Ana Sayfa İktibaslar Bizans Sarayında bir Ehl-i Sünnet Elçisi : İmam-ı Bâkıllânî

Bizans Sarayında bir Ehl-i Sünnet Elçisi : İmam-ı Bâkıllânî

135
0

İlmi dirayeti ile Şii olan Büveyhiler Devletinin reisi Alaüddevle’nin saygısını kazanan Ehl-i Sünnetin meşhur isimlerinden İmam-ı Bâkıllânî esir değişimi için Bizans’a elçi olarak tayin edilir. Bizans Sarayında imparatorla görüşmeden önce kendisine protokol kuralları hatırlatılır ve sarığını çıkarması istenir.

Büyük İmam bu teşrifat kaidesini hiç düşünmeden reddeder ; “Ben müslüman bir âlimim. İmparatorunuzun benden istediği, benim anlayışıma göre zillet ve küçülmedir. Oysa Allah-u Tealâ bizi İslâm ile yüceltmiş, peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ile izzetli kılmıştır. Kralınızın (II. Basilius) yapması gereken ise bir başka hükümdarın elçisi kendisine geldiği zaman, özellikle bu elçiler ehli ilim ise, değerlerini bilmek ve onlara saygı göstermektir” (1)

Bunun üzerine Bizans İmparatoru II. Basilius verilen cevaptan hoşlanır ve İmam-ı Bâkıllânî’nin yanına sarığı ile girmesine izin verir ama bu sefer kendisini alçak bir kapıdan geçirtmeye kalkar. Böylece İmam-ı Bâkıllâni kapıdan geçme için imparatorun önünde eğilmek zorunda kalacaktır. Ancak Ehl-i Sünnetin keskin kılıcı bu zillet oyununada gelmez ve kapıdan geçerken arkasını döner. Bizans imparatorunun makamına arka arka yürüyerek girer. İçeri girince de doğrulur ve imparatora yüzünü döner. İmparatorun yüzüne karşı eğilmemiş olur. (2)

Ehl-i Sünnetin keskin kılıcı Bizans İmpatoruna karşı böyle davranırken sakın ola ki Bizans’ı hasta adam olarak falan düşünmeyin. O dönemde İslam Alemi bölük pörçüktür, Bağdat’taki Abbasi Halifesi İslam Toprakları üzerindeki hakimiyetini yitirmiş ve Şii Büveyhilerin kontrolüne girmiştir.

Bizans ise II. Basilius ile kendisini toparlamış, Doğu’da pek çok yeni toprak kazanmış, Bulgaristan ve Kırım’ı yeniden idaresine almıştır. Bugünkü ifadesi ile dünyadaki tek süper gücün imparatoruna davranışı ile İmam-ı Bâkıllani ile “Ehl-i Sünnetin keskin kılıcı” lakabının doğruluğunu izah etmektedir. Daha fazla söze hâcet var mı?

Günümüzde ise tarif edilemeyecek kadar alçak olan kapılardan geçmek şöyle dursun, onları durmadan yalamak ve yastık yapmak İslâm davası güden nicelerinin hareket usulünun en mühim esasını teşkil eder olmuş.

1) Kadı Iyâz, Tertîbu’l-Medârik, Cilt 2, Sayfa 595-596
2) Diyanet İslam Ansiklopedisi, Cilt 4, Sayfa 531 – 532

İktibas : Geçmiş Büyüklerimizin İslâm Şiarlarına ve Şahsiyetine Verdiği Ehemmiyet ve Bunun Bedeli

CEVAP VER

Mesajınızı girin
Adınızı buraya girin