uğrayanlan üç gün ağırlayıp onlara yedireceğiz.

Kiliselerimizde ve evlerimizde câsûs barındırıp sığındırmayacağız.

Müslümanlara karşı hainlik hisleri beslemeyeceğiz.

Çocuklarımıza Kur’an’ı öğretmeyeceğiz.

Şirkimizi açığa vurmayacak ve kimseyi buna davet etmeyeceğiz.

İstedikleri takdirde yakınlarımızdan hiç kimseyi İslâm’a girmekten men’etmeyeceğiz. Müslümanlara ta’-zîmde bulunacağız.

Oturmak istediklerinde, onlar için oturduğumuz yerden kalkacağız.

Onların elbiselerinde, başlıklarında, sarıklarında, nâ-linlerinde ve saç ayırmalarında onlara hiç bir şekilde benzemeyeceğiz.

Onların sözü ile konuşmayacak, onların künyelerini kendimize künye edinmeyeceğiz.

Eğerli hayvana binmeyecek, kılıç kuşanmayacak, hiç bir silâh edinmeyecek ve yanımızda taşımayacağız.

Yüzüklerimize arapça nakış yapmayacağız.

İçki satmayacağız.

Başlarımızın ön kısmındaki saçlan kısaltacağız.

Nerede olursak olalım elbiselerimize bürünecek, bellerimize zünnâr bağlayacağız..

Kiliselerimizin üzerine açıkça haç dikmeyeceğiz.

Müslümanların yol ve çarşılarından hiç bir yerde haçlarımızı ve kitablarımızı göstermeyeceğiz.

Kiliselerimizde çanlarımızı ancak hafifçe vuracağız.

Müslümanların hazır bulunması halinde kiliselerimizde yüksek sesle okumayacağız.

Bayram ve yağmur duasına çıkmayacağız.

Ölülerimiz yanında seslerimizi yükseltmeyeceğiz.

Müslümanların yol ve çarşılarından hiç bir yerde onlarla birlikte açıkça ateş kullanmayacağız.

Ölülerimizi onlarla komşu etmeyeceğiz. Müslümanları irşada yeltenmeyeceğiz.

Onların evlerindeki hallerine muttali’ olmaya çalışmayacağız.”

Râvî der ki:

Bu mektup Ömer’e geldiğinde şöyle ilâve etti:

”Müslümanlardan hiç kimseyi dövmeyeceğiz. İşte bunları kendimiz, dinimiz halkı üzerine bizim için şart olarak kabul ettik. Ve bunun üzerine emânı kabullendik. Eğer biz kendimiz aleyhine sizin lehinize şart koşup, kendimize yüklediğimiz bu şartlardan herhangi birine muhalefette bulunursak bizim için zimmet yoktur. İsyan eden ve karşı gelenler hakkında helâl olan bizden size helâl olur.”

Bakınız : İbni Kesir Tefsiri Tevbe Suresi 29.Ayet-i kerime

ayrıca aynı metin ruhul furkan tefsiri 16.cild tevbe suresi 29.ayet-i kerime tefsirinde de  vardır.

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin