Sahabe-i Kiram Hakkında Müslümanların Sahih İtikadı Nasıl Olmalıdır.Osmanlı Ulema ve Hulefasından Ömer Nasuhi Bilmenin Bu Değerli Eserini Okumak İçin Tıklayınız.

Sadece Allah’ın Güç Yetirebileceği Şeyleri Kullardan İstemek Şirk midir ?

Yayınlanma Manşet

İddiâ: Şirk olan kulların yapmaya güç yetirebilecekleri şeyleri değil de sadece Allah celle celâlühû’nun muktedir olabileceği şeyleri Nebîlerden ve sâlihlerden istemektir.

Cevâb: Allah celle celâluhû’nun muktedir kılması olmasa, kimin gücü neye yeterdi ki? Yoksa bu zavallılar Allah celle celâluhu vermese mahlûkta güç ve kudret olduğunu mu zannederler? Nice kez geçti ki hadîsde gelmiştir: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh”. Günâh işlememek ancak Allah’ın korumasıyladır; Allah’a tâat da ancak Allâh’ın yardımıyladır; Cibrîl bunu bana işte böyle haber verdi, buyurdu.[53]

Yani, Allah celle celâluhû’nun vermedikçe (hiçbir kimsede) hiçbir güç, hiçbir kuvvet yoktur. Kudret Allah celle celâluhû’nun vermesi ile ise -ki öyledir- bunun küçüğü büyüğü sorulmaz. Küçük verirse bu güç küçük, (mu’cize ve kerâmet yoluyla) büyük verirse de büyük olur.

Tevessül ve İstiğase Puta Tapmak mıdır ?

Yayınlanma Manşet

Tevessül ve İstiğaseyi şirk kabûl eden câhil ve gerizekalılar, “Bu sizin ma'ziretiniz müşriklerin putlara ibâdet ederken ileri sürdükleri ma'ziretlerin ta kendisidir. Onlar da, biz putlara bizi Allah’a celle celâluhu iyice yaklaştırmaları için ibâdet ediyoruz, diyorlardı. Putların birşeyi yarattıklarına inanmıyorlardı. Aksine, yaratılanları, yaratanın, Allah celle celâluhu olduğuna inanırlardı. Bunun böyle olduğunu ‘yemin olsun ki şâyet onlara gökleri ve yeri kimin yarattığını, güneşi ve ayı kimin (yaratılanların istifâdesine) musahhar kıldığını soracak olursan, elbette kesinlikle Allah yarattı, diyeceklerdir’[8] ile ‘yemin olsun ki şâyet onlara, gökleri ve yeri kimin yarattığını soracak olursan, elbette kesinlikle Allah yarattı’ diyeceklerdir[9] âyetleri gösteriyor” diyorlar.

Mâlikü’d-Dâr Hadîsi ve Tevessül

Yayınlanma Manşet

Hz. Ömer’in radıyallâhu anh halîfeliği zamanında insanlara kıtlık isabet etti de, bir adam Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem’in kabrine geldi ve Yâ Resûlullah!.. Ümmet'in için (Allah celle celâlühû’dan) yağmur iste, zîrâ onlar (neredeyse) helak oldular” dedi. Sonra, Resûlüllah sallallâhu aleyhi ve sellem o adama rü'yâsında göründü ve Ömer’e git selâm söyle ve onlara yağmur yağdırılacağını söyle... buyurdu.

İbnü Hacer, Rü'yâyı gören, Sahâbe rıdvanullâhi teâlâ aleyhim'den biri olan Bilâl İbnü Hâris el-Müzenî’dir; nitekim Seyf, El-Fütûh’da böyle rivâyet etti, dedi.

Bu rivâyet, Sahâbe rıdvanullâhi teâlâ aleyhim'in, ölümünden sonra Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem ile istiska etmekteki amelleri husûsunda bir nassdır. İçlerinden hiç biri şu haber kendilerine ulaşmasına rağmen onu inkâr etmemiştir. Mü’minlerin Emîrine götürülen haber yayılır. İşte bu yüzden şu rivâyet birilerine yalan söz isnâd edenlerin dilini koparır.