Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Dua anında ellerin yukarıya doğru kaldırılması Allah’ın yüksekte, yukarı cihette (haşa) olmasına...

Dua anında ellerin yukarıya doğru kaldırılması Allah’ın yüksekte, yukarı cihette (haşa) olmasına delilmidir ?

324
0

Şüphe : Dua anında ellerin yukarıya doğru kaldırılması Allah’u teala’nın yüksekte, yukarı cihette (haşa) olmasına delilmidir ?

Cevap : Molla Aliyyu’Kari Fıkhul Ekber şerhinde derki; ”Bu düşünce ise reddedilmiştir. Çünkü gökyüzü duanın kıblesidir. Elleri göğe doğru kaldırmanın manası çeşitli nimetlere sebep olan rahmetin inme yeri olmasına binaendir.

Eğer durum onun dediği gibi olsaydı, duada yüzümüzü göğe doğru yöneltmek gerekecekti. Nitekim Allah Teâlâ’nın şu kavli de buna işaret etmektedir: “Kulum benden sana sorduğu zaman (de ki), ben ona yakınım. Dua ettiği zaman dua edenin duasını kabul ederim. ” (2/186. )

“Ne tarafa yönelirseniz Allah’ın vechi o taraftadır. ” (2/115)

Şeyh Ebû Maİn en-Nesefî, bu konuda diyor ki; araştırıcı âlimler; dua halinde elleri göğe doğru kaldırmanın halis bir kulluk olduğunu kararlaştırmışlardır.

Şârih Allâme Sığnakî demiştir ki; bu söz rafızî, Yahudi, Kerrâmiye ve bütün Mücessime taifesinin Allah Teâlâ’nın Arş üzerinde bulunduğu noktasında dayandığı ve yapıştığı düşünceye cevaptır.

Bir kavle göre namaz kılarken Kabe bedenlerin kıblesi olduğu gibi dua anında Arş da kalblerin kıblesi olmuştur. Daha önce de geçtiği üzere bu düşüncenin kabul edilmesine imkan yoktur. Zira kul dua anında da kıbleye yönelmek, elleri göğe doğru kaldırmak ve yüzünü göğe doğru kaldırmamakla emredilmiştir. Daha önce de belirttiğimiz gibi gerçekten yöneliş ancak kalbten göklerin yaratıcısına karşı olur. Evet, duada ellerin göğe doğru kaldırılmasının sebebi gökler, rızık deposu olduğu içindir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda söyle buyuruyor: “ Sizin rızkınız göklerdedir. ”(51/22. )Bununla beraber insan, maksadının hâsıl olacağı yöne yönelmeğe meyletme alışkanlığına sahiptir.

Meselâ; devlet başkanı gibi. Ordusuna ve halkına rızık vaad ettiği zaman, devlet başkanının orada olmadığını kesinlikle bilmemelerine rağmen bütün insanlar onun hazinesine doğru yönelirler. ” (Fıkhu’l Ekber Şerhi)

Hadis ve Şâfi’î fıkıh alimi Imam- Şa’rânî rahimehullah “Dua ederken yukarıya bakmamak” başlığı altında diyor ki:-“Allahü teâlânın belli bir sınır olmadığı gibi, yönleri de yoktur.

Buhari ve diğerleri merfuan şu hadisi anlatırlar:

Bazı kimselere ne oluyor ki, namaz kılarken gözlerini yukarıya dikiyorlar? Bu davranışlarına ya son verirler ya da gözlerinin yok olacağını bilmelidirler.”

Şeyhülislâm Ebussuud Efendi rahimehullahü teâlâ’nın fetvalarında şöyle yazılıdır:

-”876. Mes’ele: Hak celle ve ‘ala hazretleri, mekândan münezzeh olucak, göklerde deyu i’tikâd etmek mi gerektir, ve nice i’tikâd etmek gerektir?

Elcevap: “Cemîl emkineden [mekânlardan] münezzeh olup, gökler yerler hükmünde ve ilminde ve kudretinde” deyu i’tikâd etmek lâzımdır. Du’âda eli yukarı kaldırmak, cihet-i fevk [üst yön] du’âya kıble kılındığı içindir. ”

İbni Kurtubi rahimehullah el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an ‘da diyor ki;

” Dua esnasında ellerin semaya kaldırılmasının sebebi ise, vahyin semadan gelmesi, yağmurun oradan inmesi ve kudsiyetin yeri olması, tertemiz meleklerin orada bulunması, kulların amellerinin oraya yükseltilmesi, Allah’ın arş’ının ve cennetinin semanın üstünde bulunmasıdır ve bu Allah-u Teala’nın Kabe’yi dua ve namaz için kıble yapmasına benzer. Çünkü yüce Allah, onlara ihtiyacı bulunmadığı halde mekânları yaratmış olandır.O, mekânı ve zamanı yaratmadan, mekân ve zaman var olmadan önce ezelde de vardı ve şu anda da ezelde olduğu hal üzeredir.”

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin