Ana Sayfa Müridanın El Kitabı Cezbe Nedir ?

Cezbe Nedir ?

138
0

Hanefî müctehidlerinden İmam Tahtavî Dürrü’l-Muhtar Hasiyesi’nde mekruhlar faslında diyor ki: Mescitte halka olup yüksek sesle zikretmekten (dervişleri) kimse menedemez. Zira mescitlerde Zikrullah’ı men edenler Cenab-ı Hak’kın:

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللَّهِ أَنْ يُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ وَسَعَى فِي خَرَابِهَا

“Kim Allah’in mescitlerinde Allah’in isminin zikredilmesinden mani olan ve onların harap olmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir.”

Amir b Abdullah b. Zübeyir anlatıyor:

Birgün eve geç geldim. Babam:

— Neredeydin?’ diye sordu. Birkaç kişiyi gördüm. Onlardan daha iyi Müslüman görmedim. Oturmuş Allah’ı zikrediyorlardı. İçlerinden kimisi titriyor ve o kadar cezbeye tutuluyordu ki, Allah kokusundan bayılıyordu. Onların bu halini görünce yanlarında oturdum,’ dedim. Babam: Bir daha yanlarına gitme, dedi ve onun bu sözünü yadırgamış olduğumu zannetmiş olacak ki, sözlerine şöyle devam etti.

— Resûlullah (sallallahu aleyhi ve selem), Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer’i Kur’an okurken gördüm. Hiç biri cezbeye tutulup bayılmıyordu, senin gördüğün bu adamlar Hazreti Ebû Bekir ile ensardan daha mı çok Allah’tan korkuyorlar?’

Amir diyor ki: “Babamın doğru söylediğini düşündüm ve bir daha da onların yanında oturmadım”

Sahabeden âyet okununca ölen, bayılan, titreyenler olmuştur. Bir sahabi o zamandaki her yerde olanı her sahabenin başına geleni bilmeye bilir. Amir b. Abdullah b. Zübeyir babası bunu doğru görmese, bile bu olay sahabede ve tabinde böyle yapanların olduğuna delildir.

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ آيَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا

“Mü’minler onlara denir ki; Allah anıldığı zaman, kalpleri titrer.”

“Bir keresinde Resûlullah (sallallahu aleyhi ve selem)’ın yanına gitmiştim. Namaz kılıyor ve ağlamaktan dolayı göğsünden kaynayan kazan sesi gibi sesler geliyordu.”

Hazreti Ömer (Radıyallahu anh) bir kişinin evine uğradı. Biri şu âyeti okuyordu:

إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌ مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍ

“Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir; ona engel olacak bir şey yoktur.”

Hazreti Ömer (Radıyallahu anh), bu âyetleri işitince bayılarak bineğinden düştü. Kaldırıp evine götürdüler. Bu halin açısından dolayı uzun bir süre hasta kaldı. O kadar ki, insanlar ziyaretine bile gelmişti.

Rivayete göre: Zuhare b. Ebî Evfa tabiînin sikalarından idi. İmamlık yapar, Kur’an’ı rikkatle okurdu. Birgün namaz kıldırırken:

فَإِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ

“Sur’a üfürüldüğü zaman” ayet-i celilesini okuyunca öyle bir sayha etti ki, mihrapta iken, hemen düşerek can verdi.

الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ

“Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalbleri titrer.”

تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إلى ذِكْرِ اللهِ

Rablerinden korkanların, ondan (bu kitaptan) derileri ürperir. (Ondaki müjde ve tehdidi duyunca tüyleri diken diken olur, sonra Allah ın feyzi içlerine dolar, huzura ererler), derileri ve kalbleri Allah’ın zikrine yumuşar.”

Ali (r.a) ve Fudayl bin iyad (r.a) rivayet ettiler ki sahabeler Allah’ı zikrederken, agaçların şiddetli rüzgarda sağa sola sallanması gibi sallanırlardı.

Ebu Araka, Ali bin Ebu Talib’in(r.a) şöyle dediğini rivayet etti :

Allah anıldığı zaman Sahabeler ağaçların rüzgarlı havada sağdan sola sallandıği gibi sallanırlardı, ve gözlerinden o kadar yaşlar akardı ki Vallahi elbiseleri sırılsıklam olurdu.

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin